Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi yaşında genç bir kızım ve bir markette çalışıyorum. Ailemin maddi durumundan dolayı aldığım maaşın yarısını evin ihtiyaçlarına veriyorum. Şimdi evlenmek istediğim için çeyiz hazırlamam gerekiyor. Maaşımı aileme vermezsem günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının çalışması ZORUNLU ŞARTLARDA uygundur sözü tam yerli yerinde olmaz. “Haramdan kendisini koruyabileceği şartlarda çalışabilir” denmesi uygun olur. Harama bulaşmayacaksanız, risk gördüğünüzde ne olursa olsun işi terk edebilecekseniz ve iş helal bir iş ise çalışabilirsiniz. Böyle bakınız.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Ailenizin sizi müminin huzur içinde yapamayacağı bir işe sevk etme hakkı yoktur. Nezaketle yok demelisiniz.
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız. Nureddin YILDIZ Kadının parasına kocasının karışması veya onu ev ihtiyaçlarını karşılaması için baskı yapması dine uygun değildir. Bu konuda sınırlarınızı çizin. Ama zaman zaman tartışma konusu haline de getirmekten sakının. Allah yardımcınız olsun.
Hiç kimse “Müslüman kadın çalışamaz” diye bir hüküm veremez. Allah’ın dininde böyle bir yasak yoktur. Bugüne kadarki dini ve fıkhî birikimimizde de böyle bir kayıt yoktur. Kadının çalışması ile kadının çalışmasının sonuçları karıştırılmaktadır. Çalışmak bakımından kadın ve erkeğin hükmü aynıdır. Yalnız kadın çalışırken: Anneliği ve eş olma yönü zarar görecekse, böyle bir zarara katlanmak için acil ve zorunlu bir durum da yoksa bu çalışmayı gereksiz hatta sakıncalı buluruz. Zira kadının çocuğunu ihmal etmesinin gelecek nesiller açısından risk barındırdığı ortadadır. Çalışan kadının eşine karşı zayıf düşmesinin beraberinde getirdiği başta ahlâk olmak üzere pek çok risk de buna ilave edilebilir. Kadının çalışması durumunda erkeklerle karma bir ortamda bulunmasının getireceği ve dinimizin haram sınırları içinde tuttuğu sakıncalar vardır. Göz kirliliği ve temas sakıncası da dinin haramları ile ilgili bir konudur. Bir başka sakınca da yabancı erkek ve kadının halvet dediğimiz yalnız kalma pozisyonu ile karşılaşmalarıdır. Bunların bir dini boyutu bir de günümüzde yoğunlaşana yıkılmış aileler, bitmez ithamlar ve şüpheler ortamının oluşmasıdır. Bunun dışında kadının çalışması, ticaret yapması esasında yasak değildir.
Helal ve sağlıklı, onurlu olduğu sürece çalışabilirsin ama aklının almadığını yapma. Direkt anne babanı karşına alma yerine tamam de ve iş sürecini başlat. Güzel bir fırsat bulunca da çalış. Haram ihtimali karşına çıkarsa veya sağlığına zarar hissedersen bırakırsın. İmanın seni yönlendirdiği sürece korkmana gerek yok. Sen imanını yönlendirmeye kalkışırsan maazallah tehlike olur. Allah yardımcın olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle mümin bir kadın olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunacaksanız orada olmanız gerekir. Varsa bir kabiliyetiniz, o kabiliyetinizi de ümmetiniz için değerlendirmelisiniz elbette. Öncelik ise sizin haramlardan ve şüpheli ortamlardan korunmuş olmanızda olmalıdır.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
“Kadın çalışamaz” şeklinde bir kural yoktur. Kadının çalışarak kendisini yıpratması olamaz şeklinde bir kural vardır. Kendisi ve ortamı helal bir iş bularak çalışabilir ve bu stresten de kurtulursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Nikâhtan önceki dönemde nişan olsa da her iki taraf için bozmakta dinen bir sakınca yoktur. Sadece karşı tarafın şahsiyetini rencide edecek şekilde söz veya nişan bozmanın bir ahlaki zafiyet olduğunu söyleyebiliriz. Sizin belirttiğiniz sebep, onun bir çocukluğu olabilir. Ailesi ile görüşüp çocukluğu düzeltmeye çalışın. Düzelmeyecek gibi olursa böyle bir karakter evlilik açısından uygun karakter değildir zannederiz. Aile büyüklerinizi de devreye sokarak duygusallıktan uzak bir kararla bu işi yürütün veya bitirin.
Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.
Bacım, dünyayı bir insandan ibaret zannetmek yanlıştır. Siz Allah'ın kulusunuz. İnsanlar sizi iradeniz ve şahsiyetiniz dışında tutmak istiyorsa bunu kabullenmemelisiniz. Eşiniz gerçekten sizi seviyor olsa idi arayı bulması gerekirdi. Aile büyüklerinden biri bir kere daha devreye girsin ama size boşamayı söz eden birine yalvarmayın.