Fetva Meclisi
Soru
İki arkadaşım bana belli bir para verip yaptığım ticarete ortak olmak istediler. Ben de aramızdaki dostluğa dayanarak kabul ettim. Bir zaman sonra işim bozuldu. Onların bana verdikleri benim ortağım olmalarını sağlayan hisseleri de batmış oldu. Arkadaşlarım onların parasını ödemem gerektiğini söylüyorlar. Bir hocaya gidelim deyince de kabul etmiyorlar. Onların parasını ödemem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Sermayeyi garanti eden bir ortaklık caiz olmaz. Arkadaşınız sizin paranızı hissenize ne kadar düşüyorsa o kadarı ile çalıştırsın. Kâr edince hisseniz kadar kâr, zarar edince de hisseniz kadar zarar etmiş olacaksınız. Ortaklığın böylesi caizdir. Sizin sermayenizin garantide olduğu ortaklık caiz olmaz.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
Böyle bir ortaklık olmaz. Bu bir faiz işlemidir. Ortaklık, herkesin hissesi kadar kâr ve zarara ortak olduğu bir ortaklık olursa dinen caiz olur.
Kâr ve zarar üzerine kurulu bir ortaklık caiz olur. Sizin anlaşmanızda verdiğiniz para karşılığı her ay size net bir kâr veriyorsa bu, sizin paranızı kiraya verdiğinizi gösterir ki, bankaların da yaptığı iş budur. Yani bu bir faizdir. Anlaşmanızı değiştirip, onun işinde hangi orana tekabül ediyorsa o oranda ona ortak olarak çalışın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir ödemeyi ancak, onu ortaklıktan çıkarmak için yapabilirsiniz. Çünkü o, sizin ortaklık teklifinize hayır demediği için kabul etmiş sayılmaktadır. O şu anda sizin ortağınızdır. Vereceğiniz para da ortaklıktan çıkması yönünde olur. O da bir hak talep etmezse mesele biter.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
Bir Müslüman’ın evine onun izni olmadan kimse giremez. Sizin bile babanızın izni olmadan onun evine misafir getirmeniz caiz değildir. Bunu göstererek babanızın aleyhinde konuşmanız da yanlış bir iştir. Siz inşaallah ev sahibi olduğunuzda arkadaşlarınızı misafir edersiniz. Şimdilik babanızın gönlünü almadan kimseyi onun evine getirmeyin.
- Özellikle arkadaş çevresine dikkat edeceksin. Arkadaş etkisi dinin tamamına mal olabilecek bir etkidir. - Hidayetin sönük sürmesine neden olabilecek kibir, zulüm, sünneti hafif görme, haramları önemsememe, mübahlarda aşırılığa kaçma gibi noktalara dikkat edeceksin. - “Kalbin mescitlere kilitlenmiş” ifadesine benzer bir ibadet sürekliliği sürdüreceksin. - Hatalardan tevbe etmeyi asla unutmayacaksın. - Kur'an sana nefes aldıran bir candır diye bilecek ve onunla okuyarak, dinleyerek, amel ederek ilgileneceksin. - Nefsinle cihadı ihmal etmeyeceksin. - Çok dua edeceksin, çok.
Bu konu ile alakalı ikinizden başka kimse yok ise yani danışacağınız şahit olabilecek kimse yok ise o zaman bu meseleyi büyütmeden aranızda çözmelisiniz. Mevzunun içeriği hakkında malumatımız olmadığı için bunun dışında bir şey diyemiyoruz.
Güzel gencim, Mü'min haramda yoktur, Hilede yoktur, Tuzakta yoktur, Aldatmakta yoktur, Alay etmede yoktur, Onur kırmada yoktur, İftirada yoktur, Zulümde yoktur, Haram yemede yoktur. Tek kalsa da bu dünyada yoktur oralarda.
Sizin imanınıza zarar nedeni olmaz diyemem ama ilişkiyi kesmeniz de onun açısından umut kapısının kapanması olabilir. Mesafeli ve seviyeli bir ilişki koyun ortaya. Yer yer nasihat edin ama asla tartışmayın. Her tartışma onu köklendirebilir. Ve onun için dua edin, Allah Teâlâ kurtarsın.
İtidal olan, Haramdan uzak durmak ve bu uğurda her şeyi göze alabilmektir. Aşırı ile normalin karıştığı bir dünyada siz, Allah ile olun. O beraberliğin adı ne olursa olsun meraklanmayın.