Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben küçük bir mobilya atölyesi işletmekteyim, yeni açtım. Bazı demirbaş makina ihtiyaçlarım var. Bunları peşin alacak gücüm yok. Satıcı ile konuştum ve makinaların tutarının yarısını veya bir kısmını peşin verip diğer kalanı taksitle vermek istiyorum dedim. Satıcı, peşin alırsan 20 bin TL, söylediğin şartlarda alırsan, yani bir kısmını peşin diğerini taksitle verirsen 21.500 TL dedi. Bu makinalar olmadan işim çok zor yürümekte, böyle bir durumda ne yapmam gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Peşin fiyatına indirim yapılması, taksitli fiyatın pahalı olması faiz değildir.
Selamünaleyküm. Onların bir itirazı olmadığına göre bu ticarette sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Peşin işe şu kadar taksitle olunca şu kadar demenizde bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Cihaz kullanıcısı ile onu veren firma arasındaki anlaşma esastır. Bu anlaşmaya göre cihazı veren firmanın alacağı hizmet bedelini belirlemesinde bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Faizli bir banka ile çalışmadığınız sürece yapabilirsiniz.
Aleykümselam. Zaruret yerine 'başka türlü ticaret yok' da diyebilirsiniz. Maalesef size, 'olmaz' da diyemiyorum. Başka türlü ticaret yok! Kendinizi koruyabildiğiniz kadar korumaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir mezhep veya grup hakkında 'Müslüman değildir' demedikçe evlenmeye engel bir durum yoktur. Caferilik için de bu kural geçerlidir; Müslüman olmadıklarını söylememiz caiz değildir. Söz konusu kişinin ne kadar caferi olduğu ise bizim bilemeyeceğimiz bir durumdur.
İmamlık da gayet kolaydır ama herkesin yapamayacağı bir iştir. Bir mü'min, nefsinin etkisinden kurtulamayacağını bildiği işe girmez. Girdikten sonra bunu idrak ederse o işten el çeker. İşe başlarken ortaya koyduğu ya da inandığı ilkelerini kaybeden de ne olursa olsun o iş ondan çekilmelidir. Özellikle siyaset için ayrı bir kural koymaya gerek yoktur. Siyasette de durum budur. Sizin söz ettiğiniz gibi, siyaset tehlikeli ve giren eriyor diye 'yapılmamalıdır, Müslüman girmemelidir' şeklindeki bir iddiayı dini bir temele dayandırmak zordur. Doğrusu 'yapamayacak olan girmemelidir' şeklinde olmalıdır.
Selamünaleyküm. Özel bir risk yani bir fitne yoksa erkek kardeşin öz kız kardeşinin sırtına hacamat kastı ile bakmasında veya hacamat yapmasında sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Netice olarak onların dediğini yapmayı sağlayacak yasal güç onlardan yanadır. Bu nedenle babanız mahkeme yöntemine razı olmalı ve sonuçta payına düşen az olursa onu ahirette almaya razı olmuş olur. Payına fazla düşerse onu da hak sahiplerine iade eder. Bu nedenle aile içi tartışmaya belki de maazallah onların bir hükmü inkâr etmelerine sebep olmamış olurdu
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
Selamünaleyküm.Yapmanız gereken bir şey bilmiyorum. Rüyanın dinimiz açısından kati bir bağlayıcılığı yoktur.