Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam katılım bankasında kâr payı hesabında bulunan paranın zekâtı kârından mı yoksa tamamı üzerinden mi verilir? Bir de hocam kira sertifikası yani sukuk işlemine tabi tutulmuş paranın zekâtı tamamından mı yoksa kârından mı verilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Arsanıza zekât gerekmez.
Muhtaç durumda iseniz kullanabilirsiniz. Vebali onun olur siz ise kullanırsınız. Muhtaç değilseniz verin bir vakfa deriz.
Zekâtı vermen gereken zamanda hesap ettin ve o günden sonra verdiğin durumda arada fark da olsa bir sakınca oluşmamıştır biiznillah. Allah kabul etsin.
Bu bankalarla alakalı bir makalemizin veya videomuzun olmadığı doğrudur. Olabileceğini de zannetmiyorum. Zira mezkûr kurumlar, “kâğıt üzerinde” denebilecek bir helallik oluşturabilmektedirler. Bizim onları tezkiye etmemiz, muhtevasını bilmediğimiz bir şeyi tezkiye etmemiz olur ki, bu doğru bir tavır olmaz. Onları yok kabul etmeye de mevcut şartlarımız yani Müslümanların para ile ilişkiye mecbur olmaları gibi durumlar müsait değildir. Bu nedenle onların yürüttüğü işlemleri helaldir/haramdır şeklinde bir sınıflamaya alamıyorum. Bazı hoca efendiler daha sıcak bakabilmektedirler. Benim ihata alanımda kalmıyor onların işleyişleri. Belirttiğiniz ilişkideki kredilendirme için de bu muğlaklığı tekrar size beyan etmek zorundayım. Allah yardımcımız olsun.
Size şöyle ortalama bir hesap tarif edelim: Elinizde seksen bir gram altın alabilecek para ne zamandan itibaren vardı? Mesela geçen yılın Ramazan ayının birinde ya da bu kurban bayramı arefesinde.. İşte o günü senin mali miladın yap. Her sene o gün bak elinde birikmiş paran seksin bir gram altın değerinden fazla ise sen zekât vereceksin. O altın mesela on bin lira ediyor. Senin elinde de yirmi bin lira var. Yirmi bin liranın yüzde iki buçuğunu zekât vereceksin. Rakam on binin altına düştü ise o sene vermezsin. Dükkânları çalıştırman veya kiraya vermen fark etmez. Sen dükkânların değil elindeki paranın zekâtını veriyorsun.
Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
banka konusundaki diğer fetvalar
Mü'min, kalbinin sesini dinleyen insandır. Kalbine kulak ver.
Buna ateşle oynamak deriz. Ateşle oynanmaz.
Mü'min, kalbinin rahat etmediği işi yapmaz insandır. Borsayı bu şekilde görüyorsanız ondan uzak durmalısınız. Bir şirketin: İşinin haram bir iş olması, Helal bir iş yapıyor olsa da faiz alıp veriyor olması ve bunu şirket hesabı üzerinden yapması o şirketin hissesini almayı din olarak engeller. Zorunlu bir borçlanmadan kaynaklanan geçici bir faizli ilişki için o şirketin haram iş yapan şirket olduğunu söyleyemeyiz. Hiçbir şekilde faiz almak ve vermek arasında fark göremeyiz. Böyle bir bakış bizi maazallah ZİYA YAPAN MI YAPILAN MI sorusuna da götürebilir.
Parayı paraya çevirirken kesilen fark caiz olmaz.
İnceleyebildiğiniz kadarı ile haramla iştigal yoksa sıkıntı da olmaz inşaallah.
Diyanet’in yayınladığı son fetvaya göre “sıkışmış” durumdaki Müslüman için böyle bir ruhsat verilmektedir ama “sıkışmışlık” konusunda herkes imanı ile bir ayar yapacaktır. Can boğaza gelmesi ile ekonomik girdilerin daralmasını aynı tutmamak gerekir. Bizim kanaatimiz, “can boğaza” gelmiş noktadan önce bunun caiz olmayacağı şeklindedir.