Fetva Meclisi
Soru
Vitiligo hastalığı nedeniyle yüzüme sürdüğüm ilaçlar yapışkan ve su geçirmez olabiliyor. Abdest için onları çıkarmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Gusül abdestinde bütün vücudun yıkanması gerekmektedir. Sıhhatten kaynaklanan bir nedenle bir bölümü yıkayamayan ise o bölümü mesh eder. Mesh etmek ise eli ıslatıp oraya tıpkı başı mesh eder gibi sürmektir. Bu da zararlı ise bunu da yapmayabilir. Guslünde de bir sakınca olmaz. Eğer yıkamaması gereken bölge çok ise teyemmüm eder. Geçmiş olsun.
Doktor SİZİN İÇİN SU ZARARLIDIR demedikçe abdestte yüzünüzü yıkamayı terk edemezsiniz. Bu meseleyi öncelikle doktora danışınız. Çözüm olarak bir ilaç tavsiyesi olup olmadığını bakınız. Hiçbir çare yok ve zararlı derse o zaman mesh edersiniz. O da olmazsa terk edersiniz. Geçmiş olsun.
Tedavi maksatlı olarak kullanıldığında abdestte veya gusülde bir sakınca olmaz. Onun bulunduğu bölgeyi mesh edebilirsiniz. Eğer tedavi yani doktorun tavsiyesi dışında bir iş için kullanılıyorsa gusül için giderilmesi gerekir. Abdestte ise inşaallah zararı yoktur.
Suyun sizin için sakıncalı olduğu doktor tarafından söylenmiş veya siz bunu kendiniz tespit etmiş iseniz sudan uzak kalabilirsiniz. Ellerinizi yıkamazsınız. İnce bir eldiven giyerek diğer organlarınızı yıkarsınız. Abdestinizde de sakınca olmaz. Böyle yapın.
Doktor tembih ettiği veya acı hissettiğiniz süre içinde o bölgeye su değdirmeyin. Abdestiniz açısından bir eksiklik olmaz. Geçmiş olsun.
Abdestte kurulamak şart değildir. Kurulamayabilirsiniz. Sıhhatiniz açısından kurulamanız şart ise kurulayınca da kanıyorsa böyle bir daralma durumunda yüzünüzü yıkamayıp meshedebilirsiniz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Manyetik burun bandı veya horlama önleyici bant; Bir tedavi maksadı ile kullanılıyorsa, Çıkarılıp takılması zor oluyorsa, Ya da çıkarıldığında yenisi kullanılacağı için çok masraf yapılması gerekiyorsa abdest ya da gusül için çıkarılması gerekmez. Ucuz bir nesne ise çıkarılıp yenisinin takılması gerekir.
Abdest için ağzı yıkamak farz değildir. O parçalar varken abdestiniz eksik olmaz. Kaldı ki mesela gusülde olduğu gibi ağzı yıkamak farz olsa bile tedavi maksatlı olarak yapılan işlem kolayca çıkarılıp tekrar monte edilemiyorsa onu çıkarmanız gerekmez.
Ağza ve burna su verilmesinin önceliği yoktur. Ne zaman verirseniz gusül geçerli olur.
Gusül kendi gayretiyle alamayan birinin yanındakinin yardımı ile gusül almalıdır. Gerekiyorsa ve gücü yetiyorsa ücretli bir yardımcı bulmalıdır. Buna gücü yetmeyen yani ücretsiz veya ücretli yardım edecek kimse bulamayan teyemmüm edebilir. Biiznillah onun teyemmümü ibadet etmesi için yeterlidir.
Ayı necis bir hayvandır. Eti ve yağı pistir. Bedende avuç içinden fazla bir yerde bulunursa namaza mani olur. Doktor reçetesi ile kullanılmadığı sürece zorunlu ilaç hükmünde değildir. Uzman doktor reçete ederse o zaman zarureten kullanılabilir. Genel olarak da böyle şeylere itimat etmemenizi tavsiye ederiz.
Bu nörolojik hastalık ehliyeti yani ibadetle mükellef olma halini kaldıran düzeyde değilse ki genelde öyle biliniyor, ibadet açısından tamamen sorumluluğunu kalkmış kabul edemeyiz. Doktordan öğrendiğimiz kadarıyla bu hastalık vücudun bir tarafını hissetmeme, fark etmeme şeklinde seyretmektedir. Allah teala bundan ve benzeri tahammül edilemez hastalıklardan hepimizi muhafaza buyursun. Amin. Böyle bir hasta namaz başta olmak üzere ibadetleri yapmalıdır. Çünkü şuurunu kaybetmemiştir. Şuurunu kaybetme söz konusu olursa ibadet sorumluluğu düşer. Abdestte belli organları yıkayabiliyorsa onları yıkar. Çevresindekiler yardım edebiliyorsa eksikleri tamamlar. Çevresindekileri de anlayamıyor durumda ise -ki bu hastalığın öyle olduğu söyleniyor- yıkayamadıkları için teyemmüm eder. Teyemmüm de yapamıyorsa bu sorumluluğu kalkar. Gusül için de aynı durum geçerlidir. Suyun altına geçip ıslatabildiği kadarını ıslatarak gusleder. Namazı da ne kadar ve nasıl kılabiliyorsa öyle kılar. Doktoru izin veriyorsa orucunu tutar. İzin vermiyor veya tutamıyorsa fidye verir. Fidye verecek durumu yoksa o da düşer. Diğer ibadetler için de durum böyledir. Son ölçü şuurunu kaybetmesidir. Şuurunu tekrar geri gelmeyecek şekilde kaybettikten sonra ibadete gerek yoktur.