İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

değerli hocam;acaba Allah tarafından kadir gecesinde geçmiş taksiratı affedilen bir kul acaba sonradan büyük bir günah işlese(içki,kumar v.s)o zaman eski taksiratı amel defterine avdet eder mi?yoksa bu yeni bir günah olarak mı temizlenmiş amel defterine kaydedilir?

Cevap

Selamünaleyküm. Dinle alakalı konularda '..se sa..cak' gibi sözlere iltifat etmemeliyiz. Bu bir. İkinci olarak da, kul geçmişine dönmedikçe Allah da onun geçmişini açmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teala affettiğini tekrar yazmaz. Sadece işlediği eski silinmiş günahlarını başkalarına anlatanların günahları bir ceza olarak silinmez. Bu genel bir kuraldır.

Hocam; acaba Kadir gecesinde Cenabı Allah tarafından af ve mağfirete nail olan k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

ŞİRK dahil, gereği gibi tevbe edilmiş bütün günahlar katiyetle affedilir. Tekrar dönülmedikçe geçmiş günahlar silinmiştir. Kur'an'ımızın bu konudaki hükümleri, onlarca hadisi şerif gayet açıktır. Bunun dışındaki sözler doğru değildir. Tevbe kadar güçlü bir temizleyicimiz yoktur. Rabbimizin mağfireti okyanuslar kadar büyük bir kiri bile temizleyecek genişliktedir. Allah kapısında kalmayı hepimize nasip etsin.

Hocam, geçmişimizde şirk hariç her türlü büyük küçük günaha bulaştık. Şimdi bu g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Eskileri unutabilen ve tekrarlamayan tevbe etmiş demektir. Tevbe eden de günahlarından kurtulur. Eskileri unutun, tekrar yapmayın. 'Helal ettim' demeniz yeterlidir.

Selamünaleyküm. Hocam ben büyük bir günah işledim arkadaşımla. Allah’a tövbe ett
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunun için tevbe edilmesi ve tekrar etmemeye azimli olunması yeter.

Hocam bana atılan bir iftirada sinirli anımda baş açık ve abdestsiz bir şekilde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, işlenmiş günahların teşhiri caiz değildir. Bundan zevk alarak anlatan da büyük bir günah işlemiş olur. İnşaallah bu ayrıntıyı bilmeden ve sonrasında da tevbe ettiğiniz anlatmadan dolayı vebal oluşmamıştır. Bunu kendiniz için iyi bir öğüde çeviriniz ve bundan sonrasında daha dikkatli olunuz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam ben işlediğim bir günahı bir arkadaşıma anlattım sonra tövbe ettim ama töv
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Üzerinde âyet/hadis veya dinimizin mukaddesatına dair bilgi bulunan kâğıt ve benzeri şeylerin ambalaj malzemesi, sofra sergisi olarak kullanılması, çöp gibi değerlendirilmesi, ayakla basılacak yere bırakılması caiz olmaz. Kendi mukaddesatımıza başkalarından önce bizim saygılı olmamız gerekir. Bu saygısızlığı yapmamalı, yapılmasına engel olmalıyız. Bunun yapılması en azından edep dışı olmaktır. Yapış tarzına göre haram da olabilir maazallah dinden çıkaran bir tutum da olabilir.

Hocam dinimizin kutsallarını yazan kitap veya defter parçalarının çöpe atılması

affedilmek konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önce sizi binlerce kere tebrik ederim. Ne mutlu size, ne mutlu ne mutlu! Yolunuz nur olsun, Allah yardımcınız olsun. Elbette böyle bir vesveseye gireceksiniz; kolay mı şeytan eski bir müşterisini kaybetmektedir. Kahrolup kahretmek onun hakkı değil mi? Sakın yılmayın. Kalktığınız yerden düşmeyin bir daha. Beş kere daha düşerseniz beş kere kalkmaya hazır olun. Sürekli yenilikler yapın kendinizde ki geri dönüşünüz olmasın. Ara sıra inişler çıkışlar herkeste olur. Ashap bile böyle durumlar gördüler. Önünüze bakın, ileriye bakın, cennete bakın. Yok artık günah ve geçmiş. Onlar gitti. Ğafûr olan Allah, onları temizledi. Yeni hayatınıza bakın. Sizi tekrar tebrik ederim, kutlu olsun cihadınız.

Sayın hocam öncelikle iyi çalışmalar geçen ramazan ayında kuran-ı kerim'in meali
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min kendisine yapılan bir zulme veya haksızlığa, hakarete karşı şu üç seçenekten birini tercih edebilir: a-Affeder. Bu en iyi durumdur. b-Affetmez, Allah’a havale eder. c-Yapılan zulme karşı hukuki süreci işletir ve intikamını alır. Affın doğru olmayacağı durumlar da olabilir. Şerrini git gide yayacak birini affetmek zulme destek olabilir mesela. Bu üç pozisyonun her birinde serbesttir mü'min. İnce bir çizgi olarak şunu bilmekte yarar vardır: Temel ölçümüz mü'mine merhametli kâfire çetin olmaktır. Affetmeyi sevaba da dönüştürebilir mü'min: 1-Allah’tan ecir umarak affeder, 2-Affetmeyebileceği güçte olduğu hâlde affeder, 3-Affetmesi beraberinde bir ıslah veya huzur ortamı getirir, aksine şerri azdırmış olmaz. Böyle bir af şüphesiz sevap kaynağıdır. Şeytanın kışkırtmalarına alet olmamak düzeyidir. Önemli bir ayrıntı olarak şu da bilinmelidir: Mü'minin affetme ile alakalı bu bilgileri, BİLEREK HAKSIZLIK EDENE karşı olan af boyutudur. Bilmeyerek bir eziyet edeni affetmek mü'min için bunun ötesinde bir fazilettir. Hatayı affetmek, özrü kabul etmek kasıtsız yapılmış durumda iken bu kuralların üstünde bilinmelidir. Önemli olan kısıtlı hatayı affedebilmektir. Kardeşlik hukukuna riayet eden mü'minler olmalıyız. Hatalı tavırlarımız olmamalıdır. Olursa özür dilemesini bilmeliyiz. Özrü kabul etmeyi de kaçmaması gereken bir fırsat olarak görmeliyiz.

Özür dileyeni affetmek farz mıdır yani affetmezsem günaha girer miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, şunu hiç tereddüt etmeden bilmelisin: Şeytan bizim en büyük düşmanımız olarak bizi sadece günahlarla vurmuyor. Günahlardan kurtulduktan sonraki tevbemizle de vurur. Mesela “bu tevbe gerçek değil..!” onun teorisidir. Biz Allah’ın kullarıyız. Bize günah işlemeyi yasaklayan da odur. Günahlardan tevbe etmeyi emreden de odur. Biz, bize emrettiği gibi tevbemizi eder ve Allah’a sonsuz bir güvenle güveniriz. O, tevbe edeni affedeceğini söyledi ise affeder. Buna iman etmek zorundayız. Bunu beceremezsek o zaman “neden Allah’ın sözüne güvenmediğimiz” sorusuna cevap bulamayız. Şu anda seni strese sokan bu çelişkidir. Sen şimdi: a- Büyük ve gerçekçi bir tevbe ile tevbe etti isen ki ettin elhamdülillah, tevbene ve sana rahmet kapısını açacak olan Rabbine güven. Rahat ol. b- İbadetlerini başta namaz olmak üzere eksik yapma. c- Sık sık ve yoğun dualar yap. Duayı kendine nefes gibi zorunlu bil. d- İç boşluğu oluşturma. Bu şu demektir: Kendini boşlukta hissedersen şeytan seni gıdıklar. Sürekli bir işte ol ve yoğun yaşa. Hiçbir işin olmadığı zaman oturduğun odanın eşyasını yer değiştirerek şekillendir, sonra da aynı eski haline getir. Böylece şeytanın seni esnerken yakalamasını engelle. Göreceksin biiznillah daha iyi olacaksın. Senin için dua ederim ve senden de dua beklerim.

Hocam ben tövbe ettim ama içim çok yanıyor. Sürekli düzelemeyecekmişim gibi hiss
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cennete girmenin ana şartı Allah’a iman etmiş olmaktır. İman edip imanın gereklerini yapanlar için cennet vaadi vardır. İman etmeyenler için ise cehennem vardır. İman etmemiş sayılan hiç kimse için asla cehennemden kurtuluş umudu yoktur. İman ettiği hâlde imana aykırı günah işleyenler, günahlarından hakkıyla tevbe ederlerse ve o şekilde ölürlerse onların da cennette olmalarında sıkıntı yoktur. İman ettikleri hâlde günah sahibi olanlar tevbe etmeden ölürlerse onların durumu Allah’a kalmıştır; dilerse affeder direkt cennete koyar, dilerse de cehenneme koyup belli bir ceza çektirdikten sonra cennete koyar. Kime ne yapacağını burada bilemeyiz.

Hocam Müslüman olarak doğmuş ya da sonradan Müslüman olmuş kişiler öleceği güne
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulun böyle bir söz sarf etmesi boş bir söz olur. Allah Teâlâ’yı kimse bir şeye zorlayamaz. Zaten kabul etmesi dilerse kabul edecektir. “Dilersen” sözü karşılığı olmayan bir sözdür. Dua edebine uymamaktadır. Özet olarak bu sözcüğü kullanmanın dua açısından yanlış olduğunu anlarız.

Hocam, Peygamberimiz aleyhisselamın bir hadiste “Ya Rab beni inşallah affedersin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiramdan itibaren bu ümmetin büyüklerinin, ulemasının inandığı şudur: a- Cennet iman ile ölenlere, cehennem küfür üzere ölenlere ebedî olarak tahsis edilecektir. b- Kâfir olarak ölenler için ayrıntı yoktur, direkt cehenneme girecek ve ebedî olarak orada kalacaklardır. c- Mümin olarak ölenlerden günahı olmayanlar ebedî olarak kalmak üzere cennete gireceklerdir. d- Mümin olarak ölen ama günahları olanlar ise Allah Teâlâ’nın dilemesine kalmışlardır; direkt affedip cennete koyabileceği gibi belli bir süre cehennemde cezalandırıp cennete de koyabilir. Allah Teâlâ’nın muradının nasıl tecelli edeceği hakkında rakamlı, ölçülü bir görüş beyan etmek mümkün değildir. Mesela, bu dünyada yaşarken günahkâr olan ama şu veya bu sıkıntılara sabır ve imanla dayanabilen ve imtihanı kazananlar o çektikleri sebebiyle direkt cennete girebilecekleri bir af görebilirler. Böyle bir beklentinin elimizde kati ve rakamsal bir ölçüsü yoktur. Ayetler ve hadislerde umut eksenli ifadelerden genel olarak anlaşılan bir sonuçtur bu. e- Bu kural ulemanın genel olarak çizdiği çizgiyi yansıtır. Şaz denebilecek tek tük tahminler, mantık oyununa dayalı beyanlar da varsa bile ilmî bir değeri yoktur.

Hocam, iman sahipleri ölünce günahkâr olsalar bile cehenneme girmeden cennete gi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.