İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Siyaset ile ilgili fetvalarınızı okudum. Bu zamanda siyaset çok karışık oldu. Biz de neyin nasıl olduğunu bilmiyoruz. Gizli işler dönüyor olabilir. Bunları tam bilmeden, ki bilmek de çok zor, siyasete girişmek doğru mudur? Bilmeden kötü insanların ekmeğine yağ sürme ihtimali yok mudur? Yani ben bu zamanda siyasetle dine hizmet edilemeyeceğini düşünüyorum.

Cevap

İmamlık da gayet kolaydır ama herkesin yapamayacağı bir iştir. Bir mü'min, nefsinin etkisinden kurtulamayacağını bildiği işe girmez. Girdikten sonra bunu idrak ederse o işten el çeker. İşe başlarken ortaya koyduğu ya da inandığı ilkelerini kaybeden de ne olursa olsun o iş ondan çekilmelidir. Özellikle siyaset için ayrı bir kural koymaya gerek yoktur. Siyasette de durum budur. Sizin söz ettiğiniz gibi, siyaset tehlikeli ve giren eriyor diye 'yapılmamalıdır, Müslüman girmemelidir' şeklindeki bir iddiayı dini bir temele dayandırmak zordur. Doğrusu 'yapamayacak olan girmemelidir' şeklinde olmalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Sen nerede imanınla ve direncinle kalabileceksen orası dinine hizmet için esas olman gereken yerdir. Ne ilahiyat ne de siyaset kendi başına bir değer değildir. İki şeyi düşün. Biri kabiliyetin ne yana çekiyor seni, diğeri de nerede ayağın kaymaz. Mü'min bir cemaatle beraber nerede bulunabileceksen orayı tercih et. Bu demektir ki, fakülte isimlerine değil kendine bakmalısın.

Selamünaleyküm hocam. Karar vermekte çok sıkıntı çektiğim bir meseleyi size danı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.

Selamünaleyküm hocam. Ben üniversite hazırlık öğrencisiyim. Aynı zamanda bir cem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evimizi, işimizi, tatilimizi, köyümüzü, şehrimizi, her fırsatı dinimize hizmet için kullanmak zorundayız. Sadece Müslüman olmayanlarla karşılaştığımızda değildir bu görev; nerede bulunuyorsak orada dinimizin mümessiliyiz. Ama bu başka iş yapmama seviyesine gelmemelidir. Yaşarken, yer içerken bunu da yapmalıyız. Şimdiye kadar yapamadıklarımızı bırakıp bundan sonra yapmaya gayret edelim. Allah'a emanet olun.

Hocam daha önce çalıştığım iş yerlerinde yurt dışı seyahatlerinde yabancılarla m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman bir insanın, Allah’ın dininden bazı bölümleri beğenmesi kabul edilemez. Müslüman, Allah’a teslim olmuş insanın adıdır. Bir yandan teslim olduğunu söyleyip diğer yandan da pazarlık yapmak söz konusu olamaz. Namazlardan bir namazı, bir rekâtını atarak kabul etmek nasıl gülünç ise, İslam’ın içinden namazı atıp, gerisini din olarak benimsemek de gülünçtür. Namaza dokunulamadığı gibi, her biri namaz ayarında olan herhangi bir emrine de dokunulamaz. Zekât, oruç, hac gibi temel emirler ya da o emirler düzeyinde güçlü bilgi ile oluşan yasaklar ve cezalar pazarlık meselesi haline getirilemez. Bu meselede şu hususların önceden bilinmesi ve benimsenmesi şarttır: 1- Dinimiz İslam, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin bi'setinden itibaren başlamış bir din değildir. Allah Teâlâ’nın gönderdiği bütün dinler aslında İslam dini idi. Tahrif gördükleri için Allah onları değiştirdi. İslam o dinlerin son şeklidir. Kıyamete kadar da kalacak din İslam dinidir. 2- İslam, zaman ve mekân etkisi dışındadır. İnsan için gelmiş bir dindir; nerede insan yaşıyorsa, hangi zamanda insan varsa, İslam orada o insan için vardır. Şu çağın şartları veya filan bölgenin gerekleri İslam’ın içinde bir değişikliği gerektirmemektedir. 3- İslam, insan eli değmemiş haliyle kaldığı için ‘son din’ olma özelliğini korumaktadır. Hiçbir zaman, hiçbir güç İslam’dan koparma yapamayacağı gibi, ilave de yapamayacaktır. Tarihin farklı dönemlerinde denenmiş; ama asla başarılamamıştır bu denemeler. 4- Önceki dinler olan Yahudilik ve Hıristiyanlık, o zamanın insanlarının zevkine uydurulduğu için kaldırıldı. İnsanlığın din konusunda böyle bir sabıkası vardır. Batı kültürünün etkisiyle yetişen nesiller zaman zaman Hıristiyanlığın başına geleni İslam adına da düşünüyor olabilirler. Sırf bu nedenle büyük yatırımlar da yapabilirler. Bu bir anlamda savaştır. Dini içten eritme ve çürütme savaşıdır. Müslüman bir insanın savaşı sadece ağır silahlarla oynanan bir tiyatro olarak görmesi oldukça üzücüdür. Yaşadığımız çağda kalemle yapılan savaşların gücü, silahla yapılan savaşlardan daha etkili olmaktadır. Bu yüzden de, dininden korkan namazlı Müslümanlar görebilmekteyiz. Kıldığı namazdan sonra, ‘şeriattan Allah’a sığınan’ ucube insanlarla karşılaşabiliyoruz. 5- Şeriatsız din, eli kolu bağlı bir dindir. Camilere, evlerdeki namaz odalarına sıkıştırılmış bir dindir. Hâlbuki Allah, fitne kalksın, yegâne söz sahibi Allah olsun diye din gönderdi. Ve dinini bütün kainata gönderdi. Hıristiyanların tahrif edip, kiliseye daralttığı din, Allah’ın onlara gönderdiği din değildi. İslam’ın da o mantıkla incelenmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Eğer İslam, o mantıkla da yaşanabilir bir din olsaydı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Mekke’den Yesrib’e hicret etmek zorunda kalmaz, Daru’l-Erkam’da güzel bir din yaşardı.

'Şeriat tehlikesi' ile ne kastediliyor anlayamıyorum hocam. Namaz kılan insanlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce kendini iyi bir mü'min olarak yetiştirmeyi düşünmelisin. Kendini yetiştirmen işi aslıdır. Sen iyi yetişmiş biri olunca işler senin etrafında kendiliğinden yığılacak zaten. Sen vakit ve gündem sıkıntısı çekmeyeceksin. Şu anda adeta tepeden inmeye çalıştığın için önün karıştı. Kendini yetiştirmen şöyledir: - Haramlardan korunmuş olarak yetiş. Hiçbir harama bulaşma. - Üzerinde Allah'ın farzlarından bir farzın esikliği bulunmasın. Bütün farzları yerine getir. - Başta anne baba olmak üzere insanlarla sorunlu olma. - Bulunduğun alanda vasıflı biri olarak yetiş. - Mü'min kardeşlerinle ilişkilerin güzel olsun. Bir kardeş grubun muhakkak bulunsun. - Din ilimlerinden zorunlu denen ilimleri öğren.

Ben Siyaset Bilimi okuyorum ve bende şu kanı oluştu: Allah rızası için yaptığım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tam bir fitne zamanında yaşıyoruz. İmanın fitneye kapılma ihtimali yüksek olan bir zamandır bu zaman. Buna göre de bir mü'min olarak ilk ve öncelikli vazifemiz, imanımızı korumak olmaktır. Başkaları ile ilgilenirken biz eriyor olabiliriz. İmanımızı, salih amellerimizi, mü'min çevremizi, cihat heyecanımızı, ahiret endişemizi eskitmeden korumakla başlayan bir görevimiz vardır. Bu bölümü teminat altına almalıyız. İkinci olarak da şunu bileceğiz: Biz kuluz. İnsanlar da bizim gibi kuldurlar. Kalplerimiz Allah Teâlâ'nın elindedir. Hidayet etmek onun işidir. Biz ses çıkarırız, yol alırız; neticeyi Allah Teâlâ verir. Sanki her sözümüz bir kişiyi hidayete erdirecek gibi bir beklenti içinde olamayız. Görevimizi iyi belirleyelim. Bizim görevimiz hidayete erdirmek değil hidayete davet etmektir. Bunu becerebilirsek gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır. Üçüncü olarak da şunu bileceğiz: İnsanlar sözlerden çok örneklerden etkilenirler. Biz iman iddiası olan mü'minler olarak iyi mü'min olma gayretinde olacağız. 'Bütün dünya fesada boğulsa ben tek başıma son iyi mü'min örneği olarak kalacağım' şuuru bize hakim olmalıdır. Başarı burada gizlidir. Anlatan, anlattığını kendi üzerinde örneklendiremeyen mü'min başarılı olamaz. Resmi görevli, memur mantıklı hocalık başarısızlık bir numaralı örneğidir. Bir başka temel husus da şudur: İnsanların kul olmaları ile alakalı derdi olanlar insanlarla mal ilişkisine girmeyecekler. Mal alıp verme ile sürdürülen ilişkilerin üzerine imani etki geliştirmek zordur. Ve özellikle Allah Teâlâ'nın bizi başarılı kılması için samimi dualar yapmaya mecburuz. Duamız kadarız biz, duamız! Rabbim muvaffak kılsın.

Çevremde İslamiyet’ten uzak, inancı olan fakat Allah'a karşı hiçbir görevini yer

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Özel bir risk yani bir fitne yoksa erkek kardeşin öz kız kardeşinin sırtına hacamat kastı ile bakmasında veya hacamat yapmasında sıkıntı yoktur.

Hacamat konusunda ehil olan erkek kardeş kız kardeşe, mesela, sırtına hacamat ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir mezhep veya grup hakkında 'Müslüman değildir' demedikçe evlenmeye engel bir durum yoktur. Caferilik için de bu kural geçerlidir; Müslüman olmadıklarını söylememiz caiz değildir. Söz konusu kişinin ne kadar caferi olduğu ise bizim bilemeyeceğimiz bir durumdur.

Caferi mezhebinden birisiyle evlenmek istiyorum. Ben Hanefi mezhebindenim. Evlil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Ben yurtdışında yaşayan biriyim. Buradaki tanıdığım çoğu m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Yapmanız gereken bir şey bilmiyorum. Rüyanın dinimiz açısından kati bir bağlayıcılığı yoktur.

Hocam rüyada ölen birinin ağlaması ne demektir? Benim babannem vefat etti. Onu 2
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Peşin olursa 20, şu kadar taksit olursa 20,5 şeklindeki bir ticaret caizdir. Daha sonra taksitlerde bir gecikme olur da bu fiyatın üzerine gecikme farkı ilave yapılırsa o faizdir, caiz değildir.

Selamünaleyküm hocam. Ben küçük bir mobilya atölyesi işletmekteyim, yeni açtım.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bundan sonra böyle şeylerden uzak dur, istiğfar et.

Annem, babamdan gizli, biriyle telefonda konuşuyordu, ben de biliyordum ama baba

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.