Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Gıybet haram ve gıybet edilen ortamlardan uzak durulması gerekiyor. Bu misafirliğe gitmek olsun ya da başka bir yer olsun. Eğer arkadaşımız yoksa yani İslamiyet’e karşı duyarlı olan ya da iyiliğine vesile olabileceğimiz arkadaşımız yoksa ve diyelim ailemiz kuzen ya da başka bir akraba misafirliğe gitti. Evde yalnız kalmamam için beni de zorla götürdüler ve orada gıybet oluyor az ya da çok. Benim oradan uzak durmam gerektiğini düşünüyorum. Sıla-i rahimi gerçekleştirmem şartıyla annemlerin her gidişinde gitmem gerekiyor mu? Evde yalnız kalsam ya da kendim yalnız kalmamam için bir yerlere gitsem (gıybetin olmadığı bir yer) bize yakın cami yok yani camiye gidip orada vakit geçiremem her zaman olmaz. Gıybetin bu kadar yaygın olduğu bir asırda ne tavsiye edersiniz. Belki bana en yakın zamanda arkadaş edinin diyeceksiniz bilmiyorum ama eğer en yakın zamanda arkadaş edinecek durumda değilim yani çok çekingen ve utangaçım, biri ile arkadaşlık kuramıyorum maalesef. Bu durumumu göz önünde bulundurarak cevap verin inşallah. Ayrıca, geçmişteki ettiğim ya da ortak olduğum gıybetlerden pişmanlık duygusu, vicdan azabı, utanç duygusu gidip geliyorsa bazen geliyor bazen gidiyor. Bu duyguların sabit bir şekilde bende durması için ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Selamünaleyküm. Gıybet ve benzeri dil sıkıntılarının en önemli nedeni, kalbi boş bırakmaktır. Kalp hiç boş kalmamalıdır. Kalbin doluluğu da iki şeyle gerçekleşir. Birincisi, mü'min insanın ahirete ait meseleleri sürekli canlı tutması, Kur'an, hadis ve selefe ait bilgileri sürekli öğrenmesi ve tekrarlamasıdır. İkincisi de, çevresini salihlerden oluşturması ve 'biri bitince diğerine geçilecek' bir iş yoğunluğu içinde olmasıdır. Böylece mü'min şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalmış olur. Gıybete, dostluğun bahane edilmesini de kabul edemeyiz.
Kuralımız şudur: Bir işi yaparken, o iş bir emir bile olsa açık bir haram işleyeceksek onu yapmayız. Sılayı rahim bizi bir harama kaydıracak ve biz de onu önleyemeyeceksek, sılayı rahimi terk ederiz. Yeter ki başka bir bahaneye bunu alet etmiş olmayalım. Bir de, haramları önlemek için mücadele etmemiz de gerekir. Önleme imkânımız yoksa yapacağımız budur.
Selamünaleyküm.Bütün insanlığı ıslah etme heyecanı ile çalışacağız ama sonunda asıl gayenin kendimiz olduğunu unutmayacağız. Gıybet örneğinde meselâ, gıybetin bütün insanlıktan kalkması için gayret ederken biz önce kendimizi ondan uzak tutmanın yollarını arayacağız. Metodumuz bu olmalıdır. Bir de duayı unutmayalım.
Elhamdülillah Müslüman olarak yaşıyoruz bu hayatı. Bazı insanlar Müslüman olduklarını söyleseler de hayatlarında Müslümanlığın izleri olmayabiliyor. Biz, çevremize göre bir İslam yaşayamayız. Dinimizin emirleri ve yasakları bellidir. Olağanüstü şartlar dışında ne insanlarla sürtüşürüz ne de erimeyi kabul ederiz. Şöyle yapınız: - Allah’ın açık bir emri olan sılayırahime karşı boynunuz eğilmiş olsun. - Allah’ın bir haramı ile karşı karşıya kaldığınız yerde sılayırahimi erteleyin. - Böylece sılayırahimi koparmamış ama harama da girmemiş biri olursunuz. - Bunu şöyle yapacaksınız: Buluşma yerinizde haram işleniyorsa ve siz o harama mani olamıyorsanız sılayırahimi telefon veya başka bir iletişim ile halledeceksiniz. Sizden muhakkak mekân beraberliği isteniyorsa TARTIŞMADAN VE ABARTMADAN gelemeyeceğinizi söyleyeceksiniz. - Bu da sizin bir yandan iyi mümin olma gayretinizi sağlayacak diğer yandan da muhataplarınızı dininizin emirlerine davet etmiş olacaksınız.
Aleykümselam. Genel kuralımız şu olmalıdır: Bulunduğumuz yer bizi, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmayız. Kendimizi haramlar açısından güvende hissetmediğimiz her yer için bu kural geçerlidir. Şüpheci bir tavır sahibi olmamız da doğru değildir. Bu iki ölçünün ortasında kendinize yer bulmalısınız. Evham ediyorsanız doktora görünün. Normal bir durum ve bu sizin için sıkıntı oluşturuyorsa kendinizi güvene alın.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Taktiğiniz güzel. Cedelleşmeyin, nazik olun ama kendinizi de ezdirmeyin.
Aleykümselam. Sılayırahim, Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bu emre itaat etmek de görevimizdir. Eğer sözünü ettiğiniz gibi bir sıkıntı oluşacaksa bu emri, sıkıntısız konuma kadar erteleyebiliriz. Sılayırahimi ertelemenizde sakınca yoktur. Bu bir emri yok sayma değil tedbir almadır.
Aleykümselam. Elbette ve elbette! Bütün tembel Müslümanlar, kendine düşkünler, menfaatine tapınanlar, becerebileceğini becermeyenler, zevklerinden feragat edemeyenler, Peygamber aleyhisselamı ve ashabı örnek almayanlar çok pişman olacaklar mahşer yerinde, çok!
Selamünaleyküm, inatlaştığı sürece onu yok kabul edebilirsiniz. Ayağımızın kaymaması için hepimiz Allah'a yalvarmalıyız.
Selamünaleyküm.Eşiniz, tövbe ettikten sonra, hak sahiplerine de haklarını iade etmelidir. Bunu da yaptıktan sonra sizin, başka bir neden yokken meseleyi boşanma noktasına getirmeniz doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Onların yanında dış kıyafetle ev kıyafeti arasında orta bir kıyafetle bulunmanız mümkündür. Sizin bedeninize ait ayrıntıları göremeyecekleri bir kıyafetle bulunabilirsiniz.