Fetva Meclisi
Soru
Hocam ahirete intikal etmiş Allah dostlarından medet ummak caiz midir? Örneğin, "Ya Abdülkadir Geylani, beni musibetten koru." demenin hükmü nedir? Bir akrabam bu şekilde medet umuyor. Bu konuda İslam'ın bakışı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi Allah'tan başka kimseye muhtaç hissetmemeye alıştırınız. En yakınlarınız bile olsa insandan medet ummayın. Bunu hayat ilkeniz edinmeye çalışın. Birilerinin size karşı akrabalık hakkını gözetmemesini ise sizi yaratan Rabbinize bırakın. Böylesi sizin için daha huzurlu olur.
Mest mubah bir iştir. Mubah olan bir şeyi kullanmak genç/ihtiyar ayrımına ancak onu mubah yapan nas ile mümkün olur. Mest için öyle bir ayrım yoktur. Kullanan kişinin onu keyfi için de kullanabilir zarureti için de. İbadeti hafife almak gibi bir kast ise her zaman ve herkes için olabilir. Onu ayrı bir zaviyeden değerlendiririz.
Kabirdekiler veya yaşayan makam sahipleri iyi mü'minler, Allah dostu insanlar ise açtıkları çığırı devam ettirmek gerekir. İsimleri üzerinden tembellik sektörü oluşturmak İslam ile aynı zeminde tutulabilir bir anlayış değildir.
Selamünaleyküm. Bu hususta doğru olanı düşünüyorsunuz; büyük bir abartı vardır ortada, uzak durmanızı tavsiye ederiz.
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
Selamünaleyküm. Arkadaşınıza sözünüz geçmiyorsa ona mesafe koymanız gerekir. Aksi takdirde haramlara karşı sessiz kalarak eski ümmetlere benzemiş oluruz. Doğum günü kutlanması, bize ait olmayan ithal uygulamalardan biridir. Yapılması haramdır demesek de abestir, gereksizdir deriz. Boş bir iştir. Müminlerin böyle işlerle uğraşmaya vakitleri olmamalıdır. Neden bir kardeşliğimizin canlı olması için doğum gününü bekleyelim? Biz ümmeti Muhammediz; birbirimizi Allah için severiz, Allah için beraber oluruz. Bir gün değil her gün birbirimizin yanında oluruz. Biz buyuz.
Abdulkadir Geylani konusundaki diğer fetvalar
Bu tür sözler, ehli arasında derin anlamlar taşıyabilir. Biz bu ve benzeri sözlere âyet ve hadis üzerindeki yoğunluğumuzu veremeyiz. Bu sözler din değildir. Allah dostları, ulema, fukaha anlaşılır şeyler söylerlerse onu anlar ve amel ederiz. Bu söz gibi anlaşılması muğlak şeyler ifade ederlerse onları sözleri ile baş başa bırakırız. Kıyamet günü âyet ve hadislerden sorulacağız, o sözlerden sorulmayacağız.
Evet, İbni Teymiye’nin böyle bir risalesi vardır. Bu konularda uzman birinin, o risalenin ne kadar İbni Teymiye’ye ait olduğu konusunda ne diyeceğini bilemem ama böyle bir risale vardır. Futuhu’l Gayb, Ceylani’yi aittir. İbni Teymiye’nin Abdülkadir Ceylani’ye muhabbetinin olduğu ise sabittir. Zira İbni Teymiye, şimdikiler gibi kör bir tasavvuf düşmanı değildi, kendi gözlemlerine göre gördüğü sapıklıklara itiraz etmişti. Bu nedenle onun böyle bir çalışma yapmış olması mümkündür. Belirttiğiniz çalışmanın ayrıntıları hakkında eseri görmediğim için bir şey söyleyemeyeceğim.
Selamünaleyküm. Bir kere bunları anlatmakla meşgul olmayın. Bunların sizin iyilik veya kötülüğünüze işaret eden bir yönü de yoktur. Dininizi yaşamaya bakın.