Fetva Meclisi
Soru
Almanya'da bir bankada baş hukuk danışmanı olarak çalışan bir dostum var. Kendisi faizli muameleler ve sözleşmelerle ilgileniyor. Kredi sözleşmeleri, reeskont ve benzeri bankacılık muamelelerini yapıyor, müşavirlik yapıyor. Kendisine dedim ki, darülharpte müslümanların gayrimüslimlerle faizli işler yapması hatta faiz alması da caizmiş, o yüzden gayrimüslimlerle yapacağın muamelelerde bir sakınca yokmuş. Bu bilgiyi ilettim kendisine ama doğruluğu konusunda beni bilgilendirebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeriatımızda faize açılabilecek öyle bir kapı yoktur. Sadece bir fetva yani bir içtihat olarak vardır. Ayrıca orası dârulharb ise Müslüman'ın orada ne işi var?
İslam ülkesi (darulislam) olan bir yerde kimse kimse ile bir faizli ilişkiye giremez. Herkes için haramdır faiz. Faiz işlemi İslam ile savaşan bir ülkede (darulharb) Müslüman ile Müslümanlara savaş durumunda olan kâfir arasında faiz işlemi olursa eğer Müslüman faiz alan taraf ise caiz olabilir. Aksi olursa yani faizi (fazlalığı) Müslüman verecekse işlem caiz olmaz. Bu görüş de sadece bir iki fakihe aittir. Fakihlerin büyük bölümüne göre bu işlem de haramdır. Bu zamanda Avrupa ve diğer ülkelerde yapılan faizli işlemlerle bu ruhsatın hiçbir alakası yoktur. Her durumda kazanan kâfir olmaktadır. Özellikle de o ülkelere pasaportla giren veya vatandaşı olan Müslümanlar zaten b maddesindeki hükme de uymayan bir konumda bulunmaktadırlar.
Selamünaleyküm. Avrupa'daki mü'min kardeşlerimizin onca emeğe rağmen yaşadıkları dağınıklık, birbirleri ile kenetlenmeme, camide bile bir araya gelememe gibi üzücü durumların temel nedenlerinden birinin faizin camiye kadar girmiş olması olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şekilde faizle cami inşa edilemez. Bu bir kayış sürecidir. Darulharp kavramı, Avrupa'daki kardeşlerimizin durumuna uyarlanabilir bir kavram değildir.
Selamünaleyküm. Nasıl bir darulharb ki, mü'minler orada keyif sürüyorlar, darulislam olan yerlerden daha rahat yaşayabiliyorlar? İnandırıcı değil bu sözler. Sidikle abdest alınamayacağı gibi haramla da cami yapılamaz.
Güzel kardeşim, Maalesef bu konuda Avrupa'daki kardeşlerimiz hassasiyetlerini kaybetmek üzeredirler. İmamlarımızdan sadece birinin bir fetvasını ele alıp Avrupa'da faizin caiz olacağını söylüyorlar. Burada sinsi bir hile var. O hileyi size izah edeyim. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, faizin bir sömürü aracı olduğunu, faizle beraber insanın ezileceğini esas alarak şöyle bir sonuca ulaşmıştır: Faiz, zavallıyı ezdiği için haramdır. Bir Müslüman'ın yaşadığı Darulharbte yani SAVAŞ DURUMUNDA OLDUĞU bir ülkede, kâfiri ezmek için faiz alması caiz olabilir. Mesele budur. Siz orada savaş durumunda mısınız? Madem savaş durumundasınız neden evlerinizde keyif sürüyorsunuz? Akşamları teşkilatta toplanıp haberleri izlemek savaş yapmak mıdır? Ortada bir savaş durumu olmadığı gibi oradaki Müslümanlar, sosyal sistemi ile o ülkeleri benimseyeceklerine dair taahhütlerde de bulunmuşlardır. Sadece para bulmak için dinin bu bölümünü suiistimal etmek çok tehlikelidir. Bir de bunu cami yapmak için kullanmak bilmem ne ile anlatılmalıdır? Dinin Türkiyesi Avrupası m ı olur, din dindir. Siz uzak durun, tartışmayın. Siz de onlar da kalbinize danışın. Gerekeni de yapın. Allah yardımcınız olsun.
Alamaz.
almanya konusundaki diğer fetvalar
Köyünü özlemeyen yoktur, herkes özler ama hasreti ile hayat gerçekleri arasında bir denge kurarak yaşar. Siz de öyle yapın. 1- Altı yılda sizin iki çocuğunuz olmalı idi. Çocuksuz kadın için hayat anlamsız olabilir. 2- Ev dışında gittiğiniz bir vakıf, dernek bir yer olsun. Oraya gidin ve görev alın. 3- Her temizlik döneminde eşinizle en az beş kere HER BİRİ BİR SAATTEN AZ OLMAYAN yatak ilişkisi kurmalısınız. Bu eşiniz için de sizin için de şarttır. Eşiniz bu hususta ihtiyaç hissetmiyorsa siz hakkınızı isteyebilirsiniz. 4- Sizin muhakkak özel bir kabiliyetiniz vardır. Yazı yazma, şiir, tatlı/yemek icadı, örgü veya benzeri bir şeyde Allah size muhakkak bir kabiliyet vermiştir. O kabiliyetinizi keşfetmeye çalışın. Defalarca denemeler yapın; hangisi tutarsa kendinizi onda boşaltın. 5- Türkiye'deki yakınlarınızla bağlantınızı asgariye indirin. 6- Kur'an okumayı bildiğinizi var sayıyorum; bilmiyorsanız bir haftada öğrenin. Biliyorsanız veya öğrendikten sonra her ay bir kere Kur'an'ı hatmedin. Göreceksiniz hayatın rengi değişecektir. 7- Çok dua edin. Bilhassa sabah namazında dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir imamın Şeriat'ı inkâr etmesi başka şey, becerip onu anlatamaması başka şeydir. Birinin imanından şüphe ederiz diğeri ise beceremeyen bir kardeşimizdir diye düşünürüz. Mü'minlerin, birbirlerinin imanı ile uğraşması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Evet, ortada nahoş bir tutum vardır ama bu bir imamın imansız olduğunu söylemeye sebep olacak kadar da abartılacak bir şey değildir. Biz başkalarının NE YAPMADIKLARIYLA ilgilenme yerine, BİZİM YAPMAMIZ GEREKENLERLE ilgilenmeliyiz. Onlar yapmıyorsa biz yaparız. Zira Şeriat, reklamı yapılmak için değil yaşanmak içindir. Onu yaşamak da 'Şeriat şudur' demekle olmaz. Elbette iyi imam seçeriz ancak işi insanların imanına taşıyacak abartıyı yapmayız. Fıkıhtaki en temel ilkelerden biri fasıkın bile arkasında namaz kılmaktır. Allah'a emanet olun.
Ehlikitap var mı dünyada? Laikliği benimsemiş birisinin dini nasıl olur? Onu, kestiği yenen bir ‘Ehlikitap’ saymamız mümkün değildir. Müslümanlara ait bildiğimiz bir firma olmadıkça Avrupa’da et yememiz mümkün değildir. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hristiyanlığa hizmet edeceğini iyi bildiğiniz bir işe alet olmamalısınız.
Selamünaleyküm. Önemli olan saçınızın ve bedeninizin görülmemesidir.
Selamünaleyküm. Siz ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz da keyfinize maske arıyorsanız bu doğru değildir. Mü'minler, imanları için can veriyorlar da bir öğretmenlik vermeyeceklerse bildiğiniz gibi yaparsınız.