Fetva Meclisi
Soru
Hocam mü'min bir hayat üzere yaşadığımı umuyorum ama ayağımın kaymaması için özellikle nelere dikkat etmeliyim sizce?
Cevap
Benzer fetvalar
Hepimiz kuluz, hepimizin bir imtihanı muhakkak vardır. İyi bir sonla ahirete gitmek için gayret etmek zorundayız. Arkadaşınız için hem dua edin hem de daha fazla destek verin. Bulunduğu ortamı değiştirmesini tavsiye edin. Bulunduğu ortamda siz yokken etki altında kaldığı kişileri ve eylemleri değiştirmelidir.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Mü'min şeriatına göre yaşar. Şeriata göre yaşayınca da dininin teminatı altında olur. Biiznillah sorunsuz ve güçlü bir hayatı olur. Bunun için de temel ölçü olarak helaller/haramlar dairesinde kalır. Helalleri aşmamayı haramlara bulaşmamayı ilke edinmek böyle bir teminat verir. Bu da şu demektir: İmanlı insan olmayı hayatın anlamı olarak bileceksin. İmandan sonra en büyük vazifen tek bir haram da olsa haramdan uzak kalmak olacak. Haramla bulaşık kalmaktan ise hicret etmeye razı olmak demektir bu. Allah’ın farzlarından eksiğin olmayacak. Zira farzları eksik bırakmak da bir haramdır. Nafile ibadetlerden konumun, kabiliyetin ve fırsatların doğrultusunda yapabildiğini yapacaksın. Mü'min bir çevrede olmayı ilke edineceksin. Telefondaki arkadaş listenden çay içtiğin insanlara kadar seçici ve korunmuş kalma ilkeni bozmayacaksın. İnsanî ilişkilerin iyi olacak. Başta ebeveynin ve ardından akrabaların sende Allah’ın emaneti olarak bilinecek. Diğer insanlarla da mesafeli ama saygılı olmayı bileceksin.
- Namazı ebediyyen bırakmamaya kararlı ol. - Seni boşlukta tutan, yanlışa sevk eden şeyleri terk etmeye azimli ol. - Birden yapma yerine adım adım yapma planı kur. - Sosyallikten kopma yerine sosyal alan ve arkadaşlarını birer birer değiştirmeyi dene. - Namazın yanında hususi dua et. - Ve Kur'an okumayı muhakkak öğren, oku. - Kitap oku ve bir ders halkasına katılmayı dene.
arkadaş konusundaki diğer fetvalar
Bu konu ile alakalı ikinizden başka kimse yok ise yani danışacağınız şahit olabilecek kimse yok ise o zaman bu meseleyi büyütmeden aranızda çözmelisiniz. Mevzunun içeriği hakkında malumatımız olmadığı için bunun dışında bir şey diyemiyoruz.
Bir Müslüman’ın evine onun izni olmadan kimse giremez. Sizin bile babanızın izni olmadan onun evine misafir getirmeniz caiz değildir. Bunu göstererek babanızın aleyhinde konuşmanız da yanlış bir iştir. Siz inşaallah ev sahibi olduğunuzda arkadaşlarınızı misafir edersiniz. Şimdilik babanızın gönlünü almadan kimseyi onun evine getirmeyin.
Ortak yapılan bir işte özel bir hıyanet içine girmeyen ortak zarar ödemez. Çalma, hainlik, ciddi bir ihmal gibi nedenlerle zarar olursa o zarar ödenmelidir. Böyle bir kasıt olmadan siz onların sermayesini öderseniz bu bir faiz işlemi olmuş olur ki caiz olmaz.
Sen, kendin için yaşamaya bak, kendine güzel ol. Birisinin peşinden zelil olmak seni tüketir. Müslüman bir insan hayata ve kendisine daha onurlu bakmalı değil midir?
Müslüman günah işlediği zaman tevbe eder. Sebep olduklarına da tevbe edip onların da tevbe etmesini tavsiye eder. Tevbesinde de samimi olduktan sonra biiznillah bir vebal olmaz.
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.