Fetva Meclisi
Soru
Arkadaşım bir söz verdiğimi iddia ediyor ama ben verdiğim o sözü hatırlamıyorum. Başka şekilde söz verdiğimi hatırlıyorum. Zira çok düşündüm ama hiç o şekilde anımsayamadım, o şartlara baktığımda da mantığıma uyan bir söz değil. Ben kendi verdiğimi sandığım söze göre hazırlık yapmıştım. Arkadaşımın iddiasına göre mi yoksa kendi hatırladığıma göre mi hareket etmeliyim? Böyle bir söz vermiş ama unutmuş olma ihtimalim de var.
Cevap
Benzer fetvalar
Arkadaşlığınızı devam ettirin. Tartışma konularına girmeyin. Arkadaşlık tartışmak için değildir ki. Olmazsa aranıza mesafe koyun ama tamamen kopmayın.
İnanmamış olsa bile sen o hatayı işledin, o kişinin aklında bir iz kalmış olabilir. Helallik alman ahiretin için daha doğru olur.
Selamünaleyküm. Önce kendimizi kurtarmak zorundayız. Birilerine faydamız olacak diye kendimizi riske atamayız. Faydasını kati olarak ummadığınız yere gitmeyin.
Selamünaleyküm. Şart koşmanız şartınıza bağlı kalmanızı gerektirmektedir. Önceden düşünecektiniz. Bilerek konuşmayın. Bilmediklerinizden mesul olmazsınız.
Yapmamız gereken o kadar çok işimiz vardır ki, o işlerimizin arasında birbirimizin fikir farklılıklarına ayırabileceğimiz bir vakit limiti yoktur. Hiç yoktur. Bugüne kadar kolay kolay iki insan birbirlerini böyle derin konularda ikna edebilmiş değildirler. Herkes kendi düşüncesinden memnundur. Gereksiz yere enerjimizi birbirimizle israf edemeyiz. Size tavsiyem bu konular açıldığında teşekkür edip susarak konunun dışında kalmanızdır. Ben öyle yapıyorum. En azından onun fikirlerinin derinleşmemesini sağlarsınız. Kendi psikolojiniz de bozulmamış olur. Şeytan bizi, birbirimizle tartışırken görmekten mutlu olur. Onu mutlu edecek işleri iyi niyetle bile olsa yapamayız. Tavsiyem budur: Tartışmayın. İzah etmeyin, eğri zannettiğinizi doğrultmaya çalışmayın. Bugüne kadar düzeltebilen olmadı, siz de düzeltemeyeceksiniz. İşinize bakın; işimiz vaktimizden çoktur.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
- Özellikle arkadaş çevresine dikkat edeceksin. Arkadaş etkisi dinin tamamına mal olabilecek bir etkidir. - Hidayetin sönük sürmesine neden olabilecek kibir, zulüm, sünneti hafif görme, haramları önemsememe, mübahlarda aşırılığa kaçma gibi noktalara dikkat edeceksin. - “Kalbin mescitlere kilitlenmiş” ifadesine benzer bir ibadet sürekliliği sürdüreceksin. - Hatalardan tevbe etmeyi asla unutmayacaksın. - Kur'an sana nefes aldıran bir candır diye bilecek ve onunla okuyarak, dinleyerek, amel ederek ilgileneceksin. - Nefsinle cihadı ihmal etmeyeceksin. - Çok dua edeceksin, çok.
Bir Müslüman’ın evine onun izni olmadan kimse giremez. Sizin bile babanızın izni olmadan onun evine misafir getirmeniz caiz değildir. Bunu göstererek babanızın aleyhinde konuşmanız da yanlış bir iştir. Siz inşaallah ev sahibi olduğunuzda arkadaşlarınızı misafir edersiniz. Şimdilik babanızın gönlünü almadan kimseyi onun evine getirmeyin.
Sen, kendin için yaşamaya bak, kendine güzel ol. Birisinin peşinden zelil olmak seni tüketir. Müslüman bir insan hayata ve kendisine daha onurlu bakmalı değil midir?
Ortak yapılan bir işte özel bir hıyanet içine girmeyen ortak zarar ödemez. Çalma, hainlik, ciddi bir ihmal gibi nedenlerle zarar olursa o zarar ödenmelidir. Böyle bir kasıt olmadan siz onların sermayesini öderseniz bu bir faiz işlemi olmuş olur ki caiz olmaz.
Müslüman günah işlediği zaman tevbe eder. Sebep olduklarına da tevbe edip onların da tevbe etmesini tavsiye eder. Tevbesinde de samimi olduktan sonra biiznillah bir vebal olmaz.
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.