Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm saygıdeğer kıymetli hocam. "Karısının kölesi olan erkek sapıktır" hadisi ne kadar sahihtir? Köle olmak ile ne kastedilir? Biz hanımızın İslami sınırlar içinde isteklerini yerine getirmemizin bir sınırı var mı? Yoksa her istediğini yapmak istismara mı yol açar? Çoğu zaman işlerini yetiştiremediği için ben yardım ediyorum erkeğin ev işlerinde yardımcı olma konusunda tutumu ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.
Selamünaleyküm. Evlenen bir kadının evini geçindirmek için çalışması gerekmez. Çalışmak erkeğin görevidir. Feragat edip çalışıyorsa, çalıştığını ya eşine bağışlıyor dur ya da kendine saklıyordur. Bağışladıklarının da hesabını soramaz. Kendine sakladıkları ise onun öz malıdır. Malından eşine vermek zorunda değildir. Eşi de kendisine ait malı hesabını hanımına vermek zorunda değildir.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin evlendiği kadının asgari şartlarda da olsa maişetini temin etmek mecburiyeti vardır. Ev temini, ısınma ve yiyecek temini, giyimin zaruri olanını temin etme gibi görevler yüzde yüz erkeğin görevleridir. Bunu yapamayan erkeğin bir kadını nikâhında tutma hakkı olmaz. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız durumu, aile büyüklerinizle beraber değerlendirin. Onu ikaz etsinler. Düzelme ihtimali yoksa yine aile büyüklerinin kararı ile kendinizi onun dışına alabilirsiniz ama bu hususta tek başınıza karar vermeyin. Sonra duygusallığınıza pişman olabilirsiniz.
Selamünaleyküm. O kadının yeri başımızın üstüdür, gözümüzün sürmesidir. Allah ondan razı olsun. O iffettir, ahlâktır. O kadındır. O Nesibe radıyallahuanha dır.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Selamünaleyküm. Hayat bir mücadele içinde geçer. Hemen hemen her insanın inişleri çıkışları olur. Eşinizin de böyle bir süreci yaşadığını düşünün. Size tavsiyemiz, onunla ikili kısır tartışmalara girmemenizdir. Aksi takdirde onu daha fazla batırırsınız. Ona karşı kadınlığınızı bir sanata dönüştürmeye çalışın. Onu sevdiği renkleri giyinmeye varıncaya kadar her şeye onun penceresinden özen gösterin. Biiznillah sizin umduğunuzdan daha iyi olur. Duayı da ihmal etmeyin. Yılmayın, yıkılmayın; sabırlı olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Para için dini öğretmekle, din öğretmekten para almak arasında fark vardır. Sizden başka din öğretecek kimsenin bulunmadığı bir yerde öğretmek size farz olmuş demektir. O takdirde ücret talep etmeniz caiz olmaz. Bunun dışında ücret karşılığı öğretmenizde sakınca olmaz. İki durum arasında ise bereket farkı muhakkak vardır. Ücret aldığınız bir işte kat edeceğiniz mesafe, sırf Allah rızası için yaptığınızın yanında gayet cılız kalacaktır.
Selamünaleyküm. Ölümden korkmamak akıllı işi değildir. Bilhassa ölümden sonrasını düşünüp endişe etmek, Allah dostlarının işidir. Ne var ki, ölümden korkmak bizim anlayışımızda, ölümden sonrasına hazır olmak şeklinde sonuç vermelidir. Bunun dışındaki korkunun değeri yoktur.
Selamünaleyküm. Hamile bayanın mezar ziyareti onun psikolojisi açısından farklılık gösterebilir. Bunun dışında bir fark yoktur.
Selamünaleyküm. İki kelimeyi aynı anlamda kullanabilirsiniz. Birini Arapça diğerini de Türkçe olarak algılayınız.
Selamünaleyküm. Mü'min, hata ettiğinde hemen tövbe eder, istiğfar eder. Tövbesini canı gibi bilir ve korur. O hataya tekrar etmemeye özen gösterir. Allah'ın rahmetine sıkı sıkıya bağlanır. O'na umutla yanaşır. Allah'ın rahmetinden umut keserek de ikinci bir hatayı işlemez. Çünkü Allah'tan umut kesmek, tövbeyi kabul etmeyeceğini zannetmek hatadır.
Selamünaleyküm. Kardeşiniz size katıldığında, onun katılmasına kadar olan birikiminizi bir kenara koyup ona belli bir yüzde verdi iseniz şimdi o yüzde üzerinden paylaşabilirsiniz. Böyle bir ayrıntıya girmedi iseniz onu adeta %25 hisse ortağı gibi aldınız demektir. Bu zımnen onun ortaklığını kabul etmenizdir. Bu duruma göre ise onu 1/4 ortak saymak durumundasınız. Üçüncü alternatif de, ticaretten anlayan bir kişiyi hakem tayin etmenizdir. Onun kararına göre hareket edersiniz. Kardeşliğiniz zarar görecekse malı bırakın kardeşliği koruyun. Allah size sabır ve sebat ihsan etsin.