Fetva Meclisi
Soru
Sözlerime nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Gözyaşları içinde yazıyorum size bu satırları. Belki vicdan azabının gözyaşlarıdır. Değerli hocam, böyle şeyler nasıl anlatılır bilmiyorum ama şu an ciddi manada manevi hastalığa tutulmuş durumdayım. Kıymetli hocam, ilahiyat fakültesinde okuyan bir genç kızım. Çoğu gencin olduğu gibi maalesef ki benim de erkek arkadaşım var. Çok utanarak ve gözyaşları içinde söylüyorum ki zina işledim hocam. Benimle evlenmeyi istiyor fakat ben istemiyorum okulumdan dolayı. Hocam çok pişmanım. Ailesi ile birlikte istemeye geleceklerdi ama benim ailem istemedi. Aynı teşkilatın insanlarıyız, uyumsuzluk diye de bir şey yok. Fakat ailem okulumdan dolayı istemedi ve aynı zamanda ben bu hataları yaparken içinde bulunduğum dernek bana çok güveniyor. Bana, insanlara faydalı olmam için görevler veriliyor. Kıymetli hocam, benim kendime bile faydam yokken başkalarına nasıl faydam dokunsun? Hocam çok farklı hayata başlamak istiyorum. Kendime çeki düzen vermek istiyorum. Sadece Allah’ın rızası dairesinde hareket etmek istiyorum ve o kişiyi bırakmak istiyorum ama sırf bazı hatalar işledik diye bırakamıyorum. Kendimi mecburmuşum gibi hissediyorum.. Hocam ne olur bana bir çıkış yolu gösterin. Anlık yaptığım hataların cezasını çekiyorum şu an. Bütün ailem bırakmak için gözüme bakıyorlar şu an ama bırakamıyorum. Kendime bile saygım kalmadı. Sizden yardım istiyorum. Nasıl davranacağımı, nasıl adım atacağımı bilemiyorum. Söyleyeceklerinizi çok önemseyeceğim.
Cevap
Benzer fetvalar
İnsan bir belaya uğrar, büyük bir hata işler; insan olması buna uygundur. Bu, şaşılacak bir şey değildir. Niceleri böyle hatalara düştü. Fakat insan hiç, katilini özler mi? Geçmiş altı yılını harap eden bir sistemin içinde olmak için çırpınılır mı? Aklını mı yitirdin? Dikkat et, bak göreceksin: Bedenin üzerinden bir hataya düştün. Sonra Allah sana rahmet etti, aklın seni sıkıştırdı. Yaptığının yanlış olduğunu idrak ettin. Bu sefer sinsi bir şekilde 'bir daha' deyip duruyorsun! Bu ne büyük çelişki! Hemen Rabbine dön. Hiç gecikme. Ve iki şeye büyük bir karar ver: Birincisi, seni harap eden o insanla bir daha ebediyen buluşmama kararı olsun. Ama ebediyen. O bir veli, sen de bir veli olarak şöhret bulsan bile kararın bu olsun. Bu kararında da samimi ol, ciddi ol. İkincisi de bundan sonrasını Allah'ın rızasına göre yaşamaya karar ver. Bu kararları ver ki Allah seni samimi görsün ve sana yardım etsin. Göreceksin, bu sefer kötülükten güzellikler çıkacak, kalbin huzur dolacak. Kaçırma bu fırsatı. Allah kalbine huzur versin. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Kesinlikle eksik düşünüyorsun; dünyanın en büyük ve en ağır suçunu işlemiş de olsan Allah'ın kapısı sana açıktır. Şeytan o zaman seni o hataya düşürdü şimdi de o hatanın yorumu ile ömrünü hırpalıyor. Bunları bırak ve iyi işler yapmaya bak. Evlilik dâhil diğer işleri akışına bırakmalısın. İkinci bir hatan eski hatalar üzerinden felsefe yapman olur. Bunu yapma. Hiç bir şey olmamış gibi dinini yaşamaya bak, tevbeni koru. İşlediğin günahı da kimseye açma sakın. Allah yardımcın olsun.
Bütün bu yaptıklarınızdan belki de daha ağırı bu yapmakta olduğunuz iştir. Sen kimsin ki, Allah'ın mağfiretinin ve rahmetinin üstünde bir iş yapabileceksin? Kimsin, ne olabilirsin, hacmin ne? Ya şeytanın seni ikinci bir facia için kullanmasına izin veriyorsun ya da bilerek bunu bir oyun olarak yapıyorsun; sebep ne olursa olsun, yaptığın, düşündüğün yanlıştır. Bırak bunları ve Rabbine dön.
Evlilik hayatınızı etkileyecek düşünce ve açılımlara dikkat etmelisiniz. Evinde oturan bir hanım teyze rolünde kalmamalısınız, şeytan sizi rahat bırakmaz. Kendinizi diploması olmayan ama gayesi olan bir mü'min mücahide hanımefendi yapmalısınız. Okumaya verin kendinizi. Tefekkür edin. Bayanlar arası faaliyetler oluşturun. Kendinizi mesela 'sahabe kadınları gibi tek başına kalmaya hazır mü'min kadınlar' diye adlandırdığınız bir projeye verin. Böylesi evliliğinizi ve kimliğinizi için çok daha yararlı olur. Boş vakit, projesizlik, diplomanız olsa da sizi kemirir. Bebeğiniz olunca da daha huzurlu olacaksınız. Biiznillah anneliğin verdiğini size hiçbir şey veremeyecek, bunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Zina veya benzeri bir günahı işlemek bir hatadır. Daha sonra Allah'ın lütfu ile tövbe edip kurtulduktan sonra eski hataya takılıp kalmak da bir hatadır.Siz ikinci hatayı işliyorsunuz. Böylece şeytan sizi, ilerlemekten alıkoyuyor. Eğer tövbenizde samimiyseniz, Allah katında silinmiştir o günah. Allah’ın sildiğini sizin irdeleyip durmanızın ne anlamı var? Acilen tövbenizi pratiğe dökmeniz gerekiyor.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Et ve tavuk konusunda tereddüt etmekte çok haklıdırlar. Maalesef bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok gibi durmaktadır. Ya da çok uğraşmak zorundayız. Deniz balığı en temizi durumundadır. Firmaları yazılı, sözlü bir şekilde dini hassasiyetlere uymaları konusunda ikaz etmeliyiz.
Ahiret daha önemlidir. Tercih hatası yapmayın. Kim ne derse desin. Siz şahsiyetinizi koruyun. Öyle diyeceklerin yanında 'keşke biz de dinimize sahip çıksak!' diyerek sizi imrenecekler de olmaz mı?
Kesinlikle mehir kadının hakkıdır. Ama bu hakkını babasına veya başka birine harcanmak üzere bağışlamasında ya da vekalet vermesinde bir sakınca yoktur. Babanın veya eşin o mal üzerinde bir tasarrufu ise asla yoktur.
Tevbe, pişman olmak ve bir daha tekrarlamamaktır. Bu iki şey gerçekleştikten sonra ayrıntılara takılmanın yararı yoktur. Unutmuyoruz: Pişmanlık ve tekrarlamama kararı.
Sigortayı haram gören görüşe göre kazancınızda risk vardır elbette. Daha helal bir meslek için araştırsanız iyi olur.
Sizin durumunuzda şaşılacak bir şey göremedim. Şeytanla mücadele etmek zorunda olan her insanın öyle veya böyle bir mücadelesi vardır, olacaktır da. Yılmadan devam edin, Allah size er geç yardım edecektir. Allah Teâlâ sizin, dönüşünüzün güçlü olmasını istiyor, konuyu böyle anlayın. İyi bir iş bulmaya çalışın. Bulunduğunuz şehri yani sizi tanıyanların diyarını terk edin, başka bir yere taşının. Fırsat buldukça büyük şehirlere ziyaretlere çıkın; bulunduğunuz şehirde boğulup kalmayın. Çok dua edin. Kendinize meşguliyetler üretin, boş vakit geçirmeyin.