Fetva Meclisi
Soru
Bekarken çalıştığım özel şirkette küçük kasa bende bulunurdu. Buradan yerine koymak maksadıyla ihtiyacım olduğunda para alır ve geri aynı miktarı koyardım, patronun haberi yoktu. Bazen unuttuğum, koymadığım zamanlar oldu, hatırlıyorum, bunlar için ne yapmam gerekir? O zaman çalıştığım yerin tek sahibi yoktu ortakları vardı. O parayı ödemem için nasıl bir yol izlemem gerekir? Bir de paranın miktarını hatırlamıyorum, eksik ödersem ne olur? Ya da o patronlarla bu durumu görüşmem gerekir mi, o parayı başka bir yere, mesela ihtiyaç sahibi birilerine versem olur mu? Patronların hepsine ulaşma imkanım da yok hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kalbinizi rahatlatacak şeyi yapın.
Ortak yapılan bir işte özel bir hıyanet içine girmeyen ortak zarar ödemez. Çalma, hainlik, ciddi bir ihmal gibi nedenlerle zarar olursa o zarar ödenmelidir. Böyle bir kasıt olmadan siz onların sermayesini öderseniz bu bir faiz işlemi olmuş olur ki caiz olmaz.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Size kalbiniz cevap versin, beğenirse devam edersiniz.
İzinsiz aldığın ne kadar idiyse onu mal sahiplerine onlar olmadığına göre varislerine ulaştırman gerekir. Ne kadar olabilirdi diye güzel bir hesap yap. Şirketteki payları kadar da onu varislere ver. Verirken de “bu benim kaçırdığım para idi” demen gerekmez. Bir yolla ulaştırman yeterlidir. Varislerinden kimseyi bulamıyorsan o kadar parayı sadaka olarak vermen yeterli olur. Tabii ki tevbe etmeyi unutmayacaksın.
Selamünaleyküm. İş kurmanız açısından bir sıkıntı yok ama zehirli bir yemek yemiş olacaksınız elbette. Kesinlikle patronunuzla konuşun, istediğini verin ve helalleşin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Geçmiş hatalarımızdan tevbe etmemiz gerekir. O hatalarımızın mağfiret edilmesi için de sürekli istiğfar etmeliyiz. Bir hataya gülebilmek, en azından onu hâlâ basit görmek, işlenmesine aldırmamak olur. Bunu da mü'min insan yapmaz. Geçmiş hatalara gülebilmek de bir hatadır. Asıl gülünecek durum da budur zaten.
Selamünaleyküm. Sizin idareciniz durumundaki yöneticilerin normal buldukları sizin için uygundur. Buna göre hareket edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Kartı aldığınız kurum, faizci bir kurum değilse, siz de faiz ödeme noktasına gelmiyorsanız kart kullanmakta sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Ortadaki hata gayet büyük bir hatadır. Senin endişe etmen de gayet doğrudur ve gereklidir. Yalnız senin ifadelerin yani olayı ifade ettiğin kavramlar çok ağır olmuş. Bu kavramları bu şekilde kullanmaman daha doğru olur. İkinci olarak da şu gerçeği bilmelisin: Sen de daha yeni dönüş yapmışsın. Dün bir bugün iki. Gerçekleri öğrenip nefsi terbiye etmek için belli bir vakte ihtiyaç olacağını bilmen gerekir. Biraz daha sabırlı ol ve kazanmaya çalış. Adım adım yol aldığın gibi kelime kelime kazanacaksın. İterek kazanmak olmuyor. Sabret ve yılma sakın.
Aleykümselam. Öğrenci indirimi kurllarına bakın, size uygunsa öğrenci olarak verin. Değilse tam verin.
Aleykümselam. Doğal bir evliliğin doğal şartlarda oluşması gerekir ki, doğal olarak bir ömür boyu sürsün. Acıkan bir insana 'iki gün sonra yiyeceksin' denemeyeceği gibi, evlenme vaktinin geldiğine inanan birine de 'iki yıl bekle' denemez. Bu iki yıl bekleme, bile bile harama yol açma demek olur ki, mü'min bunu ne düşünebilir ne de telaffuz edebilir. Sizin durumunuzun evlenmekten başka bir çaresi yoktur. Mesele iffet ve ahlâk meselesi ise hemen evlenmelisiniz. Başka bir şey ise onu bilemem.