Fetva Meclisi
Soru
Hocam, günaha üzülmemek, önem vermemek küfür müdür?
Cevap
Benzer fetvalar
Biz şöyle İMAN EDİYORUZ: Günah ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın rahmeti ondan çok daha büyüktür. Allah’ın affetmediği bir günah yoktur. Yeter ki kul ciddi bir tevbe yapsın. Sonra da tevbesini korusun. Günahın birden çok kere işlenmiş olması da bu gerçeği değiştirmez. Tevbe bozulmuş tekrar işlenmiş, tekrar tevbe gelmiş, tekrar bozulmuş olması da gerçeğimizi değiştirmez. Bunun aksini düşünmek aklını şeytana kaptırmaktır. Allah hakkında iyi düşünmek imanımızın gereğidir. Zaten başka kapımız da yoktur. Acilen tevbeye yönelin, zamanı iyi değerlendirin, şeytana takılmayın.
Günah işlemek bir günahtır. Günahı teşhir etmek de bir günahtır. Günahtan tevbe ederek kurtulunduğuna göre günahı teşhir günahından da tevbe ile kurtulmak mümkündür. Bunun tevbesinin şartı da onu bir daha tekrarlamamaktır.
Bir günahı işleyip “Elhamdülillah küfür değilmiş” diye sevinmen, imanın refleksi olabilir. Yani aslında şükrediyorsun, “imanımı kaybetmedim ya Rabbi” diyorsun. Bu hâl şirk değil, imana işarettir. Ama mesele burada bitmiyor. Fakat peşinden gelen şu hal sorumlu kılar: Bir günahı bile bile, yani “haram ama yapacağım, ne olacak” diye küçümseyerek işliyorsan ve hele bu haramdan keyif de alıyorsan, hiç pişmanlık duymuyorsan kalbindeki tehlike büyür. Günahı işlemek başka o günahla övünmek, onunla mutmain olmak, hatta “bana bir şey olmaz” demek başka şeydir. Bu hâl, günahın kendisinden daha ağır olabilir. Senin bu soruyu bana sorman, hâlâ kalbinin rahatsız olduğunu, hâlâ Allah’ın hükmünü önemsediğini gösteriyor. Yani senin içindeki vicdan hâlâ yaşıyor, iman hâlâ direniyor. Bu çok büyük bir nimet. Bu açıdan küfre düşmek kolay değildir. Ama haramı hafife almak, keyifle işlemek, normalleştirmek insanı yavaş yavaş küfre götürebilir. Allah korusun. Günah işledikten sonra içinde en ufak bir “acaba ne yaptım ben” sorusu varsa, bu hâl seni küfürden uzak tutar ama ihmal edersen seni imansızlığa sürükleyen bir yokuşun başına koyar. Yazacağım listeye dikkat etmeni istiyorum. Günah seni üzmeye devam etsin. Bu bile bir nimettir. Pişmanlık duyuyorsan hemen tevbe et. Bin kere bile bozsan bin birinci tevbeni yap. Günahı küçümseme, meşrulaştırma. O günahı seni rahatsız eden bir ayrılık sebebi gibi gör. Yani seni Allah’tan uzaklaştırıyorsa, sevdiğinle aranı açıyorsa, onunla nasıl barışasın? Rabbim seni de beni de affetsin. Gözümüzü haramdan, kalbimizi gafletten, dilimizi yalandan, adımlarımızı cehennemden korusun.
Önceki hataları şimdi anlatmanın zararı olacaksa onları anlatmamayı tercih etmeliyiz. Başkalarının üzerimizdeki maddi haklarını bir yolunu bulup onlara verdikten sonra tevbe ve istiğfarla açığı kapatmamız gerekir.
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.
Evet, işlenmiş günahların teşhiri caiz değildir. Bundan zevk alarak anlatan da büyük bir günah işlemiş olur. İnşaallah bu ayrıntıyı bilmeden ve sonrasında da tevbe ettiğiniz anlatmadan dolayı vebal oluşmamıştır. Bunu kendiniz için iyi bir öğüde çeviriniz ve bundan sonrasında daha dikkatli olunuz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
alenen günah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kulluk açısından şuralı buralı olmanın bir önemi yoktur; hepimiz kuluz ve hepimiz, meleklerin murakabesi altındayız. Sözünü ettiğiniz kişiye nasihat bir görevdir. Çokbilmişliği ise onun sorunu olmalıdır. Bıktırmadan, nefret ettirmeden bildiğinizi söyleyin. İnatlaşmaya gelirse sonuç uzak durun.
Selamünaleyküm. İkaz ederiz, tepki gösterir, kendimizi ondan koruruz yani uzak kalırız.