Fetva Meclisi
Soru
Hacamat konusunda ehil olan erkek kardeş kız kardeşe, mesela, sırtına hacamat yapabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kız kardeş fakir ise (zekât alabilecek durumda olması kastedilir), Erkek kardeşin de ona bakmaya yetecek kadar malı varsa, Erkek kardeş, kız kardeşine (oğlu gibi bir mirasçısı olmadığı için) mirasçı olabiliyorsa erkek kardeşin kız kardeşe bakması gerekir. Böyle değilse yani bu şartlar yerini bulmuyorsa zekatından kardeşine verebilir. Veya sadaka sayılacak bir iyilikte bulunarak geçinmesine yardım eder.
Tıbben yapılacak işler için bir zaruret vardır. Tıbbî olmayanlarda ise zaruret kuralları geçerli olmaz. Hacamatı bir doktor tavsiye ederse tıp için geçerli ruhsatları aynen onun için de uygularız. Bunun dışında hacamat için zaruret prensiplerinin geçerli olmayacağını düşünüyorum.
Bu çok uç noktada bir ayrıntıdan oluşan farklı bir meseledir, size yanlış aktarılmış. Erkek kardeşlerin nikâhta şahit olmalarında bir sıkıntı yoktur. Aksine daha uygun olmasından bile söz edilebilir.
Kardeşin kardeşe zekât vermesinde, zekâta müstahaksa bir sakınca yoktur.
Bir insanın hapishanede olması veya dışarıda olması zekât ve fitre müstahakkı olması bakımından farklı değildir. Normal durumda alabilir nitelikte ise alabilir elbette.
Sakın öyle bir fitneye alet olmayın. Sadece bakmamak yeterli olmaz. Allah’ın emirlerinin hafif görüldüğü bir yerde bulunmakta sakınca görmemek de açılmak kadar ağır bir hata değil midir? Havuza girmek şart mı ki bunu zaruret sayalım?
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
İmamlık da gayet kolaydır ama herkesin yapamayacağı bir iştir. Bir mü'min, nefsinin etkisinden kurtulamayacağını bildiği işe girmez. Girdikten sonra bunu idrak ederse o işten el çeker. İşe başlarken ortaya koyduğu ya da inandığı ilkelerini kaybeden de ne olursa olsun o iş ondan çekilmelidir. Özellikle siyaset için ayrı bir kural koymaya gerek yoktur. Siyasette de durum budur. Sizin söz ettiğiniz gibi, siyaset tehlikeli ve giren eriyor diye 'yapılmamalıdır, Müslüman girmemelidir' şeklindeki bir iddiayı dini bir temele dayandırmak zordur. Doğrusu 'yapamayacak olan girmemelidir' şeklinde olmalıdır.
Selamünaleyküm.Yapmanız gereken bir şey bilmiyorum. Rüyanın dinimiz açısından kati bir bağlayıcılığı yoktur.
Selamünaleyküm. Bir mezhep veya grup hakkında 'Müslüman değildir' demedikçe evlenmeye engel bir durum yoktur. Caferilik için de bu kural geçerlidir; Müslüman olmadıklarını söylememiz caiz değildir. Söz konusu kişinin ne kadar caferi olduğu ise bizim bilemeyeceğimiz bir durumdur.
Aleykümselam. Peşin olursa 20, şu kadar taksit olursa 20,5 şeklindeki bir ticaret caizdir. Daha sonra taksitlerde bir gecikme olur da bu fiyatın üzerine gecikme farkı ilave yapılırsa o faizdir, caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bundan sonra böyle şeylerden uzak dur, istiğfar et.