Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam; hayırlı sabahlar Allah'ın rahmeti üzerinize olsun ınsallah hocam; arkadaşımın elinde bir miktar haram para, kazancına gıren bu parayı degerlendırmesı husunda söyle dinliyorum: Haram kazanç elden çıkarılmak isteniyorsa öncelikle sahipleri biliniyorsa sahiplerine iade edilmelidir. Eğer haram kazanç, devlet hazinesine veya kamuya ait ise bunların yeniden devlete verilmesi veya kamu menfaatlerine harcanması gerekir. Haram kazancın sahipleri veya kaynağı bilinmiyorsa bu takdirde bu para “habîs” yani kazanılma şekli itibariyle “pis” olduğu için halkın umumi ihtiyaçları için – tuvalet, hamam yapımı gibi- kullanılabilir Cami, vakıf gibi hayır kurumlarının elektrik, su, doğalgaz gibi faturaları ödenebilir. Bu yollar bulunamadığında, zarurete binaen ve hayır niyeti taşımaksızın ihtiyaç sahibi fakir insanlara verilebilir. Zira bu para, kazanan yönü itibariyle “pis” hükmünde olsa da verilen insanlar itibariyle bu mahiyetinden çıkmış olur. Sızce hocam benım dusuncem bu sekılde ne dıyor sunuz? Elden cıkması için bunları yapması yeterlı mı? Şımdıden tesekkur ederım hocam aydın bılgılerınız ıcın kolay gelsın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Haram bir paranın elden çıkarılmak için verilmesinde iki şeye dikkat edilmelidir. Birincisi ondan bir sadaka beklentisi içinde olunmayacaktır. İkincisi de, veren kişinin direk veya dolaylı bir yolla ondan istifadesi olmayacaktır.
Selamünaleyküm. Bir kere bu kardeşimiz mükemmel bir tevbe etmelidir. Tevbesini canı bilmelidir. Sonra da ana sermayesini helal malı olarak bilmeli ve faizden geldiği kesin olan rakamı da elinden çıkarmalıdır. Elinden çıkarırken de sadaka gibi bir niyet edemez, haramla sadaka olmaz. Üçüncü muhtaç zannettiği bir veya bir kaç kişiye devretmesinde sakınca yoktur.
Aleykümselam. Allah rızasına bağlı olarak yapılan işlerde ihlas ve helal kaynaklılık çok önemlidir. Yapacağımız işin bereketi açısından bu hususu önemli tutmalıyız. Bir kişinin kazancının sadece haramdan olması durumunda onun malını bilerek çalışmamıza katmamız yanlış olur. Malında haram karışımı bulunan içinh ise aynı şeyi söyleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Bilerek harama hamallık etmeyin. Bu birincisi. İkinci olarak da, kalbinizin rahatlıkla benimsemediği bir şeyi tuvalette de harcamayın. Bir derneğe verin gitsin.
Selamünaleyküm. Hedefimiz yüzde yüz helal olsun. Hedefimize yürürken, elimizde olmayan nedenlerle midemize girebilecek haramdan ötürü de Rabbimizin rahmetine sığınız. Kazancının tümü haramdan olanın verdiğini yemeyiz. Kazancına haram karışan için ise aynı şey söz konusu değildir. Dikkatli ve titiz olalım yeter. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Müslüman, kendi devletinde yaşar, kendi camiinde namaz kılar. Zorunlu olarak bulunması gereken bir yabancı ortamda kalırsa o takdirde de en ehven ne kadar yaşayabilirse dinini o kadar yaşar. Ekonomik olarak da, menfaatini kollar ama şahsiyetini de yıpratmaz. Orta bir yol bulmaya gayret eder.