Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi dört yaşında bir genç kızım ve bir buçuk sene önce mimarlıktan mezun oldum. Ailemin maddi geliri sayesinde çalışmaya ihtiyacım yok fakat babam kendi ayaklarımın üzerinde durmamı istiyor. Şu an çoğu maddi ihtiyacımı da karşılamıyor. Bir şekilde sabrediyorum ve idare etmeye çalışıyorum. Bazen babamın iş yerine gidip orada karşılıksız çalışıyorum ki beni fazlalık olarak görmesin. Her defasında sürekli mesleğimi başıma kakıyor yine de hiçbir şey demiyorum ama bu sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmiyorum. Sizin sohbetlerinizi dinlediğimde kadının çalışmasına gerek yok deyip kendi kendime babama sabretmem gerektiğini ve erkeklerin bulunduğu iş hayatına atılmamam gerektiği konusunda kendimi ikna ediyorum fakat sonra yine bir sıkıntı çıkıyor iş arıyorum ama kendime uygun bir yer bulamıyorum. Böyle bir durumda çalışmak mübah mıdır yoksa maddi sıkıntıları ve ailemin sorunlarını sabredip bu imtihanı kabul etmek mi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sabrınız kavi olsun. Çalışmanız için mecbur kalırsanız çalışabilirsiniz. Bunun için öncelikle sadece kadınların bulunduğu ve helal olan bir iş arayın. Onu bulamayınca şartları biraz daha daraltabilirsiniz. Sıkıştıkça zorunluluk durumunu devreye sokun. İlk fırsatta da en helal olana intikal edin.
Bir genç kızın yemesi, barınması, giyinmesi kendisinden sorumlu olan babanın görevlerindendir. Bir ailede baba veli konumundadır, bu sebeple evini geçindirmek de kendisine aittir. Bu süreçte farklı bir durum olmadıkça bir evladın çalışmasına gerek olmamaktadır. Ailede olağanüstü bir durum vardır ve ailece maddi bir kalkınma ile mücadele edilecek bir durum olmuşsa ise o zaman uygun şartlar altında gerekirse tüm aile çalışarak destek verilir. Sizin durumunuza gelince elhamdülillah ki çalışma zorunluluğu olan bir durumda değilsiniz, maddi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu durumda ailenizin sizden çalışmanızı talep etmesi söz konusu olmaması gerekir. Belki maddi destek için değil de babanız çevresine kıyas ederek “benim de kızım çalışsın” der duruma gelmiş, çevresinden etkilenmiş olabilir. Sizi üzmeyi kasıtlı yaptığınızı düşünmeyin öncelikle ki şeytan aranıza soğukluk sokmasın. Bundan sonraki süreçte; - Kendinizi geliştirecek farklı meşguliyetler bulabilirsiniz, aileniz bundan memnun olabilir. - Onları asla incitmeyin ve bu durumu işinden çıkılmaz olağanüstü bir durum olarak görmeyin. - Onları mutlu etmek istediğinizi hissettirin, kullandığınız yumuşak dil size karşı muameleyi de farklılaştıracaktır. - Sonunda çalışmak zorunda bir durum söz konusu olursa kendinizi geliştiren, Rabbimizin razı olacağı ortamları tercih etmeye çalışın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Dua eder dua beklerim.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız. Nureddin YILDIZ Kadının parasına kocasının karışması veya onu ev ihtiyaçlarını karşılaması için baskı yapması dine uygun değildir. Bu konuda sınırlarınızı çizin. Ama zaman zaman tartışma konusu haline de getirmekten sakının. Allah yardımcınız olsun.
Dinimiz, "Müslüman kadının çalışması yasaktır." şeklinde bir kural koymamıştır. Bu yüzden kadının çalışması, para kazanması, zengin olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kadın için de erkek için de çalışırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallar yok sayıldığında çalışmak erkek için de kadın için de sıkıntı oluşturabilir. Bir hanım çalışacağı zaman kadınlığı, tesettürü zarar görmemelidir. Halvet (bir erkekle başkasının giremeyeceği bir ortamda yalnız kalma), erkeklerle karma bir ortamda mahremiyet kurallarını aşacak şekilde bulunma, göz kirliliği, temas sıkıntısı gibi sakıncalardan uzak olmalıdır. Çalışma şartları, kadının anneliğine de zarar vermemeli. Onu, çocuklarını ihmal edeceği bir pozisyona düşürmemelidir. Bu şartlara dikkat edildikten sonra kadının çalışmasında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Bir kız çocuğu çalışmak zorunda değildir, babası onun nafakasını temin eder. Sizin durumunuz ise kural dışıdır. Meseleye çalışıp kazandığınızı babanıza vermek şeklinde değil de, babanızın gönlünü yapmak şeklinde düşünmeye çalışın.
aile konusundaki diğer fetvalar
Müslüman bir kız, evini geçindirmek zorunda değildir. Çünkü bizim dinimizin bugüne kadar inanılan şeklinde KADIN ÇALIŞMAZ, ERKEK ÇALIŞIR. Senin çalışman zaten doğru değil. Evinde açlık gibi bir tehlike yoksa hiç çalışma.
Öncelikle mümin bir kadın olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunacaksanız orada olmanız gerekir. Varsa bir kabiliyetiniz, o kabiliyetinizi de ümmetiniz için değerlendirmelisiniz elbette. Öncelik ise sizin haramlardan ve şüpheli ortamlardan korunmuş olmanızda olmalıdır.
Geçmişin muhasebesi ile yorulma boşu boşuna; bundan sonrasına bak. Babanla sürtüşmede elindeki nimeti yıpratırsın sadece, şeytana pencereden aralık bırakırsın. Sürtüşme ve önündeki hayata bak. Kardeşlerine veya bir başkasına namaz kıldırmak senin görevin değildir. Bunu peygamberlerden biri bile olsan böyle bilecektin. Senin vazifen bildiğin güzelliği anlatmak, kalpler Allah’ın elinde. Sen anlat ve önündeki hayata bak. Allah yardımcın olsun.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
Nikâhtan önceki dönemde nişan olsa da her iki taraf için bozmakta dinen bir sakınca yoktur. Sadece karşı tarafın şahsiyetini rencide edecek şekilde söz veya nişan bozmanın bir ahlaki zafiyet olduğunu söyleyebiliriz. Sizin belirttiğiniz sebep, onun bir çocukluğu olabilir. Ailesi ile görüşüp çocukluğu düzeltmeye çalışın. Düzelmeyecek gibi olursa böyle bir karakter evlilik açısından uygun karakter değildir zannederiz. Aile büyüklerinizi de devreye sokarak duygusallıktan uzak bir kararla bu işi yürütün veya bitirin.
Böyle bir rezaleti rezaletle devam ettirmen yanlış olur. Önce sen şu geçmişine tevbe et. Tevbeni samimiyetle koru. Kimseye de bu rezaletleri anlatma. Tekrar bir araya gelmenizin anlamı yoktur. Bu yara çocuk büyüyünce tekrar depreşir sende. Gerekiyorsa çocuğu bir başkası götürüp getirsin.