Fetva Meclisi
Soru
Hocam on iki yaşlarında bir çocuk hafızlığa çalışırken yaramazlık yaptı diye veya ders veremedi diye yedi ayrı sopayla tek tek dövülerek cebinde parasının olup olmadığını sormadan İstanbul gibi bir yerde sokağa atıp hafızlıktan soğutmanın dinimizdeki hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimizin böyle bir emrini bilmiyorum. Okuyacak olan da kendi okur, başkasına neden okutuyor?
Siz, bir hususu merak edip araştırdığınızda bunu cevabına iman etmeniz gereken birinden öğrendi iseniz kesinlikle risk alırsınız itiraz ederek. Mesela internetten bir cevap öğrendi iseniz buna şüphe etmenizde bir sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Bu, kişiden kişiye, imandan imana değişir. Para önünde eriyen imanla, ateşlere atılınca bile yanmayan iman aynı mıdır? Kim neyi neden öğrendiğini kendi bilir. Hukuk da böyledir...
Onlardan biri sen yanlış yapıyorsun demedikçe veya yetkili imam sana izin vermiyor olmadıkça sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Herkes razı ise, baskı söz konusu değilse o şekilde bölüşmenizde sakınca yoktur.
Muhakkak çocuğunuzu hafızlık yaptırmış birine götürün. Onun tavsiyesine göre hareket edersiniz. İki dakikada yanlışsız bir sayfa okumadan hafızlık çok zordur. Okula devam ederken de disiplinli bir ailenin de çocuğun hafız olması mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
dayak konusundaki diğer fetvalar
Dinimiz İslam, fıtrat dinidir. Rabbimiz, kadın ve erkekten fıtratlarını koruyacakları bir sistem üzerinden kulluk ister. Müslümanlık teslim olmaktır. Size binlerce cevap verilebilir, yüzlerce örnek üzerinden kadın ve erkeğin fıtratı anlatılabilir. Sizi ikna eden örnekler, cevaplar verilse de kalbinizde olması gereken, teslimiyettir. Allah emreder, kul itaat eder. Din, budur. Müslüman, teslim olur. Teslim olmayan, bir insan mantığı üzerinden Rabbani hikmeti çözmek ister, bocalar, yorulur, yıpranır ama çözemez. İnsan mantığı, Rabbani hikmeti dünya sınırlılığında çözemeyecektir. Ahiret, Allah'ın hikmeti ile tanışacağımız yerdir. Bu kulluk imtihanıdır. Kulluk, isteyenin kabul ettiği istemeyenin kabul etmediği ama kimsenin değiştirmeye, yorumlamaya da cüret edemeyeceği sistemdir. Müslüman olduğunu söyleyen ama taşıdıkları İslam kimliğine uygun yaşamayan insanlar, İslam'ın kendisi değildir. Kişiler üzerinden İslam'ın tanınması ise Müslümanlığın aslını yansıtmayacaktır.
Müslüman insanı bağlayan en önemli kurallardan biri olan veda haccı konuşmasında Peygamber aleyhisselam efendimiz bütün Müslümanlara hitap ederek: ‘Kanlarınız, mallarınız, namuslarınız birbirinize haramdır.’ Kuralını koymuştur. Bu kurala dahil olanlardan biri de çocuktur. Çocuk da olsa insan olarak canı, malı, onuru koruma altındadır. Dolayısıyla baba veya bir başkası çocuğa eziyet edemez. Dövmek bir eziyettir, onur kırmadır. Babaya ve anneye izin verilen nokta ‘eğitim maksatlı’ cezalandırmalardır. Eğitim maksatlı cezalandırmalarla kinini kusma denebilecek dövmeler arasında gözle görülür büyük farklar vardır. Sinirlerini çocuklarda boşaltan anne babalar hatalı bir iş yapmaktadırlar.
Eğer teyzeniz buna Allah rızası için katlandı ise ne mutlu ona. O, tebrik edilecek bir hanımdır. Namaz gibi, oruç gibi sevap kazandığı bir işin içinde bulunmuştur. Ancak insanın kaldırması mümkün olmayan sadist bir işkenceye tabi tutuluyorsa, devlete baş vurup kendini koruma altına aldırabilir. Bunun dışında ise o, kazanıyor. Çocuklarını işe karıştırmaması ise ikinci bir meziyetidir; o da çok hoş. Çok dua etsin. Hem eşi için hem de kendisi için dua etmesi gerekir. Allah yardımcısı olsun, dualar ederiz kendisine.