Fetva Meclisi
Soru
Hanımlar hayız halinde itikâfa girebilirler mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadınlar için de i’tikâf vardır. İ’tikâfları evlerindeki mescid olarak kullandıkları odada olur. Camide i’tikâf yapan erkekler camide nasıl bulunuyorlarsa o da evinin o odasını o şekilde camileştirerek bu ibadeti yapar. Yalnız kadının evli olması durumunda eşinin bu ibadetine izin veriyor olması gerekir. Zira i’tikâf ibadeti nafile bir ibadettir. Nafilelerde eşin müsamahası şarttır.
Dinî bir terim olarak itikâf akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş bir Müslüman’ın beş vakit namaz kılman bir mescitte ibadet/Allah’a yakınlık elde etme niyetiyle bir süre durması demektir. İtikâfa giren kimse, camide yer, içer, uyur ve ihtiyacı olan şeyleri mümkün olduğu takdirde camide tedarik eder. Tuvalete gitmek, abdest almak ve gerekli olduğunda gusletmek gibi tabiî ihtiyaçları için ise camiden dışarı çıkabilir. Bulunduğu camide cuma namazı kılınmıyorsa, cuma namazını kılmak üzere başka bir camiye gidebilir. Cenaze namazı için ise dışarı çıkamaz. Kendisine veya malına bir zarar geleceği korkusuna kapılması ya da zorla çıkarılması hâlinde başka bir camiye gitmek üzere içerisinde bulunduğu cami veya mescitten çıkabilir. Bu zorunlu hâllerin dışında camiden çıkarsa itikâfı bozulur. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/129-131) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Ramazan’da ve özellikle bu ayın son on gününde itikâfta bulunduğunu bildiren birçok hadis-i şerif vardır. (Buhârî, İ‘tikâf, 1 [2025-2026]; Müslim, İ‘tikâf, 1-5 [1171-1172]) Nâfile olan itikâfın en azı bir gündür. İmam Ebû Yûsuf en az süreyi, bir günün yarıdan fazlası olarak belirlerken; İmam Muhammed itikâf için bir saati de yeterli bulur. Yukarıda izah edildiği şekli ile camide itikâf erkeklere mahsustur. Kadınlar ise evlerinin namaz kılmak üzere belirledikleri bir yerinde itikâfta bulunabilirler. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/129) Şâfiî mezhebine göre ise mescit dışında itikâf caiz değildir. Kadın, kocasından izin alarak mescitte itikâf yapar. Zira Hz. Peygamber’in (s.a.s.) eşlerinin mescide itikâfa girdikleri rivâyet edilmiştir. (Müslim, İ‘tikâf, 5-6 [1172]) Bu mezhebe göre itikâf sırasında oruçlu bulunmak da şart değildir. (Şîrâzî, el-Mühezzeb, 1/350; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/188-191)
Selamünaleyküm. Evinde namaz kılmak için ayırdığı oda i'tikâf odası olmalıdır. Mutfağa gidip yemek pişirmesi de doğru olmaz. Sadece abdest ihtiyacı ve yemek atıştırmak için çıkabilir o odadan.
Bayan evinde i’tikâf tuttuğunda namazları evinde kılmalıdır.
Dinimizde farz olan ibadetler, gerekli şartları taşıyan kadın-erkek herkesin yapması gereken bireysel ibadetlerdir. Bu ibadetleri yapması için eşlerin birbirlerine engel olması caiz değildir. Bununla birlikte Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre haccın farz olması için gidip gelinceye kadar yeterli maddî imkânın yanı sıra kadının yanında bir mahreminin de bulunması gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/419; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/230) Şâfiîlere göre üç veya daha fazla güvenilir kadın, yanlarında eş veya mahremleri olmasa da hacca gidebilir. Mâlikî mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir grup içerisinde olması hâlinde tek başına hacca gidebilir. Ancak kadınlardan oluşan bir grup içinde olması tavsiye edilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/216; Desûkî, Hâşiye, 2/9-10) Bu itibarla Hanefî mezhebine göre evli bir kadının kendisiyle birlikte gideceği bir mahremi yoksa hacca gitmesi uygun değildir. Ancak kocasının iznini ve rızasını alan bir kadın, güvenilir bir hac organizasyonuyla Şâfiî ve Mâlikî mezheplerini taklit edip mahremsiz olarak hacca gidebilir. Haccın gerekli şartlarını taşıyıp yanında bir mahremi olan kadının farz olan hacca gitmesine eşi engel olamaz. Buna hakkı yoktur. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/231) Umre farz olmadığı için yanında mahremi olsa bile kocasının izni olmadan bir kadın umreye gidemez.
Namaz kılınan bir yere kadının aybaşı gününde girmesi namaz dışında bir nedenle de olsa caiz olmaz. Eğer belirttiğiniz yer, caminin kapısı namaz için açıldığında girilip namaz kılınan bir yer ise iki durumda da caizlik yoktur.
adet konusundaki diğer fetvalar
Endişe edecek bir durum yoktur. Geçmiş olsun. Gelininiz ne zaman adeti bitti ise gusledecekti. Gusletmesi mümkün değil ise teyemmüm eder. Teyemmüm de gusül gibi olur. Ne zaman gusledebilir olursa o zaman gusletmeye devam eder. Tekrar geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. a- Yasak olan cinsel organların iç içe olacağı şekilde bulunmak yani o düzeyde bir ilişki içinde olmaktır. Aybaşı döneminde kadının cinsel organının kullanılması haramdır. O düzeyde olmayan ilişki de bir sakınca yoktur. Bir çamaşır üzerinden ilişki olsun denmesinin nedeni o esnada bunun organı kullanma tehlikesi oluşturmasındandır. Tehlike yoksa yani eşler kendilerine güveniyorlarsa sıkıntı yoktur. b- Bilhassa gençlik ve evliliğin ilk dönemlerinde bir hafta sabredemiyor olmak ayıp da değildir, günah da değildir. Tam aksine şeytan, o bir haftayı arada bir soğukluk zemini olarak değerlendirecekse belirttiğiniz şekilde istifade etmek tavsiye bile edilebilir. Erkek/kadın birbirlerinin elbisesi gibidirler. Elbiseyi hiçbir zaman çıkarmayabiliriz.
Aleykümselam. Beyaz sıvı gelmeden veya on gününüz dolmadan kendinizi temizlenmiş gibi kabul etmeniz hata olmuş. Bunun için istiğfar edin. Oradaki tavafınız için de istiğfar edin. Şu anda ise yapacak bir şeyiniz yoktur, hoca efendi de size bunu söylemiş olmalı. Allah Teala haccınızı kabul buyursun. Hatalarınızı ve hatalarımızı mağfiret buyursun.
Selamünaleyküm. Mezarlık, kadının adetli iken giremeyeceği bir yer değildir. Girilemeyecek mekân cami/mesciddir. Girer, ziyaret eder ama orada Kur'an okuyamaz o durumda iken.
Gusül ilişki veya meni boşalması ile gerekir. Aybaşı durumundaki bayanın cünüp olması söz konusu olmaz.
Bayanlar için petlerini yakma gibi bir durum yoktur. Sıradan çöp muamelesi yapabilirler.