Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam, Ben almanyada yasiyorum. yasadigimiz bazi sehirlerde sokaklarda elbise ve ayakkabi toplama konteynerleri var. Benim sorumda su yönde olacak: biz müslüman olarak elimizdeki eski esyalarimizi buralara verebilirmiyiz. cünkü bir mesele var: burdan toplanan kiafetlerini bir kismi satiliyor ve diger kismida ihtiyaci olan ülkelere gidiyor. dolayisiyla - beni süphem bu yönde - hristiyan misyonerlerle dagitiliyor. hayirli cumalar dileklerimle vesselam ...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nasıl bir darulharb ki, mü'minler orada keyif sürüyorlar, darulislam olan yerlerden daha rahat yaşayabiliyorlar? İnandırıcı değil bu sözler. Sidikle abdest alınamayacağı gibi haramla da cami yapılamaz.
Selamünaleyküm. Direk onlara satmadıkça o işin haram olduğunu söyleyemeyiz ama siz de görüyorsunuz müminin kalbi kirli şeyi kabul etmiyor.
Selamünaleyküm. Belki haram demek kolay değil ama uygun da olmayan bir iştir.
Aleykümselam. Böyle bir işi İslam'dan önce insanlık olarak da ne kadar kabul edebileceğimizi düşünmeye mecburuz.
Aleykümselam. Hayır camiden bir şey alınıp eve götürülemez.
Aleykümselam. Ölen mü'min olmayan biri idiyse ona dua edemezsiniz. Gördüğünüz iyiliğe teşekkür etmeniz yeterlidir. Mü'min biri idiyse, onun da mezarına da gitmeden dua edebilirsiniz.
almanya konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Önemli olan saçınızın ve bedeninizin görülmemesidir.
Selamünaleyküm. Siz ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz da keyfinize maske arıyorsanız bu doğru değildir. Mü'minler, imanları için can veriyorlar da bir öğretmenlik vermeyeceklerse bildiğiniz gibi yaparsınız.
Selamünaleyküm. Bu alanda ücret almanın bir sakıncası yoktur. Eğer sizden başka öğretebilecek kimse bulunmazsa o zaman size farzı ayın olurdu ki ücret isteyemezdiniz. Ücret alın ama hakkını da verin.
Selamünaleyküm. Bir imamın Şeriat'ı inkâr etmesi başka şey, becerip onu anlatamaması başka şeydir. Birinin imanından şüphe ederiz diğeri ise beceremeyen bir kardeşimizdir diye düşünürüz. Mü'minlerin, birbirlerinin imanı ile uğraşması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Evet, ortada nahoş bir tutum vardır ama bu bir imamın imansız olduğunu söylemeye sebep olacak kadar da abartılacak bir şey değildir. Biz başkalarının NE YAPMADIKLARIYLA ilgilenme yerine, BİZİM YAPMAMIZ GEREKENLERLE ilgilenmeliyiz. Onlar yapmıyorsa biz yaparız. Zira Şeriat, reklamı yapılmak için değil yaşanmak içindir. Onu yaşamak da 'Şeriat şudur' demekle olmaz. Elbette iyi imam seçeriz ancak işi insanların imanına taşıyacak abartıyı yapmayız. Fıkıhtaki en temel ilkelerden biri fasıkın bile arkasında namaz kılmaktır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Ailelerinizi bilgilendirin. Onların rızası olup olmayacağına bakın. Daha sonra da aranızdaki bağı resmileştirin. Kaçak görüşme ya da meçhul bir görüşme elbette doğru değildir. Evlilik sonrasında olacak şeyleri evlenmeden önce bitirmek yanlıştır. Kuzeniniz doğru düşünüyor.
Fıkhımızda böyle bir içtihat vardır ama bu içtihat yaygın, kabul edilmiş bir içtihat değildir. Ayrıca 'Darulharb' kavramının da içini nasıl doldurduğumuz önemlidir. Vize alıp yaşanan ya da Avrupa'daki Müslümanlar gibi yarı vatandaş olarak yaşanan bir yer eğer Darulharb ise sizin orada ne işiniz var? Faize bulunabilecek bir kılıf yoktur.