Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Nureddin hocam. Araba şirketlerinin yüzde 0 faizle bankalar ( faizli bankalar diyeceğim ama sanırım Türkiye’de böyle bir ayrım yok) aracılığıyla taksitli araba sattıkları durumunu araştırmaktayız. Çeşitli hocalardan hem yazılar okuduk hem videolar izledik. Anladığımız kadarı ile taksitli satış ve bu satıştan doğan farklarda dini açıdan sıkıntı yok ama bu işlemin faiz kurumları aracılığı ile yapılmasından kaynaklanan bir sıkıntı var. Sizin de bu türden sorulara bu yönde bir cevabınızı okuduk. Bu noktada bizim aklımıza takılan durumlar şunlardır: 1) Sorun eğer bankayla iş yapmaksa kredi kartını geciktirmeden ödemek şartı ile bile olsa kredi kartı nasıl caiz olur? Kredi kartı da bir nevi bankaya bulaşmak değil midir? Çünkü kendinizin bu yönde yani ‘’Kredi kartı borcu, gecikmeden ödemek koşulu ile caizdir.’’ şeklinde bir fetvanız var. 2) Eğer kredi kartı caizse, bankaya bulaşma sıkıntısı olayı bu durumda ortadan kalkar ve yukarda bahsettiğimiz alışverişin bankayla yapılmasından kaynaklanan sıkıntı da ortadan kalkar diyebilir miyiz? Eğer diyemiyorsak neden diyemeyiz? 3) Yukarıda bahsettiğimiz alışverişin faizli kurumla çalışılmasının dışında başka bir sıkıntısı var mıdır? Varsa nelerdir? 4) Son olarak da hocam çevremizden şu şekilde yorumlar alıyoruz ve bizim de aklımız çelinmiyor değil. Şöyle ki: ’’Faizli kurumlar ile küçük çaplı iş ve işlemler (örneğin araba ya da ev almak gibi) hadi yapılmasın ama işinin çoğu banka ile olan ve derdi gerçekten helal yolla ticaret yapmak olan mümin iş adamları var, onlar ne yapacak o zaman?’’ şeklinde sorular var ve bunun acısını yaşayan iş adamları tanıdıklarımız var. Onlar için yorumunuz, öneriniz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Faiz, parayı zaman karşılığı daha yükseğine satmaktır. Buna tam olarak tercümesi KREDİ kavramıdır. Beş alıp belli bir zaman sonra altı ödemek budur. Taksitle satış ise böyle değildir. Peşin beş olan şeyin taksitle altı olması sakıncalı değildir. Satış esnasında anlaşılan rakam altıdır. O da faiz değildir. Ancak taksit vakti geldiğinde ödeme geciktiği için ikinci bir ilave fiyat getirilmesi mesela altının, altı buçuk yapılması faizdir. Aradaki yarım rakamı faiz hükmündedir, ticaretin bütününü kirletmiştir. Araba meselesinde ise durum şöyledir: Gerçekten belli bir rakama kadar fark almıyor olabilir. Bu da peşin de versen fiyat aynıdır demesi ile ortaya çıkar. Bu durumda faiz yoktur. Yalnız bir bankanın aslı faizli ise yani faizli iş için çalışıyorsa o bankanın faizli olmayan başka bir işi de bizim ona destek olmamamız bakımından kaçınmamız gereken bir iş olur. Bunu bilmeliyiz. Faizli olmayan bankalarla iş görmeye çalışalım.
Selamünaleyküm. Taksitle ticaret caizdir. Takside faizci bir bankanın karışması ise caiz değildir. Araç satan kurumun banka ile çalışması başka şey, size bankadan kredi sağlaması başka şeydir. Bu da sizin, araç satın alırken attığınız imzalardan anlaşılabilir. Eğer sizin attığınız imzada bankadan kredi talep formu da bulunuyorsa siz bankaya girdiniz demektir. Bankaya fiilen gitmeniz gerekmiyor. Sadece satıcı firma ile muhatap olduktan sonra taksitleri gidip bir bankada yatırmanızın ise sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, faizli bir kurumun kapısından geçmek bile ancak zaruret durumunda olabilir. Zaruret olmadan kapılarından bile geçmeyeceğimiz kurumların kartını bile kullanmamalıyız. Evet, faize düşmediniz ama faizcilerle beraber oldunuz. Aynı şeyi o kartla araba almada da söyleyebiliriz. Siz, faiz ödemiyor olabilirsiniz ama faizci bir kurumun mudi sayısını artırıyor ve ona destek oluyorsunuz. Hiçbir şey yoksa bile bu, mü'min için ezici bir durumdur.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz taksitlendirme sistemi banka ve benzeri bir faizli kuruma bulaşmadıkça caizdir. Yani peşin 10 yirmi ay taksitle 15 şeklinde bir alışveriş yapılabilir. Yeter ki faizli bir kuruma bulaşılmış olmasın. Bu taksit sisteminde sıkıntı, araba satanların parayı bankalardan alıp müşterisini onlara borçlu göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Arada banka yoksa taksitte sorun yok.
Aleykümselam. Zaruret yerine 'başka türlü ticaret yok' da diyebilirsiniz. Maalesef size, 'olmaz' da diyemiyorum. Başka türlü ticaret yok! Kendinizi koruyabildiğiniz kadar korumaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Peşin fiyatına indirim yapılması, taksitli fiyatın pahalı olması faiz değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz bu dünyada imtihan için varız, kader imtihanımızın nasıl olacağını belirleyen sistemin adıdır. Tavırlarımız, hatalarımız bedelini ödeyeceğimiz işlerimizdir. Kaderimizde yazsa da yazmasa da biz, yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Kadere imanımız bunun içindir.
Aleykümselam. Nafile bir ibadet ile beklemek esastır ama herkesin kendi durumuna göre bir beklemesi de işrak namazı sevabı açısından mümkündür.
Aleykümselam. Bu durumun bir istibra meselesinden çok vesvese olduğu anlaşılıyor. Özellikle doktora görünmenizi tavsiye ederiz. Doktora görünün, onun raporunu bize yazın.
Selamünaleyküm. Siz kazaya niyet etti iseniz o oruçlar kaza yerine geçer, nafile olanı ise tutulmamış olur ama bu sizin için bir eksiklik değildir. Önemli olan farz eksiğinin olmamasıdır.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme uymak için böyle yapmanızı kimse kınayamaz. Yaptığınız da ecir kazanacağınız bir iş olur. Yalnız şu var ki, böyle bir uygulamayı yaparken ne kadar 'uymak' için yaptığınız ne kadar da 'bir farklılık yapmış olmak için' yaptığınız sadece Allah'ın ve sizin kalbinizin bileceği bir iştir. İnsanların merakını oluşturmak da bir hastalık çeşidi olabilir. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Bir kere yüzük, kesinlikle evlilikle alakalı bir simge değildir. Ağırlıklı olarak evlilik yönünde bir simgedir. Dolayısıyla yüzüğü bir nikâh imzası gibi görmek yanlış olur. Sizin kullandığınız maksatla takmanızda hiçbir sakınca olmaz. Yine de siz, korunma açısından sadece yüzüğe güvenmeyesiniz. Takva olan yöntemleri öncelikle korunma yöntemi olarak tercih edin. Allah yardımcınız olsun.