Fetva Meclisi
Soru
Caferi mezhebinden birisiyle evlenmek istiyorum. Ben Hanefi mezhebindenim. Evliliğimizin olmayacağını söylüyorlar, doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman her Müslümanla evlenebilir. Nereli olduğu önemli değildir, Müslüman olup olmadığı önemlidir. Sosyal ve kültürel farklılıkların sonra sizi ezebileceğini unutmayın.
Meseleyi Caferi veya Sünni gözüyle ele almayın, hata edersiniz. Bizim mezhebimiz dinimizden büyük olamaz. Önce Müslüman olmamız yeterlidir. Evleneceğiniz kişiye şunu sorun: - İman esaslarında bir sıkıntı var mı? - Ebu Bekir ve Ömer radıyallahu anhüma, bu ümmetin birinci ve ikinci büyüğü müdür, değil midir? - Namaz beş vakit midir, değil midir? - Sizin abdest alırken ayaklarınızı yıkamanıza müdahale edecek midir etmeyecek midir? Bunlarda bir sorun yoksa mezhebinin adına bakmayın evlenin. Bunlarda sorun varsa evlenmeyi tekrar tekrar düşünün. Muhakkak evlenecekseniz de onu siz bilirsiniz. İki vakit namazı yok saymaya değer mi sizin evliliğiniz, onu siz bilirsiniz!
Selamünaleyküm. Hiçbir sıkıntı olmaz, böyle bir soruya bile gerek yoktur.
Müslüman Müslümanla evlenebilir. Müslümanlığın asgari şartları da bellidir. İman esaslarına karşı bir sorunu bulunmayan ve pratik hayatında onu tatbik eden herkesle evlenilebilir. Şu mezhep bu mezhep demenin ne gereği var? Ama size tavsiyemiz şudur: İnsanlar, hiç bir sorun olmadan evlendikleri halde aradıklarını bulamıyorlar da siz, başlamadan zihninizi kurcalayan bir evlilikten ne bulacaksınız?
Selamünaleyküm. Bir insan iman esaslarını kabul edip yaşadıktan sonra Mü'min olmanın gereklerini yerine getirmiş olur. Bu sözlerinden dolayı ona kâfir diyecek hâlimiz yoktur. Ama bu sözlerin durduğu sabit bir yer de yoktur.
Şafii mezhebinde iseniz mezhebinize uymanızda hiçbir sakınca olmaz. Ama evliliğin bereketli olsun istiyorsan, şüpheden yüzde yüz uzak dur, rahat et. Şimdi seni kışkırtan şeytan yarın çok geçmeden başını şişirecektir, haberin olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Peşin olursa 20, şu kadar taksit olursa 20,5 şeklindeki bir ticaret caizdir. Daha sonra taksitlerde bir gecikme olur da bu fiyatın üzerine gecikme farkı ilave yapılırsa o faizdir, caiz değildir.
İmamlık da gayet kolaydır ama herkesin yapamayacağı bir iştir. Bir mü'min, nefsinin etkisinden kurtulamayacağını bildiği işe girmez. Girdikten sonra bunu idrak ederse o işten el çeker. İşe başlarken ortaya koyduğu ya da inandığı ilkelerini kaybeden de ne olursa olsun o iş ondan çekilmelidir. Özellikle siyaset için ayrı bir kural koymaya gerek yoktur. Siyasette de durum budur. Sizin söz ettiğiniz gibi, siyaset tehlikeli ve giren eriyor diye 'yapılmamalıdır, Müslüman girmemelidir' şeklindeki bir iddiayı dini bir temele dayandırmak zordur. Doğrusu 'yapamayacak olan girmemelidir' şeklinde olmalıdır.
Selamünaleyküm. Özel bir risk yani bir fitne yoksa erkek kardeşin öz kız kardeşinin sırtına hacamat kastı ile bakmasında veya hacamat yapmasında sıkıntı yoktur.
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
Selamünaleyküm.Yapmanız gereken bir şey bilmiyorum. Rüyanın dinimiz açısından kati bir bağlayıcılığı yoktur.
Selamünaleyküm. Netice olarak onların dediğini yapmayı sağlayacak yasal güç onlardan yanadır. Bu nedenle babanız mahkeme yöntemine razı olmalı ve sonuçta payına düşen az olursa onu ahirette almaya razı olmuş olur. Payına fazla düşerse onu da hak sahiplerine iade eder. Bu nedenle aile içi tartışmaya belki de maazallah onların bir hükmü inkâr etmelerine sebep olmamış olurdu