Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 21 yaşında bir bayanım. 2 ay önce evlendim. Evlendikten sonra hemen kapandım. Fakat gelinliğim çok açıktı. Şimdi gelinliğim içinde önceden açık kaldığım zamanlar içinde çok pişmanım. Tövbe ediyorum ama ben kendimi affedemiyorum. Rabbim beni affeder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kesinlikle evlenmeniz lazım; maddi imkânsızlık diye bir gerekçe olmaz. Evlenmeyi lüks harcama olarak görmeyen bir bayanla evlenin. Tevbenize devam edin. Namazlarınızı aksatmayın. Şehvetinizi kışkırtacak iş ve mekânlardan uzak kalın.
Selamünaleyküm. Tövbeniz eksik bir tövbe olduğu için içiniz rahat olmuyor. Tövbede samimiyet ve ciddiyet sağlandıktan sonra, günahlar hiç işlenmemiş gibi olurlar. Tövbenizi yenileyin, samimi olun; Allah size huzurlu bir kapı açacaktır.
Selamünaleyküm. İstiğfar etmeniz yeterlidir. Allah, kendisine yönelen ve yaptığına pişman olan herkesi bağışlar. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Selamünaleyküm.Eşiniz, tövbe ettikten sonra, hak sahiplerine de haklarını iade etmelidir. Bunu da yaptıktan sonra sizin, başka bir neden yokken meseleyi boşanma noktasına getirmeniz doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Günah işleyen Mü'min, samimi bir tevbe eder, tevbesinden de caymazsa Allah onu mağfiret buyurur. Tevbeyi sulandırmak yeni bir hata olmuş olur. Elbette Mü'min, hata edecek kıvamda yaşar, her an yeni bir hata yapabilir. Önemli olan Mü'minin samimiyetini bozmaması, Allah'a vermiş olduğu sözden caymamasıdır.
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tespitiniz maalesef doğrudur. Her hususta olduğu gibi selam Sünnet'inde de sıkıntımız vardır. Konuyu bir sevap kazanma yarışı konusu olarak görmeye çalışın. İmamlar da dâhil herkes eksik yapabilir. Bizim vazifemiz eksik yapana eksiğini tatlıca hatırlatmak, bize hatırlatılınca da rıza göstermektir. Bu da esasen Selam gibi bir sünnet’tir. Üzerinde iman işareti bulunmayanlara, haram işler durumda olanlara, fitneye neden olacak şekilde erkeklerin bayanlara/bayanların erkeklere selam vermesi yoktur. Bunun dışında biz SELAM ÜMMETİYİZ.
Selamünaleyküm. İki kelimeyi aynı anlamda kullanabilirsiniz. Birini Arapça diğerini de Türkçe olarak algılayınız.
Selamünaleyküm. Ölümden korkmamak akıllı işi değildir. Bilhassa ölümden sonrasını düşünüp endişe etmek, Allah dostlarının işidir. Ne var ki, ölümden korkmak bizim anlayışımızda, ölümden sonrasına hazır olmak şeklinde sonuç vermelidir. Bunun dışındaki korkunun değeri yoktur.
Selamünaleyküm. Anormal bir durumu normalleştirmek caizdir. Daha güzel olmak veya sonradan yaş gereği bozulanı düzelttirmek ise sakıncalıdır.
Selamünaleyküm. Şeriat'ımız, insanın kaldırabileceği şeyleri emretmektedir. Nerede KALDIRAMAMA söz konusu olursa oradaki hüküm düşer. Oruç için de bu böyledir. Yalnız, insanın kaldıramayacağı mesela sıcaklık oranı nedir? Bu sorunun cevabı meselenin kilit noktasıdır: Tıbben, insan yaşayamaz denen seviyede bir sıcaklık ilke olarak zaten insanın yaşayamayacağı bir ortamdır. Bunu oruç için uyarlayabileceğimiz seviyeyi de Müslüman tıp adamları belirleyebilir. Bu durumda dine aykırılık yoktur. Ama tatil beldelerinde keyif sürenlerin sıcaklık fetvasını kullanmaları elbette nefsanî bir hastalıktan kaynaklanmaktadır.
Selamünaleyküm. Böyle bir hadisi sahih ve sarih bir bilgi kaynağı olarak bilmiyorum. Tam aksine Aişe annemiz radıyallahu anha, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi 'evinde herkes gibi iş yapar, söküğünü dikerdi' diye tarif etmektedir. Kadını da insan yerine koyun, mü'min bir şahsiyete yaraşır bir şekilde muamele etmekle, kadınların esiri gibi yaşamak arasında denge kurmak mü'mincedir. Eşine yardım eden mü'min daha onurlu bir mü'mindir.