Fetva Meclisi
Soru
Eniştemiz yurt dışında yaşıyor. Fakat 15 senedir hapiste ve müebbet mahkum. Kazançlarını gayri meşru yoldan elde etti (mafya, bar vs. gibi) ve bu kazanımları ile otel yapıp işletmeye devam ediyor. Yalnız otel turistik bir otel ve Türkiye’de işletiliyor. Teyzem ise hacca gitmek istiyor ancak kendi kazancı o kadar yok, olan birikimini zamanında enişteme harcamış. Şimdi teyzeme izin vermiş parasını karşılıyormuş. Bu para ile hacca gidilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Teyzenize kendi parası olmadıkça hac farz olmaz. Eşinin şüpheli maldan ona verip hacca gitmesi ile hac yapmış olur ama bu onun hac yapması ile yapmaması arasında fark olmayacak bir iş yapması anlamına gelir. En azından masrafın ağırlığını kendi helalinden karşılamadıkça hacca gitmemesinin daha iyi olacağını düşünürüm.
Haccın farz olması için şart olan ekonomik imkân kuraya yazıldığı sene için yeterli olurken bir sonraki sene yeterli olmayabilir. Burada bir niyet karışıklığı olmadığı sürece sıkıntı da yoktur. Son hac fiyatları artmış olabilir, kişi elindeki parayı başka bir zaruri ihtiyacına harcamış olabilir. Hacca gitmeye niyeti devam eder, ilk fırsatta da gider. Böyle bakmak daha evla olur.
Selamünaleyküm. Hac, her Müslüman'a bir kere farzdır. Nasıl yaparsa yapsın haccı yerini bulur, tekrarı gerekmez. Sıkıntılı yollarla yapılan hac da hactır ve o yolla ödenen para rüşvet değildir ama o yolun denenmesini tavsiye etmeyiz.
Selamünaleyküm. Sizin açınızdan bu haccın sakıncası yoktur. Evet, evinize giren kazançta tereddütler vardır ama aç kalıp yememenizi gerektirecek kadar değildir. Bilhassa müzikli meşguliyeti bitirme yönünde gayret edin.
Selamünaleyküm. Bu para size intikal etikten sonra onu harcamanız ilke olarak caizdir. Takva olarak ondan arınma yönü de vardır ama fetva olarak harcayabilirsiniz. Dolayısıyla hacca da gidilebilir. Kendi paranızı biriktirirseniz evla olanı yaparsınız.
Selamünaleyküm. Bu durumdaki birine hac farz değildir. Farz olmayan bir işi zorlama ile yapmak da doğru olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ömür ne uzar ne kısalır ama Allah Teâlâ, kulunun yapacağı işleri sebep olarak yazmış olur, kul da o işi yapınca uzar veya kısalır. Yoksa uzama ve kısalma yoktur.
Böyle bir mehir olmaz. Bu bir söz olarak anlaşılmalıdır. Mahir değildir ama mü'min sözüdür; mehirden aşağı kalır yanı yoktur. Size tavsiyem, eşinizi inatlaştırmaya sevk etmeden nasihatlere devam edin. Hanımlar, titizlikleriyle erkeklerin inatlaşmasına ve karda kayan araç gibi olmalarına neden olabiliyorlar. Aman dikkat edin. Evliliğiniz mübarek olsun. Sabredin cennetiniz yakın olsun.
Zekâtı kıyafet olarak vermekte bir sakınca yoktur. Maliyeti kaç para ediyorsa o kadar zekât vermiş sayılırız.
Bilhassa tavuk etinde ciddi sıkıntılar vardır. Mümkün olduğu kadar uzak kalınması gerekiyor. Sadece din açısından değil sağlık açısından da tavukta sıkıntı var. Becerebildiğimiz kadar uzak duralım.
Sözünü ettiğiniz aletlerin en azından mekruh olarak elimizde durması söz konusu olur ki ona da razı olmamalıyız.
Bir kere büyük ve samimi bir tevbe yapın. Tekrarlamamaya ahd edin. O borcu er geç ödeme planları yapın. Bir yolunu bulup ödersiniz. Eğer anlayış gösterip sizi bağışlamayacak ya da başka bir zarar verecekse durumu hak sahibine bildirmeniz gerekmez. Ama yine de siz, onun helâllığına muhtaçsınız; unutmayın.