Fetva Meclisi
Soru
Avrupa'da bir cemaate katıldım ve yaşadığım şehirde cemiyetin yönetim kadrosunda irşat başkanı olarak görev aldım. Bu cemaatin lider kadrosu bir fetva kitabı yazdırdı. Bu kitapta banka kredisinin Allah ve Resulünün tarif ettiği faiz ile alakası olmadığını ve kadınların hac ve umreye mahremsiz gidebileceği yazıyor. Hocam bu beni çok rahatsız ediyor. Bu teşkilat vesilesiyle insanları İslam’a çeşitli yollarla davet ediyorum. Güzel ameller de icra ediyoruz ama lider kadro benim uykumu kaçırıyor. Bu durumda ne yapmam gerekiyor hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizin rahat etmediği işi yapmayın. Sözünü ettiğiniz kurum için ‘faizci’ deme durumunda değiliz ama bizim de sizin gibi kalbimiz rahat etmiyor.
Selamünaleyküm. Kalbinizi dinleyin. Bakın kalbiniz doğru olanı söylüyor. Kendi elinizle kuyunuzu kazmayın.
Bizim asıl vazifemiz dinimize hizmet etmek, davamıza katkıda bulunmak değildir. Biz önce kendimizi korumak, iyi bir mü’min olmak için varız. İyi bir mü’min olmadan başkalarının dindar olmasına hizmet etmek bir tuzak olabilir. Siz önce bu hedefi gerçekleştirin. Böyle bakmazsanız kendinizi kandırmış olursunuz. Bunun için de namaz başta olmak üzere ibadetlerin hakkının verilmesi, Kur'an başta olmak üzere iyi okumaların yapılması, belli zikirlerin günlük uygulama içine yerleştirilmesi önemlidir. Bu açıdan bakmaya çalışır ve ilkeli bir uygulama yapabilirseniz takılıp kaldığınız konuyu da çözmüş olursunuz biiznillah.
Dünyada tek kaldığını düşün, alternatifin olmadığını düşün, asıl hesabın ahirette yapılacağını düşün ve rahat et.
Aleykümselam. Taktiğiniz güzel. Cedelleşmeyin, nazik olun ama kendinizi de ezdirmeyin.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, Peygamber aleyhisselam bir şey dediğinde bizim itaat etmekten başka yönümüz olmaz elbette. Hocalar bir şey dediğinde ise kalbinize danışın. Hangi hocanın sözü sizin kalbinizi rahatlatıyorsa onu yapın.
banka konusundaki diğer fetvalar
Katılım bankası dediğiniz kurum helal iş yapıyorsa onun paranıza vereceği kâr da helaldir. Oradan gelecek ilave ayrı bir para değil sizin sermayenizin ilavesidir. Zekât hesaplayacağınız zaman hesaptaki paranın bütünü (aslı ve kârının birleşmişini) hesaplayarak zekât vereceksiniz. Allah kabul etsin. Söz konusu kurum helal standartlarında iş görüyorsa her işlem için kural böyledir.
Parayı paraya çevirirken kesilen fark caiz olmaz.
Buna ateşle oynamak deriz. Ateşle oynanmaz.
Mü'min, kalbinin rahat etmediği işi yapmaz insandır. Borsayı bu şekilde görüyorsanız ondan uzak durmalısınız. Bir şirketin: İşinin haram bir iş olması, Helal bir iş yapıyor olsa da faiz alıp veriyor olması ve bunu şirket hesabı üzerinden yapması o şirketin hissesini almayı din olarak engeller. Zorunlu bir borçlanmadan kaynaklanan geçici bir faizli ilişki için o şirketin haram iş yapan şirket olduğunu söyleyemeyiz. Hiçbir şekilde faiz almak ve vermek arasında fark göremeyiz. Böyle bir bakış bizi maazallah ZİYA YAPAN MI YAPILAN MI sorusuna da götürebilir.
İnceleyebildiğiniz kadarı ile haramla iştigal yoksa sıkıntı da olmaz inşaallah.
Diyanet’in yayınladığı son fetvaya göre “sıkışmış” durumdaki Müslüman için böyle bir ruhsat verilmektedir ama “sıkışmışlık” konusunda herkes imanı ile bir ayar yapacaktır. Can boğaza gelmesi ile ekonomik girdilerin daralmasını aynı tutmamak gerekir. Bizim kanaatimiz, “can boğaza” gelmiş noktadan önce bunun caiz olmayacağı şeklindedir.