Fetva Meclisi
Soru
Esselamu aleykum ve rahmetullah. Hocam Abdulkadir Ceylani'nin Futuhu'l Gayb kitabının İbn-i Teymiyye şerhini bir yayın evi neşretmiş. Bu kitabın aslı mevcut mudur? Evet, İbni Teymiye’nin böyle bir risalesi vardır. Bu konularda uzman birinin, o risalenin ne kadar İbni Teymiye’ye ait olduğu konusunda ne diyeceğini bilemem ama böyle bir risale vardır. Futuhu’l Gayb, Ceylani’yi aittir. İbni Teymiye’nin Abdülkadir Ceylani’ye muhabbetinin olduğu ise sabittir. Zira İbni Teymiye, şimdikiler gibi kör bir tasavvuf düşmanı değildi, kendi gözlemlerine göre gördüğü sapıklıklara itiraz etmişti. Bu nedenle onun böyle bir çalışma yapmış olması mümkündür. Belirttiğiniz çalışmanın ayrıntıları hakkında eseri görmediğim için bir şey söyleyemeyeceğim.
Cevap
Benzer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında insan olup da tenkit edilemez olan yoktur. Bunu şaşmaz bir kanun olarak bilmeliyiz. Mesela Ebu Hanife gibi muhteşem bir insana bile hatalı olmak isnat edilmiştir. Yetiştirdiği talebeler onun sağlığında ona aykırı görüşler belirtmişlerdir. Bu ne onların hatalı olmasını ne de Ebu Hanife'nin değerinin düşmesini gerektirir. Allah hepsine rahmet etsin. İbni Teymiye veya başka biri için de bu geçerlidir. İbni Teymiye, bu Ümmet'in içinden yetişmiş zekâsı ve himmetiyle sivrilmiş şahsiyetlerden biridir. Kendi zamanındaki şartlardan, siyasi ve fikri çalkantılardan etkilenerek büyük bir ilmi faaliyet içine girmiştir. Kesinlikle hatalı olması mümkündür. İbni Teymiye'yi hatasız görmek sadece aptallık olur. İbni Teymiye'nin kendisi bir kere bunu kabul etmez. Ancak bir ilim adamının hata etmesi ile Ümmet'ine hıyanet etmesi aynı değildir. İbni Teymiye'nin itikadî konulardaki görüşlerinde en büyük iddiası selefle yani ilk iki nesille aynı şeyleri düşünme iddiasıdır. Onu tenkit edenlerdeki temel mantık da, kelam ilmi ile gelen son noktaya göre onun söylediklerinde yanlışlar bulunduğu iddiasıdır. Eğer İbni Teymiye'yi tenkit etmek için söz alırsanız, onu dinin dışına bile itebilirsiniz; onun yazılarında ve sözlerinde bunun için yeterli malzeme vardır. Hayır İbni Teymiye'yi de 'bizim' ulemamızdan biri olarak gören bir gözle bakarsanız, onu İmam Malik'ten ayrıt edecek çok şey bulamazsınız. Hele bu sözünü ettiğiniz meselede! Şunu vurgulamak isterim: Biz Ümmet'imizin mezarlığını karıştırarak ne elde ederiz? İlimde, cihadda, fazilette geldikleri seviyeye kulak verelim. Bir âlimin başka bir âlim tarafından tenkit edilmesine dair bir yazı bulan kendini mutlu hissediyorsa o mezarlıkçıdır; ölü kemikleri kurcalamaktadır. Mezarlıklarla uğraşırken dünyanın bize mezar edildiğini anlayamadık. Daha basiretli işler yapmak zorundayız. Allah'a emanet olunuz.
düzeyinde anlaşılabilecek kavram farklılıklarına girmeyi doğru bulmuyoruz. Bugün bizim için yararı olmayan tartışmaları kitaplarda geçen konular olarak bilmek gerekir. Sözünü ettiğiniz mesele o dönem için kullanılan bazı ıstılahlar üzerindeki ilmi münakaşaları izah etmektedir. Bugüne taşınmasında fayda olmayan o münakaşalara dalmakta yarar yoktur.
Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, Umumiyetle bu tür soruların bilgi edinmekten çok merak gidermek ve kafa karıştırmak gibi gerekçelerle sorulduğunu düşündüğümüzden cevaplamaktan imtina ediyoruz. Ehil bir hoca nezaretinde okunacak bir akide kitabı üzerinden bu konuların öğrenilmesinde büyük fayda vardır. Yine de sizin sorunuzun bir ilim maksadı taşıdığını umarak kısaca cevap yazıyorum. Temenni ederim maksat hasıl olur. Alıntı yaptığınız cevapta bir ifade dikkatinizden kaçmış olabilir. Cevapta, ‘Ümmetin uleması’nın ‘bir görüş’ etrafından ittifak sağlayamadığına özellikle işaret edilmekte idi. Bunu lütfen dikkate alınız. Aksi halde sonu tekfire varan büyük fitnelere kapı aralamış oluruz Allah muhafaza. Size sadece, cevabımı anlamanıza yardımcı olacağını düşündüğüm, İmam Nevevî (rahmetullahi aleyh)’in Sahih-i Müslim Şerhi’nde 299.hadisi şerhederken belirttiği ayrıntıyı aktaracağım. Umarım sizin için İmam Nevevî yeterli olur: "Şunu bilmelisin: Sıfat hadisleri ve sıfat ayetleri konusunda ilim ehli iki görüştedir. Birinci görüş ki bu görüş SELEFİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN BELKİ DE TAMAMININ görüşüdür. Bu görüşe göre, onların anlamı üzerinde konuşulmaz. Onlara iman etmemiz gerekir. Onlarla alakalı olarak Allah Teala’nın şanına ve azametine uygun bir manaya iman ederiz. Kesin bir şekilde de Allah Teala’nın benzeri hiç bir şeyin olmadığına da iman ederiz. O, cisim olmaktan, intikalden, bir yönde bulunmaktan ve diğer yaratılmışlara ait özelliklerden münezzehtir. Bu görüş, kelam ilmi mensuplarından bir grubun görüşüdür de. Onlardan muhakkik bir bölümün tercihidir. En güzel görüş de bu görüştür. İkinci görüş ise KELAM İLMİ İLE MEŞGUL OLANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN görüşüdür. Bu görüşe göre de o tür hadisler ve ayetler zikredildikleri yerlere göre münasip bir anlam üzerinden tevil edilirler. Ancak o tevili Arapça, usul ve furu ilimlerine sahip, ilimde belli bir merhale kat etmişler yapabilirler." Değerli kardeşim, Nevevî gibi otorite bir ismin bu konularda iki farklı ekol olduğunu belirttiğini görüyorsunuz. Birinci ekolde, İmam Azam’dan başlayan onlarca büyük isim vardır. İkincisinde de bu ümmetin önder âlimleri vardır. Dolayısıyla bu ümmetin önder şahsiyetleri, bizim gibi sıradan Müslümanları ilgilendirmeyecek bir ilmi mesele üzerinde sonunda ittifak edilememiş münazaralar yürütmüşlerdir. Allah onlardan razı olsun. O cevapta özellikle belirttiğim gibi bizim gibilerin böyle derin meseleler yerine akıbetimizi düşünüyor olmamız daha doğru olur. Şu sorunun cevabını arayarak bir ömür yaşayalım: ‘Ben Allah’a yakınlıkta neredeyim?’ Rabbim bizi fitneye alet olmaktan muhafaza buyursun, rızasına ermeyi hepimize müyesser kılsın. Duanızı beklerim. Selamünaleyküm. ❓Soru: Bazı Müslümanlar, 'Allah her yerdedir' diyor bazıları da, 'Allah gökte, Arş'ın üzerindedir' diyor. Doğrusu hangisidir? ✅Cevap: Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. ❓Soru: Muhterem hocam, Rabbimizin zaman ve mekandan münezzeh olması ile Mülk suresinin 16. ayetindeki “Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?” ifadesini nasıl izah edeceğiz? Allah’ın gökte olması nasıl anlaşılmalıdır? Rabbim ilminizi ve amelinizi arttırsın. ✅Cevap: Allahu Teala, bütün mahlukatını kuşatmıştır. O’nun hükümranlığı altında olmayan bir şey olamaz. Bu âyetten anlaşılması gereken budur. Âyette çelişki gibi görülen duruma gelince, derin asırlardan beri Ümmet’in uleması arasında iki görüş vardır. Bu görüşlerin birincisi, bu tür âyet ve hadislerde anlaşılanı zorlamadan ve yönlendirmeden olduğu gibi kabul etmek gerekir şeklindeki görüştür. Bu görüşe göre, âyetten ne anlaşılıyorsa anlam odur. Yani Allah Teala semâdadır, Arş’a istiva etmiştir, keyfiyeti mechuldür, hiçbir yaratılana benzemez ve O’na cisim isnad edilemez. Semada olması da üstünlüğü ve kuşatmışlığı ifade eder. İkinci görüş ise, âyeti yorumlama yoluyla anlama görüşüdür. Bu görüşe göre de yine bu bir kuşatmış olma ve her şeye hükümran olma anlamındadır ancak bunun ötesinde âyet yukarıda olma veya gökte olma gibi bir anlam vermemektedir. Dikkat ederseniz iki görüşte de azamet ve üstünlük vardır. Daha ötesini karıştırmanın bize bir yararı yoktur. Allah’a emanet olunuz. ❓Soru: “Allah semadadır” demek yanlış mı, eğer yanlışsa bunu diyen mücessimeden mi oluyor? ✅Cevap: Bu mesele asırlardan beri ilim adamları arasında tartışılan bir meseledir. İki görüşü de hararetle savunanlar vardır. Bizim, avamdan kimseler olarak böyle meselelere girmemiz doğru değildir. Bize akide olarak öğretilen konular, Ümmet’in ulemasından ehli sünnet ekollerinden her birinin çizdiği çizgi, diğerinin çizgisinin batıl olmasını gerektirmeyecek bir doğru olarak alınabilir. Uygun olan budur. İlgili Videolar: Kendimi, İmam Maturidi'nin çizgisinde bir Müslüman olarak tarif ediyorum. Ümmetin itikat konusundaki ihtilafları ne zaman son bulacak (Tenzih - Teşbih - Tecsim İnancı Hk.) Akide Konularına Dalmanın Tehlikesi ve İtikadi Konularda Esaslı Duruş İlgili Fetvalar: Hocam, itikatta ihtilaf olur mu? Mü’min Kardeşlerim Şahit Olsun! İman Ettiğim Esası Söylüyorum.. Uçlara çekmeyeceğim, ortayı göstereceğim. Varsın eksikliğim bu olsun. Allah gökte midir? (Mülk suresi 16. ayet) Arş ve İstiva Konusu Ne Kadar Önemli ve Öncelikli İstiva Meselesinde Müteşâbih Ayetler Tevil Edilmeli mi? ‘Ben Allah’a Yakınlıkta Neredeyim?’ Bu soru bize bir ömür yeter! Hangisi doğru akide? Selef - Maturidi - Eşari
Selamünaleyküm. Elbette, işi karıştırmak olan biri sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi bile araştırsa onda aklınca hatalar bulabilir. Kullandığımız gözlük çok önemli, neyi görmek istediğimiz çok önemli. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Gayb alemine ait bilgileri, bize ulaştığı gibi kabul etmekten başka çaremiz yoktur. Bu tür bilgilerin akılla, matematikle izah edilmesi mümkün değildir. Daldıkça ve konuşuldukça bocalamayı artırır sadece. Siz, bu tür azaba takıldınız da mesela cennetteki o muhteşem nimetleri nasıl yorumlayabildiniz ki, onlar da akılla izah edilebilir şeyler değildir. Zaten akılla izah edilebilen şeylerin cennet veya cehennemde önümüze konmasının anlamı yoktur. Buradakilerin tekrarı ne cennette ne de cehennemde yoktur. Oralara mahsus şeyleri buraların şartlarında değerlendirmek sadece kafa yorar. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Bütün zamanlar Allah’ındır. Allah bir zaman hakkında 'o kötüdür' demedikçe kimsenin kanaati ile bir zaman kötü olmaz. Bunların özünde 'boş Müslüman' olmak hastalığı vardır. Ümmetimizin hâli ortada iken ve maddi sebepler henüz kullanılmamış iken böyle işlerle takva adına uğraşmak eğer cahillik değilse din üzerinden şöhret bulma arzusudur. Uzağız, uzak kalmayı yeğleriz. Allah'a emanet olun.
Abdulkadir Geylani konusundaki diğer fetvalar
Bu tür sözler, ehli arasında derin anlamlar taşıyabilir. Biz bu ve benzeri sözlere âyet ve hadis üzerindeki yoğunluğumuzu veremeyiz. Bu sözler din değildir. Allah dostları, ulema, fukaha anlaşılır şeyler söylerlerse onu anlar ve amel ederiz. Bu söz gibi anlaşılması muğlak şeyler ifade ederlerse onları sözleri ile baş başa bırakırız. Kıyamet günü âyet ve hadislerden sorulacağız, o sözlerden sorulmayacağız.
Allah'tan başkasından yardım istenmeyecek bir konuda, vefat etmiş veya yaşayan gaip bir kimseden yardım istemek, niyetini sorgulamakla birlikte iman konusunda sorunlar üretir. https://fetvameclisi.com/fetva/kabir-ehlinden-himmet-istigase-veya-istimdat-istemek-dogru-mudur
Selamünaleyküm. Bir kere bunları anlatmakla meşgul olmayın. Bunların sizin iyilik veya kötülüğünüze işaret eden bir yönü de yoktur. Dininizi yaşamaya bakın.