Fetva Meclisi
Soru
Hac için yolculuğa çıkıldığı zaman kişi memleketinden ihramsız çıksa, Mekke'ye ihramsız girse ve buradan Ten'im'e geçip ihram giyse hac ya da umre olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
İhram, Mekke’ye girip umre veya hac ibadetinin gereklerini yerine getirmeye niyet etme durumudur. Bunu (erkekler) üzerindeki kıyafetlerin tamamını çıkarıp iki bez parçası ile tesettür yaparak da dış görünüşe yansıtırlar. İhrama şartlarına uygun olarak niyetlenen birisi asla hac veya umresini bitirmeden ihramdan çıkamaz. Çıktım zannederek rahat etmesi durumunda ise ihramlıya yasak olan her şey onun için devam eder. Ülkesine geri dönmüş olsa bile durum böyledir. Şu bilinmelidir ki: İhram, ona niyet edenin üstündeki o iki bez parçasının adı değildir. Onların çıkarılması ile ihramdan çıkılmış olmaz… Bir düşman saldırısı veya o anlama gelecek engel ortaya çıkarsa ihramlı bir kurban keserek ihramından çıkabilir. Hanefi fukahasına göre hastalık ve harçlığını yitirmek gibi bir durum oluşursa da a şıkkındaki gibi hareket eder. Bunun dışında ihrama girerken “olmazsa çıkarım ihramdan” demiş olsa veya olmasa hiçbir türlü ihram terk edilemez. Edilirse ihram yasaklarının her biri için bir ceza ödemesi gerekir. Zaman ne kadar geçerse geçsin bu hüküm değişmez.
Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikât yerinden ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac veya umre vazifelerinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse bulunduğu yerden ihrama girer ve bu davranışı sebebiyle ceza olarak bir dem; küçükbaş hayvan kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-15) Âdetli veya lohusa olmak, ihrama girmeye engel değildir. Dolayısıyla bu hâlde olan bir kadının mikât sınırlarını geçmeden, ihram namazı kılmaksızın niyet ve telbiye getirmek suretiyle ihrama girmesi gerekir. Âdetli bir kadın, tavaf dışındaki bütün hac vazifelerinde diğer hacıların bağlı olduğu hükümlere tâbidir. (Buhârî, Hayız, 1 [294]; Müslim, Hac, 119-120 [1211])
Hanefî mezhebine göre Harem sınırları içerisinde bulunan bir kimsenin, herhangi bir sebeple mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem bölgesine dönmesi hâlinde her hâlükârda ihrama girmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/167; Aynî, el-Binâye, 4/162) Şâfiî mezhebine göre bir kimsenin hac veya umre yapma niyeti olmadıkça mikât yerlerini ihramlı geçmesi zorunlu değildir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/388; Nevevî, Ravza, 3/39, 77) Mâlikî mezhebine göre ise kısa süreliğine mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem’e dönmek isteyenlerin, gittikleri yerin Tâif gibi Mekke’ye yakın olması şartıyla Harem bölgesine dönerken ihrama girmeleri zorunlu değildir. (Hattâb, Mevâhib, 3/41; Meyyâre, ed-Dürrü’s-semîn, 505-506) Mekke’de bulunup mikât dışında kalan Tâif gibi yakın bir yere gidenler için esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmeleridir. Ancak bu durumdaki kimseler, ihtiyaç hâlinde mikât sınırını ihramsız geçmeyi caiz görenlerin görüşüyle de amel edebilirler.
Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse Hanefîlere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun veya keçi kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-14) Buna “ceza hedyi” denir. Bu tür kurbanlar, Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla kurban bayramı günlerinde kesilebileceği gibi diğer günlerde de kesilebilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/181; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/499)
Hac ve umre ibadeti için niyet edip ihram giydikten sonra şeri bir özür olmadan terk etmek yoktur. Hacca mahsus özelliklerden biri de niyetten sonra terk edilemiyor oluşudur. Kâbe’yi tavaf edebilmek için harem bölgesinden ihramla geçmek gerekmektedir.
Siz, Mikat dâhilinde bulunuyorsanız yani hacıların ihramsız geçmeleri yasak olan sınırın içinde iseniz Mekkeli durumdasınız. Sizin için ihram mecburiyeti yoktur. Mikat sınırları dışında ikamet ediyorsanız takvaya uygun olan ve Hanefi mezhebinin görüşüne bağlı kalacak için gereken ihramlı olarak Mekke'ye girmektir. Ulemanın belli bir bölümü ise bunu şart koşmamıştır. Bilhassa çevre yolundan Taif'a giderken ihrama girip umre yapmanız bu içtihada göre gerekmeyebilir. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, mübarek yerlerin kıymetini bilmeyi size ve hepimize müyesser kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kurbanı alet ederek başka şeyler elde etmenin ötesinde bir anlamı olduğunu zannetmiyorum. Allah'a emanet olunuz.
Kırmamak, dökmemek şartıyla söyleyin. Söylemezseniz mesul olursunuz. Yalnız tepki sert olursa uzatmayın, nefisler kabarmadan özür dileyip yolunuza devam edin. Allah'a emanet olun.
Yabancı bir bayanın yabancı bir erkekle tokalaşması konusunda hüküm kesindir. Tartışılabilecek bir yönü yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Bu bir fıkıh hükmü değildir. Bir tür incelik ve hacılara benzeşme gayretidir. Terkinde sakınca olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.
Namaza niyet, kişinin hangi namazı kıldığını bilerek namaza durmasıdır. Sizin zikrettiğiniz şekilde sesli yapılan niyet, niyetin esası değildir. Şöyle de diyebiliriz: Namaza durduğunuzdan itibaren herhangi bir an, hangi namazdasınız sorusuna hemen şu namaz diyebiliyorsak namaz ve niyet tamam demektir. Allah kabul etsin.
Namazı hayatımızın esası olarak görmemiz şarttır. Prensip olarak namazı sorun etmeyen bir iş bulmaya çalışalım. Onu buluncaya kadar da namazı kılınması caiz olan her yerde kılabilir. Sadece farzlarını kılabiliyorsak o da olur. Tuvaletin, bir seccade serilecek kadar mekânı varsa orada namaz kılabilirsiniz. Ama namazı daha onurlu tutan iş bulun. Allah'a emanet olun.