Fetva Meclisi
Soru
Gusül alırken bütün vücudu yıkadıktan sonra mı ağza burna su verilir? Önce ağza ve burna su verilip sonra bütün beden yıkansa olmaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Oruçlu iken ağza, burna verilen suyu içeri kaçırmayacak bir dikkatle su vermek gerekir. Normal zamana göre biraz daha dikkatli olmak yeterlidir.
Selamünaleyküm. Hayır, bir kere abdest almanız yeterlidir.
Gusül esnasında abdest uzuvları da yıkandığından banyodan çıktıktan sonra tekrar abdest almaya gerek yoktur. Yeter ki kişi bu süre içerisinde abdestini bozacak bir iş yapmasın.
Guslederken ağza ve burna su vermek farzdır. Ağza verilen suyu boğaza kadar ulaştırıp çalkalamak ve burna verilen suyu da iyice çekmek sünnettir. Bu hüküm oruçlu olmayan kimseler içindir. Oruçlu olanların, boğaza veya genze su kaçma ihtimali olduğu için böyle yapmaları uygun olmaz. Onlar gusülde ağza ve burna su verirken mübalağa etmeyip abdestte yaptıkları gibi yaparlar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/116, 156)
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Selamünaleyküm. Gusletmek bütün bedeni yıkamaktır. Bu yıkama da iğne ucu kadar da olsa kuru yer bırakmamak ve ağız içi ile burun içini su ile çalkalamaktır. Ağız içi ve burun içini çalkalama ise iç sayılabilecek yerlere su değdirmektir. Gusül için, olmazsa olmaz şart budur.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Ayı necis bir hayvandır. Eti ve yağı pistir. Bedende avuç içinden fazla bir yerde bulunursa namaza mani olur. Doktor reçetesi ile kullanılmadığı sürece zorunlu ilaç hükmünde değildir. Uzman doktor reçete ederse o zaman zarureten kullanılabilir. Genel olarak da böyle şeylere itimat etmemenizi tavsiye ederiz.
Manyetik burun bandı veya horlama önleyici bant; Bir tedavi maksadı ile kullanılıyorsa, Çıkarılıp takılması zor oluyorsa, Ya da çıkarıldığında yenisi kullanılacağı için çok masraf yapılması gerekiyorsa abdest ya da gusül için çıkarılması gerekmez. Ucuz bir nesne ise çıkarılıp yenisinin takılması gerekir.
Bir tedavi maksadıyla kullanılan ilaç sargı hükmünde olur. Abdest için çıkarılıp yeniden yerleştirilmesi zor veya pahalı oluyorsa abdest için çıkarılması gerekmez. O bölgeyi meshederek abdest alabilirsiniz. Meshetmek de zarar veriyorsa hiç temas etmezsiniz. Abdestiniz biiznillah bu nedenle eksik olmaz, tamamdır.
Abdest için ağzı yıkamak farz değildir. O parçalar varken abdestiniz eksik olmaz. Kaldı ki mesela gusülde olduğu gibi ağzı yıkamak farz olsa bile tedavi maksatlı olarak yapılan işlem kolayca çıkarılıp tekrar monte edilemiyorsa onu çıkarmanız gerekmez.
Gusül kendi gayretiyle alamayan birinin yanındakinin yardımı ile gusül almalıdır. Gerekiyorsa ve gücü yetiyorsa ücretli bir yardımcı bulmalıdır. Buna gücü yetmeyen yani ücretsiz veya ücretli yardım edecek kimse bulamayan teyemmüm edebilir. Biiznillah onun teyemmümü ibadet etmesi için yeterlidir.
Bu nörolojik hastalık ehliyeti yani ibadetle mükellef olma halini kaldıran düzeyde değilse ki genelde öyle biliniyor, ibadet açısından tamamen sorumluluğunu kalkmış kabul edemeyiz. Doktordan öğrendiğimiz kadarıyla bu hastalık vücudun bir tarafını hissetmeme, fark etmeme şeklinde seyretmektedir. Allah teala bundan ve benzeri tahammül edilemez hastalıklardan hepimizi muhafaza buyursun. Amin. Böyle bir hasta namaz başta olmak üzere ibadetleri yapmalıdır. Çünkü şuurunu kaybetmemiştir. Şuurunu kaybetme söz konusu olursa ibadet sorumluluğu düşer. Abdestte belli organları yıkayabiliyorsa onları yıkar. Çevresindekiler yardım edebiliyorsa eksikleri tamamlar. Çevresindekileri de anlayamıyor durumda ise -ki bu hastalığın öyle olduğu söyleniyor- yıkayamadıkları için teyemmüm eder. Teyemmüm de yapamıyorsa bu sorumluluğu kalkar. Gusül için de aynı durum geçerlidir. Suyun altına geçip ıslatabildiği kadarını ıslatarak gusleder. Namazı da ne kadar ve nasıl kılabiliyorsa öyle kılar. Doktoru izin veriyorsa orucunu tutar. İzin vermiyor veya tutamıyorsa fidye verir. Fidye verecek durumu yoksa o da düşer. Diğer ibadetler için de durum böyledir. Son ölçü şuurunu kaybetmesidir. Şuurunu tekrar geri gelmeyecek şekilde kaybettikten sonra ibadete gerek yoktur.