Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi iki yaşındayım. Geçmiş hayatım günahlarla ve yanlışlarla geçti. Yeis hastalığına tutuldum ve kendimi affedemiyorum. Yaptığım hatalar aklıma geliyor. Özellikle namaz esnasında görüntüler ve hatıralar geliyor istemsizce irkiliyorum. Yardım edin, sizden nasihat istiyorum. Ümit dolu, heyecanlı, güler yüzlü, enerji dolu olmak ve tembellikten kurtulmak istiyorum. Tavsiyelerinizi bekler, dua eder dua beklerim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Şeytan sizi, bir hataya düşürmüşken ardından da ibadetten umudunuzu kesmeye çalışıyor ki bu iki darbeyi aynı anda vurmaktır. Dikkat edin, kendinizi koruyun. O halinizin nedeni de vakit fazlalığı yaşamanızdır. Kendinize ilave iş bulun. Bir derneğe gidin, ziyaretler yapın. Kur'an okuyun. Vaktiniz size yetmiyor olsun.
Kıymetli kardeşim, öncelikle daha kendilerini bile tanımakta aciz ve yetersiz insanların senin hakkında gelişigüzel söyledikleri sözlere inanıp neden bütün hayatını silebilecek kadar büyük bir düşünceye gidiyorsun. Bu kadar ehil olmayan insanların, öylesine konuşmuş olmak için konuşup söyledikleri sözlerin senin hayatında bu kadar önemli bir yer alabilmelerine asla izin verme. Öncelikle bu işlerde uzman olan biriyle özgeçmişinle beraber bir istişare yap. Neleri eksik yaptığını öğren, nerelerde yetersiz olduğunu öğren, neyin yanlış olduğunu öğren. Bunları hallettikten sonra yapman gerekenleri en güzel şekilde yapıp gerisini tamamen Allah'a bırak. Allah'a tevekkül et. O senin için hayırlı olanı sana nasip edecektir. Ne bilirsin belki de istemekte acele ettiğin şey senin için hayır değil de şerdir ve bu yüzden Allah azze ve celle seni bu işten uzak tutuyordur. Zamanı gelince belki sana da içini ferahlatacak kapılar açacaktır. Bunların bir imtihan olup senin bu imtihanlardan güzelce geçmen gerektiğini unutma. Ve kendine, etiketleyici ve umut kırıcı değil de umut verici, yol gösterici saliha arkadaşlar edinmeye önem ver. Dualarını da Allah'tan yardım istemeye, hidayet istemeye, rahmet istemeye göre yap. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Bu bir savaştır. Siz Allah'ın rızasına yönelmek istedikçe şeytan sizi kendine çekmek istemektedir. Bunu böyle anlamalısınız. Ölünceye kadar da bu savaş devam edecek. Mağlup bitirmemek için çalışın. Yaptığınız bir hatadan sonra hemen iyilik yapın. İyiliğiniz hatanızı örtsün. Meselâ o gece Kur'an okuyup yatın.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
İnsanız, hepimizin kusurları ve kara listeleri olabilir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun. Birbirimize dua edelim. Tevbe etmek tertemiz olmaktır. Eğer tevbe gerçekten ve şartlarına uygun olarak yapıldı ise kul, tertemiz oldu demektir. Günahından tevbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Tevbe ile ilgili bu kuralı koyan Allah’tır. O, hiç günah işlememiş gibi gördüğünü söyledikten sonra bizim kullar olarak geçmişi irdelememiz ikinci bir günah çeşidi olur. Siz şu anda bu durumdasınız. Şöyle düşünün: Tevbe ettiğiniz hâlde Allah Teâlâ’nın tevbenizi kabul etmediğini mi biliyorsunuz? Hayır. O zaman neyi irdeliyorsunuz? Bu, size şeytanın ikinci tuzağıdır. Sizi güya geçmişin hataları ile meşgul ederek ikinci bir hata üzerinden eskitiyor sizi. Siz tevbenizi bozmamaya bakın. Yeni hata işlemeyin. İbadetlerinizi yapın. Bundan sonra geçmişinizde dağları devirmek gibi bir günah da olsa siz Allah’a güvenin ve yolunuza devam edin. Evet, sizi şeytan ikinci bir tuzakta oyalıyor. Bırakın onu ve işinize bakın. Allah yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim geçmişin pişmanlıkları içinde erime sakın. Allah'ın takdirine razı ol ve bu rızayla da sevin. Sevinçli ol! Müslüman olman bile büyük bir sevinç sebebi. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. İster iş olur, ister hobi olur, ister spor olur... Ama gün içinde yorulup enerjini atacağın bir meşguliyet olsun. Salih insanlardan arkadaşlar edin. Onlarla etkinliklere katıl, etkinlikler yap, düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, muhabbet edin. Bunu asla küçük görme! Bu senin için önemli. Boşlukta kalma! Bunların yanı sıra problemlerin bu tavsiyelere rağmen geçmezse veya bu tavsiyeleri bir türlü uygulayamıyorsan bir psikoloğa görünmeni tavsiye ederiz. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
geçmiş konusundaki diğer fetvalar
Hayır, bu günah teşhiri olmaz. Zira siz, o eski kimliğinizle iftihar etmiyorsunuz. Bunu bir eğitim ve tebliğ vasıtası olarak kullanmak istiyorsunuz. Yalnız şunu da bilin ki, bunun da kilitli kalplere bir faydası olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Öncelikle şunu bilmelisin: Sen bir umutsuzluk girdabında değilsin çünkü Allah’ın rahmeti sonsuzdur. Kalbinin bu kadar acı çekmesi, senin Allah’a olan inancının ve sevginin bir göstergesidir. Eğer imanını tamamen kaybetmiş olsaydın, şu an burada bu kadar pişmanlıkla, tevbe etme isteğiyle bu soruları sormazdın. Bu duygular bile senin hâlâ iman sahibi olduğunun en büyük işaretidir. Senin günahların ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın rahmetinden büyük değildir. Şeytanın en büyük hilesi, insanı günah işledikten sonra ümitsizliğe sürüklemektir. Bu ümitsizlik, insanı Allah’tan uzaklaştırır. Senin yapman gereken, bu oyunu fark etmek ve Allah’a yönelmektir. Allah Teâlâ, samimi bir şekilde tevbe eden her kulunu affedeceğini Kur’an’da defalarca vurgulamıştır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: "Tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir." (İbn Mâce, Zühd, 30) Namaz, insanın Rabbine olan bağıdır. Sen namaza sıkıca sarıldığında, Allah senin kalbine huzur verecek. Namaz seni hem günahlardan alıkoyar hem de Allah’a yakınlaştırır. Bu yüzden, şu anki durumun ne olursa olsun, vakit namazlarını kılmaya başla. Bu, senin ruhunu yavaş yavaş temizleyecek. Allah’ın kelamı olan Kur’an, bir rahmettir. Kur’an’ı anlamaya, okuduğun ayetleri içselleştirmeye çalış. Her gün az da olsa bir vakit ayır ve Kur’an’ı oku. Kalbine işleyen ayetler, sana umut ve huzur verecektir. Allah, imtihanlarımızda sabretmemizi ve O’na yönelmemizi istiyor. Geçmişteki hatalarına bakarak kendine lanet etmek yerine, o hatalardan ders çıkar ve Allah’ın seni affedeceğine inanarak geleceğine odaklan. Kardeşim, sen kaybolmuş değilsin. Allah’ın rahmeti ve affı sonsuzdur. Yeter ki samimi bir şekilde O’na yönel. Senin kurtuluşun, Allah’ın kapısını çalmak ve O’na güvenmekle mümkün. Geçmişin seni cezalandırmasına izin verme. Allah’a hüsnüzan et ve yeni bir başlangıç yap. Unutma ki Allah, pişmanlıkla O’na dönen hiçbir kulunu geri çevirmez. Seni affetmesini dilediğin gibi, kendini de affetmeyi öğren. Çünkü Allah senin tevbeni kabul ettiği zaman, senin günahını artık yok sayar. Öyleyse sen de kendini o günahların yükünden kurtar.
Şeytan, insanı önce günaha düşürmek için uğraşır, sonra da tövbe edemez hâle getirmek için vesvese verir. Senin şu an yaşadığın yoğun pişmanlık ve endişe, aslında imanının bir göstergesidir. Evet, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Bütün ümmetimin günahları bağışlanır ancak günahlarını açıktan işleyenler hariç. Açıktan işlemek, bir kişinin geceleyin günah işlemesi, sabah olduğunda Allah onun günahını örttüğü hâlde ‘Ben dün gece şöyle şöyle yaptım.’ demesidir. Bu kişi, Allah’ın kendisini örttüğü perdeyi kaldırmış olur.” (Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52) Bu hadis, günahı yaymayı ve normalleştirmeyi yasaklar. Sen bir günah işleyip pişman olmuşsun ve Allah’tan af dilemek istiyorsun. Günahını anlatman onu yaymak ve normalleştirmek amacıyla değilse, tevbeni bozmaz. Asıl mesele, artık tevbeni bozacak şekilde bu günahı işlememeye gayret etmektir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey kendilerine zulmetmiş kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Zümer, 39/53) Ölmeden önce tevbe edildiğinde Allah, her türlü günahı affeder. Hatta şirk bile işlenmişse, eğer kişi samimi bir tevbe ederse, Allah onu bağışlar. Bundan sonra yapman gerekenler tevbeni yapman, samimi olman; şeytanın vesvesesine kapılmaman; Allah’a yaklaşacak ameller işlemen; imanının kıymetini bilmen ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmemendir. Allah seni affetsin, huzur ve kalp genişliği versin. Korkma, Allah seni affetmeyi senden daha çok istiyor!
Muhakkak bir psikoloğa git kızım. Bu durumu genişçe anlat. O seni rahatlatsın.
Bunların önemli bir bölümü vaktin sana fazla geldiği için oluyor. Daha fazla çalış, yorul, oku, gez, namaz kıl; vaktini daha çok doldur. Kur'an oku. Kur'an ezberle. Bir dakikan bile boş olmamalıdır. Yatağa girdiğinde hemen uyuyacak şekilde yorulmalısın.