Fetva Meclisi
Soru
Son günlerde medyada yatsı namazının vaktinin yanlış anlaşıldığı ve gereken vakitte kılınmadığı yönünde haberler dolaşıyor. İçimizdeki vesvesenin giderilmesi için lütfen yatsı namazının tam vaktini işaret eden ayet ya da hadis gösterebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Yatsı namazını ezan vaktinde kılmanızı tavsiye ederiz.
Temkin vakti, nasla sabit bir durum değildir. Vakit hassasiyeti açısından o zamanki imkânlara göre alınmış bir tedbir diyebiliriz temkin için. Bugünkü teknolojik imkânlarla saniyeler bile bölünebilecek bir hesap durumu vardır. Bazı mü'minlerin kuru bir “geçmiş daha güvenli idi” mantığını sürdürmelerini anlamlandıramıyoruz. Şu andaki Diyanet takvimi ile amel etmemiz gerekmektedir. Bilhassa grupların kendilerini ayakta tutmak için farklılık ve takıntılar üzerinden canlı görünmeleri itibar edilecek bir durum değildir.
Selamünaleyküm. Niyetinizde yatsı namazı varken o namaz, akşam namazı yerine geçmez. Kıldığınız namaz da rekât sayısı itibariyle akşam olmaya müsait değildir. Akşamı, henüz kılmadığınız; yatsıyı da vaktinde kılmadığınız için tekrar kılacaksınız.
Takvimlerdeki 'İMSAK' yazan vakte kadar yatsı namazı kılınmış olsa vaktinde kılınmış olur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Mevcut Diyanet Takvimlerinde bir hata olduğuna dair elimde ikna edici bir bilgi bulunmuyor. Allah'a emanet olun.
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ölen eşinizin çocukları bulunduğuna göre sizin 1/8 almanız gerekiyor.
Sizin durumunuzda şaşılacak bir şey göremedim. Şeytanla mücadele etmek zorunda olan her insanın öyle veya böyle bir mücadelesi vardır, olacaktır da. Yılmadan devam edin, Allah size er geç yardım edecektir. Allah Teâlâ sizin, dönüşünüzün güçlü olmasını istiyor, konuyu böyle anlayın. İyi bir iş bulmaya çalışın. Bulunduğunuz şehri yani sizi tanıyanların diyarını terk edin, başka bir yere taşının. Fırsat buldukça büyük şehirlere ziyaretlere çıkın; bulunduğunuz şehirde boğulup kalmayın. Çok dua edin. Kendinize meşguliyetler üretin, boş vakit geçirmeyin.
Her kaza namazı için ezan ve kamet gerekir. Ancak yapılmaması namazı aksatmaz.
Nenenizin biriktirdiği paranın muayyen bir karşılığı yoktur. Yani şu iş için atılmış imzanın borcuna diyerek biriktirilmemiştir. Ziynet eşyası da değildir. Zekâtı verilmelidir.
Bulunduğunuz ortam birinci derecede, ibadet eksikliği de ikinci derecede sizi etkiliyordur. Ortamınızı değiştirin, çok Kur'an okuyun, cemaatle namazı ihmal etmeyin.
Anne babanızın haccı olur, ablanız ise kredi vebalini taşır. Ama hacca gidecek biri kendi helal kaynakları ile gitmelidir. İlla hacca gitmek gerekmiyor.