Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Saygıdeğer aziz hocam benimde bir sorum olacaktı cevaplarsanız çok sevinirim. Biz üç kardeş çalışıp çabaladık bazı gayrimenkul ve iş yerimiz oldu, sonradan dördüncü kardeşimizde okulunu bitirdi büyüdü bizlere dâhil oldu. Şimdi paylaşıp adını koymak istiyoruz paylaşım nasıl olmalı? Babamız ve annemiz halen sağ ve variyetimizin oluşmasında babamızın da annemizin de madden yok denecek kadar dâhilleri yok. Bu paylaşım adil bir şekilde nasıl olmalıdır. Selam ve dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Burada iki durum var: Babanızın işçisi gibi çalıştı iseniz ve biriktirdiğinizi babanıza verdi iseniz, o da dilediği gibi tasarruf etti ise şimdi bütün malı erkek/kız kardeşler ve anneniz arasında bölüşmeniz doğru olan olur. Hayır, siz bir ortak gibi çalıştı iseniz babanızla şu andaki malda babanızın malını ortak bölüşürsünüz sizin olan sizde kalır. Genellikle Anadolu kültüründe birinci durum uygulanmaktadır. Siz kız kardeşlerinizle durumu değerlendirir ve onların hak talep etmedikleri bir yöntem bulursanız dinen bir sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Ağabeyinizin özel hissesi belli ise onun dışındaki malda ortaksınız.
Selamünaleyküm. Bütün alacaklılarınızla görüşün. Durumunuzu izah edin. Kaçmadığınızı, borcunuzu itiraf ettiğinizi beyan edin. Hakkını helal edene teşekkür edin, onu listeden silin. Hakkını talep edenden de geniş bir zaman isteyin. Kabul ederse teşekkür edin. Etmezse acziyetinizi söyleyin, yapabileceğiniz bir şey olmadığını açıklayın. Neticede de ödemeye kararlı olun. Evde yatıp kalmayın. Çift mesai yapın, dilenin ama borçlarınızı aklınızdan silmeyin. Böyle yaparsanız Allah size yardım eder, onların kalbini yumuşatır. Sakın bu nedenle namazı ve diğer insani işlerinizi savsaklamayın. Siz, borcunuza sahip oldukça sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir mal merakını hayretle karşıladık. Allah ikinize de bereketli ömürler versin. Neden zorla kendinize sorun üretiyorsunuz ki? Şöyle yapın: Herkesin malı veya hissesi belli olsun. Her şeyi resmiyete uygun yapın. Ölüm gelince de endişe etmezsiniz. Size tavsiyem, siz ölünce ahirette ne yapacağınızı daha çok düşünmeniz olsun.
Selamünaleyküm. Dediniz tarlayı size verdi ise bu, tarlanın sizin mülkünüz olduğunu gösterir. Satmak veya başka bir şekilde değerlendirmek hakkınızdır. Kardeşlerinizin de onda bir hakkı olmaz. Dedeniz tarlayı, size vermedi de sadece kâğıt üzerinde sizin adınızı yazdırdı ise o zaman, dedenizden izinsiz bir uygulama yapmayın.
Selamünaleyküm. Malları iki kısma ayırın: Sizin de ortak olduğunuz veya babanızın size devrettiği mallar ve babanızın sadece kendisine ait olan mallar. İkinci kısım mallar, herkese ortak bölüştürülür. Birinci kısımdakiler de sizde kalır. Babanız bu durumu yani onları size devrettiğini de sağlığında kızlara söylesin ki ardından sorun olmasın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hamile bayanın mezar ziyareti onun psikolojisi açısından farklılık gösterebilir. Bunun dışında bir fark yoktur.
Selamünaleyküm. Eczacı bilimsel olarak faydası zararından fazla olduğu ispatlanmış ilaçları satıyor. Zararlı ilaç vermesi için bilerek yanlış ilaç veya yanlış doz vermesi lazım. Bir de cinsellik açısından gayrimeşru kullanılacağından emin olduğu ilaçları vermesi durumu var. Ancak en faydalı ve hazırlanışında dinen sıkıntı olmayan ilaçları üretmek en öncelikle eczacıların sorumluluğundadır. Ayrıca eczacılığın sosyal boyutu da var. Eczane halkla iç içe bir meslek olduğu için ve insanların sağlıklarına dolaylı da olsa hizmet ettiği için manevi yönden de avantajlı hale getirilebilir diye düşünüyorum. Ancak bu günkü eczalıkta pazarlama ve sunum tekniklerinin gayri İslamiliği eczacıyı da bulaştıran bir risk, bir tehlike olarak göz önünde bulundurulması gerekiyor. Diğer riskli bir hususta gün geçtikçe eczacının ilaçtan kazancının azalmasıdır. Bu eczacıyı ilaç dışı ve çoğunlukla kozmetik ürünlerin satışına yönlendiriyor. Burada uygunsuz ve gereksiz ürünlerin hastaya satılması söz konusu. Burada bir vebal oluşabilir. Uzunca bir zamandır eczacının bilgisinden çok diploması iş görüyordu. Ancak yeni ekonomik sistem eczacıyı kazanç konusunda zorladığı için bilgisini ve emeğini kullanmaya zorlayacaktır.
Selamünaleyküm. Para için dini öğretmekle, din öğretmekten para almak arasında fark vardır. Sizden başka din öğretecek kimsenin bulunmadığı bir yerde öğretmek size farz olmuş demektir. O takdirde ücret talep etmeniz caiz olmaz. Bunun dışında ücret karşılığı öğretmenizde sakınca olmaz. İki durum arasında ise bereket farkı muhakkak vardır. Ücret aldığınız bir işte kat edeceğiniz mesafe, sırf Allah rızası için yaptığınızın yanında gayet cılız kalacaktır.
Selamünaleyküm. Madem Allah'tan hayırlısını istiyorsun, hayırlısı gelene kadar sabretmelisin. Yaşınız çok gelmiş bir yaş değildir. Siz üzerinize düşeni yapın, gerisini Allah'a bırakın. O, sizin için hayırlı olanı yapar.
Selamünaleyküm. Böyle bir hadisi sahih ve sarih bir bilgi kaynağı olarak bilmiyorum. Tam aksine Aişe annemiz radıyallahu anha, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi 'evinde herkes gibi iş yapar, söküğünü dikerdi' diye tarif etmektedir. Kadını da insan yerine koyun, mü'min bir şahsiyete yaraşır bir şekilde muamele etmekle, kadınların esiri gibi yaşamak arasında denge kurmak mü'mincedir. Eşine yardım eden mü'min daha onurlu bir mü'mindir.
Selamünaleyküm. Ölümden korkmamak akıllı işi değildir. Bilhassa ölümden sonrasını düşünüp endişe etmek, Allah dostlarının işidir. Ne var ki, ölümden korkmak bizim anlayışımızda, ölümden sonrasına hazır olmak şeklinde sonuç vermelidir. Bunun dışındaki korkunun değeri yoktur.