Fetva Meclisi
Soru
Ben yıllarca düğünlerde müzisyenlik yaptım. Uzunca zamandır da gitmiyorum düğünlere ve hatta hobi amaçlı da çalmıyorum. Ama ne zaman ekonomik bir sıkıntıda hissetsem kendimi hemen aklıma "neden müzik yapmıyorsun, kim kime veriyor bu kadar parayı, çalışmak, rızık peşinde koşmak haram mı" şeklinde sorular geliyor. Müzik ne kadar öcü değilse de, düğün ortamında nefsin nelerle karşılaşabileceği az çok sizin de takdirinizdir. Şimdi bir açmazın içinde boğuşup duruyorum. Sabah kalkıyorum "Rabbimden uzaklaşmamak için yapmayacağım bu işi diyorum", akşam oluyor "mümkün olduğunca Rabbimden kopmadan da bu işi yapıp para kazanabilirim" diye diye günlerim ızdırap içinde geçip gidiyor. Dinini yaşayan bir dostum geliyor yanıma, ona özeniyorum. Müzisyen arkadaşlarla görüşüyorum, onlara özeniyorum. Hangisini yapsam diğer tarafım sancımaya başlıyor muhterem hocam.. Ben o mu olsam bu mu olsam şeklinde sorularla boğuşmaktan yoruldum inanın. Psikiyatr tedavi de gördüm sırf bunun için ama mutsuzluğuma zerre fayda etmedi. Birisi içimden bir tarafımı çekip alsa da öbür tarafla mutlu olsam diye bekliyorum sürekli. Hocam, sizden fetva değil mutlu olmak için derdime bir çare ve dua istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Güzel kardeşim geçmişin pişmanlıkları içinde erime sakın. Allah'ın takdirine razı ol ve bu rızayla da sevin. Sevinçli ol! Müslüman olman bile büyük bir sevinç sebebi. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. İster iş olur, ister hobi olur, ister spor olur... Ama gün içinde yorulup enerjini atacağın bir meşguliyet olsun. Salih insanlardan arkadaşlar edin. Onlarla etkinliklere katıl, etkinlikler yap, düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, muhabbet edin. Bunu asla küçük görme! Bu senin için önemli. Boşlukta kalma! Bunların yanı sıra problemlerin bu tavsiyelere rağmen geçmezse veya bu tavsiyeleri bir türlü uygulayamıyorsan bir psikoloğa görünmeni tavsiye ederiz. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Bacı, derdinizi çok iyi anladım. Sizin gibi pek çok bacı ile bu konuda dertleşiyoruz. Yaşadığımız zamanda güya dindar insanların bile temel ölçüsü para ve cinsellik olmuştur desem abartmış olmam zannederim. Böyle bir zamana geldik. Sabrederek, dik durarak daha çok sevap kazanacağız. Sizin için dua ederim Rabbim sizi muhafaza buyursun. Size şunu söyleyebileceğimi zannediyorum: a. Sizinle önceliği iş olan yani sizin çalışmanızın gerekliliğini hissettiren bir görüşme yapanın aile hayatı emeli olduğunu zannetmem. İkinci bir cümleye gerek bırakmadan konuşmayı terk edebilirsiniz. b. Çok önemli bir konu da yavrunuza ne kadar babalık yapabilecek birinin size geldiğidir. İnsanlar kendi çocuklarına bile babalık yapmaya yanaşmamaktadırlar. Yavrunuzun ezileceği muhtemel bir evlilik yapmayın. c. Sizinle görüşen biri büyük ihtimalle öncesinde bir evlilik yapmış olmalıdır. Boşanma nedenini iyi araştırın. Şüphesiz bu araştırmada adil olun, iftiraya inanmayın ama araştırın. d. Bir harama düşme tehlikeniz maazallah söz konusu olduğu zamanda kurallarınızı gevşetip evlenebilirsiniz. O zamana kadar muhakkak sabredin. Çevrenizin bunaltan dedikodusuna itibar etmeyin. Duymayın insanların sizinle alakalı sözlerini. e. Bu süreci muhakkak ibadetlerinizi ve Kur'an okumanızı yoğunlaştırarak geçirin ki iç huzurunuz yerinde olsun. Aksi takdirde şeytan sizi kemirir, içten içe eriyebilirsiniz Allah göstermesin. Sizin için dua ederim.
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şu anda kullanılan takvimlerde bir sıkıntı olduğuna dair net bir bilgimiz yoktur. Ben de meselenin aydınlanmasını bekliyorum.
Et ve tavuk konusunda tereddüt etmekte çok haklıdırlar. Maalesef bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok gibi durmaktadır. Ya da çok uğraşmak zorundayız. Deniz balığı en temizi durumundadır. Firmaları yazılı, sözlü bir şekilde dini hassasiyetlere uymaları konusunda ikaz etmeliyiz.
- Yaptığınız iş ne denli büyük ve ağır olursa olsun asla Allah’ın mağfiretinden daha büyük olamaz. Şeytan sizi umutsuz komasın; bu da onun ikinci tuzağı olur. - Kesinlikle ama kesinlikle size ait bir suçu ikinci bir insana anlatmayın. Ne kadar bileni az olursa o kadar kurtuluşu kolay olur. - Kötülük yapmış olmanız iyi biri ve iyiliklere sebep biri olmanıza asla mani değildir. Ömer bin Hattab radıyallahu anhtan daha ilginç bir örnek var mı? Hatta geçirdiğiniz badire sizi, başkalarından daha iyi bir duruma geçirebilir. Yeter ki siz, ciddi olun. Sarsılıp kendinize gelmenizden başka yapacak bir şey yok. Her şeyi gömün, yola devam edin. Gerekiyorsa o beldeyi terk etmeye hazır olun. İyi haberlerinizi bekleyeceğiz.
Ölen eşinizin çocukları bulunduğuna göre sizin 1/8 almanız gerekiyor.
Her kaza namazı için ezan ve kamet gerekir. Ancak yapılmaması namazı aksatmaz.
Ahiret daha önemlidir. Tercih hatası yapmayın. Kim ne derse desin. Siz şahsiyetinizi koruyun. Öyle diyeceklerin yanında 'keşke biz de dinimize sahip çıksak!' diyerek sizi imrenecekler de olmaz mı?