Fetva Meclisi
Soru
Bir haber sitesinde tercüman olarak çalışıyorum. Faizli banka haberleri de oluyor. Onları tercüme etmemde sakınca var mı? Ne tür haberleri tercüme etmemde sakınca var?
Cevap
Benzer fetvalar
Her şeyden önce ciddi bir tevbe edin; faizli bir işe bulaşmanız en ağır günahlardan birine bulaşmanız demekti. Ağır bir zaruretten veya mecburi denecek bir işlemden ötürü oldu ise bu yine istiğfarı ihmal etmeyin. O parayı da bir fakire verebilirsiniz. Allah mağfiret buyursun.
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
Faizli işlem yapan bir bankada hangi isimle olursa olsun kazanılan para dinimizin bereketsiz ve hayırsız gördüğü bir paradır. İlk fırsatta o işi terk etmenizi tavsiye ederim. Aile huzurunuz, yavrularınızla ilgili emelleriniz, dininiz, duanız ve takvanız açısından imanınızın gereğini yapmalısınız. Ahiretinizi kurtarın, sizin ve ailenizin huzuru için böyle yapın.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz banka faizli bir banka ise öyle bir işlemin, haramla beraber bulunmak anlamında olacağını bilmelisiniz. Faizsiz bankalardan biri ise eğer, işlemde sakınca olmaz. Bankadan bir dakika önce kurtulmak mümkün ise onu yapmak gerekir. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Şeriat'ımıza uygun bir bankacılığın bugünkü şartlarda olmayacağını ve olmadığını bilmeliyiz. Sözünü ettiğiniz kurumlardan biri ile zaruretten çalışılabilir. O kurumların da saf helal olduğunu söyleyemeyiz. Onlarda da sözünü ettiğiniz gibi bir sıkıntı mevcuttur. En ehvenini tercih ederek mecburiyet karşısında çalışabilirsiniz. Yalnız onların içinde de bir sıralama yapılması gerektiğini unutmayın.
Bunun tekrarına izin verme, rızan olmasın bu işte.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
O insanlar, Ramazan'dan önce nerede doyuyorlardı? Emin misiniz, bir tabak yemek için orada yığınların beklediğinden? Ve bizim 'çadır' dediğimiz şey o bir tas çorba değildir. Çadır üzerinden Ramazan'ın eğlenceye dönüştürülmesine ve birilerinin siyasi iktidarını din üzerinden güçlendirmesine karşıyız. Fakiri doyurandan Allah razı olsun.
Böyle bir emir veya tavsiye bilmiyorum. Yasak ve sakınca olacağını da bilmiyorum.
Peygamber aleyhisselam efendimizin ikindi namazını kıldıktan sonra iki rekaat nafile namaz kıldığı şeklinde bir rivayet vardır. Genel kural ise ikindinin farzından sonra güneş batana kadar nafile namaz kılmanın keraheti şeklindedir. Efendimizin kıldığı iki rekaatın ise onun şahsına mahsus bir ibadet olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Bildiğiniz gibi efendimiz aleyhisselamın bazı işleri onun zâtına mahsustur. Bu da onlardan biridir.
Mü'min cambazlık etmez, hileli iş yapmaz, savaşacaksa savaşını da aleni yapar. Öyle bir hileyi fetva üzerinden yapamazsınız.
a- İbadetin aslı niyettir. Niyet edilmedikçe ibadet olmaz. b- ..se,..sa ile niyet olmaz. Kalben 'karar verdim, kesin' denen şey niyettir. c- Oruca imsak vaktinden önce niyet edilmesi esas olan uygulamadır. d- Ramazan orucu, sabit bir gün için adanmış adak orucu ve nafile oruçlar için KUŞLUK VAKTİNE KADAR niyet edilebilir. e- Kuşluk vaktine kadar niyet edebilmek için imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmamış olmak gerekir. f- Ramazan orucunun kazası, keffaret oruçları, bozulan bir orucun kazası oruçlarında ise İMSAK VAKTİNE KADAR niyet etmek şarttır. g- Ramazan günü oruca niyet etmediği için gündüz yemek yiyen kebair (büyük) bir günah işler. Keffaret ise gerekmez. Çünkü keffaret, başlanmış bir ibadetin bozulmasına yönelik bir cezadır. O kişinin büyük bir tevbe ile Allah'a yönelmesi gerekir.
Sabredeceksiniz. Yüz yıl da olsa sabredeceksiniz. Şeytan onu aldatarak sizi de kışkırtarak ortadaki ateşi parlatıyor. Bu sizin yavrunuzun hastalığı gibi bir durumdur. İyileşene kadar sabredeceksiniz. Kızar veya kızdırırsanız kaybedersiniz. Şeytana yardım etmeyeceksiniz. Bir zaman sonra döneceğini beklemelisiniz. Onunla değil arkadaş çevresi ile uğraşabilirsiniz. Aileden birinin ona bağırdığı zaman muhakkak diğeri de yüreğini açsın. Gerekiyorsa bir zaman namazdan söz etmeyin. Gerekiyorsa evde bir gözünüz ve bir kulağınız kapalı olsun. Sabredin kazanın.