Fetva Meclisi
Soru
Hocam, dün akşam Haklar Dosyası (http://www.sosyaldoku.com/hayatrehberi/56-haklar-dosyasi) adlı dersinizi izledim. Müslümanın giymesi gereken ayakkabıdan bahsederken bir de kadının nasıl ayakkabı giymesi gerektiği hakkında bilgi sahibi oldum. Önceden dinlediğim bazı sohbetlerinizde de mevzusu olmuştu, ben de ses çıkarmayan ayakkabı giymeye başladım şükür. Allah razı olsun sizden. Bunu bilmiyordum, öğrendim. Bugün dışarıdayken yanımdan çarşaflı bir bayan kardeşim geçti, ayakkabı sesi tak tak şeklindeydi. Sonra baktığımda çok uzun, ince topuklu bir ayakkabı olduğunu ve file şeklinde dikkat çekici bir bayan çorabı giydiğini gördüm. Hemen sizin derste söyledikleriniz geldi aklıma, sonra da tövbe tövbe, önce kendine bak, dedim içimden, belki düğüne gidiyordur, arabasına binecektir diye düşündüm. 20 dakika ben arkada o önde yürüdük. Kendi içimde ben bunu öğrendim, gidip söylesem mi diye düşündüm. Sonra yanlış anlar diye vazgeçtim ama 20 dakika bunu yapıp yapmamak arasında gittim geldim tuttum kendimi. Doğru mu yaptım? Uyarmalı mıydım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Haklısınız kardeşim, haklısınız ama baştan ayağa gelinceye kadar kaç organ var bir bakar mısınız? Haklısınız ama diyebileceğim yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!
Selamünaleyküm. Yönlendirici ve karar verme etkeni olarak rüyaların bir değeri yoktur. Mü'min bir insan olarak, kalbinize bakın. Allah'ın rızasına uygun olmadığına dair içinizde oluşan tereddütleri inceleyin. Ahireti yakmaya değmez gördüğünüz işleri bırakın. Allah yardımcınız olsun.
Önce sizi tebrik ederim. Allah'ın razı olacağı bir karar vermişsiniz. Bu karardan bir daha dönmemek için sebat ve sabır üzere olmanız gerekir. Pardösü veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a- Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b- Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c- Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. d- Giyiminizi karşınızdakilere göre üç standarda oturtun: Birinci standart: Eşinizi ölçü alın. Bu ölçüde hiçbir sınır yoktur. O nasıl istiyorsa, nasıl sizi güzel görüyorsa öyle giyinin veya giyinmeyin. Tabii ki sadece onun bulunduğu ortamlar içindir bu. İkinci standart: Baba/anne, çocuklar, torunlar, kardeşler, kayınpeder, dayılar, amcalar, yeğenler gibi birinci dereceden sayılacak yakınlarınıza göre bir ölçü kurun. Bu ölçü, bol bir giyim ve sizin kadınlığınıza karşı göz kışkırtmayacak kadar bir giyim olsun. Ama dikkat edin, bu sınıf içinde enişteler, kayınlar, arkadaşlar, akrabalar yoktur. Üçüncü standart: Bu iki gruba girmeyen bütün erkek ve kadınlara göre bir ölçü kurun. Bu ölçü de sizin tek bir kılınızın, bedeninizin herhangi bir yerinin şeklinin belli olmaması, kıyafetinizin kendisi göz zevki tatmin etmeye uygun olmaması şeklinde ortaya çıkmalıdır. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Sizi tekrar tebrik ederim.
Selamünaleyküm. İki çizgi arasında bir yolu siz dengeleyin: Haramlara bulaşmayın ve onun gözünde cazibenizi yitirmeyin. Siyasetiniz bu olmalıdır. Bundan da anlaşılıyor ki, alenen haram olmayan şeylerde, evliliğinizin istikrarı için esnek olun.
Selamünaleyküm. Sizde iki önemli husus var. Birincisi, ayrıntılara çok takılıyorsunuz. Ayrıntılarla uğraşmayın, aslı kaybedersiniz. İkincisi de vaktinizi tam dolduramıyorsunuz. Kendinize faydalı işler üretin. Okumayı artırın. İbadetleri artırın. Sılayırahim yapın, ders dinleyin. Vaktinizi size yetmeyecek hâle getirin. Başka bir sorun yok inşaallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mikat bölgesini ihramsız olarak geçmek iki türlü olur. Bir, hacca niyetli olduğu halde ihram kıyafetine bürünmemiş olmak ki, bu durumda geri dönmesi ihrama girip girmesi gerekir. Bunu yapamazsa kurban keser ve oradaki fakirlere dağıtır. Eğer mikatı geçtiğinde hacca niyetli değildi ise yani sonradan niyet etti ise yaptığında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Kurbanı alet ederek başka şeyler elde etmenin ötesinde bir anlamı olduğunu zannetmiyorum. Allah'a emanet olunuz.
Namaza niyet, kişinin hangi namazı kıldığını bilerek namaza durmasıdır. Sizin zikrettiğiniz şekilde sesli yapılan niyet, niyetin esası değildir. Şöyle de diyebiliriz: Namaza durduğunuzdan itibaren herhangi bir an, hangi namazdasınız sorusuna hemen şu namaz diyebiliyorsak namaz ve niyet tamam demektir. Allah kabul etsin.
Namazı hayatımızın esası olarak görmemiz şarttır. Prensip olarak namazı sorun etmeyen bir iş bulmaya çalışalım. Onu buluncaya kadar da namazı kılınması caiz olan her yerde kılabilir. Sadece farzlarını kılabiliyorsak o da olur. Tuvaletin, bir seccade serilecek kadar mekânı varsa orada namaz kılabilirsiniz. Ama namazı daha onurlu tutan iş bulun. Allah'a emanet olun.
Yalan ve hileye yanaşmak doğru değildir. Allah'a emanet olun.
Yabancı bir bayanın yabancı bir erkekle tokalaşması konusunda hüküm kesindir. Tartışılabilecek bir yönü yoktur. Allah'a emanet olunuz.