Fetva Meclisi
Soru
Hocam hastalıktan ölen kişi şehit midir? Özellikle de kanser hastalığından ölen biri için soruyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Ağır sıkıntılarla ölen hasta mü'minler için şehit gibi sevap kazanma vaadi vardır. Şehitlik ise başka bir şeydir. Kadınların saçları ile alakalı hususu ise bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Kuzeniniz baliğ olmamış ise biiznillah iyi bir ölümle ölmüştür. Baliğ ve mükellef ise yine hastalığı onun için rahmettir. Yeter ki Allah'ın kaderine karşı bir edep dışı tutum içinde olmasın. Kadere teslimiyetle ölen hasta bir mü'min için iyi şeyler düşünmemizi gerektirecek güzel haberler vardır. Allah ona rahmet etsin; bize de ibret almayı müyesser kılsın. Ölüyü gömenler kendilerine bir ders çıkarmadıkça iyi durumda sayılmazlar.
İntihar diyemeyiz ama Allah'ın nimetlerine nankörlük diyebiliriz. Tıbben yapılabilecek her şey bir nimet olarak önümüzde durmaktadır. Nimetlerin kıymetini bilmek ve yararlanmak mümin karakter gereğidir.
Sözünü ettiğiniz hadis Buharî ve diğer hadis kitaplarında vardır. Hadisin özü şu şekildedir: Allah Teâlâ bir yere salgın hastalık verir de bu hastalığa yakalanan bir Müslüman, hastalık başkalarına da bulaşmasın diye özellikle bulunduğu yeri terk etmezse, bu şuurlu davranışın karşılığı ona ölmesi durumunda şehit sevabının verilmesi olur. Buharî’nin rivayetlerinde de konu ŞEHRİNİ TERK ETMEZSE şeklindedir. Evde bulunma Buharî’de yoktur. Hadis, Müslüman’ı başkalarına hastalık bulaştırmamayı öğütleme üzerine kuruludur. Bizim hastalık sahibi olmadığımız hâlde hastalık ihtimalinden dolayı evlerimizde beklememiz, bugünkü tıp bilgilerinin gereği olarak devlet ricali tarafından emredilmektedir. Bu emre itaatimiz için bu hadisin kullanılması gerekmez. Başkalarına zarar vermemeyi emreden pek çok nas, evde kalmamız için yeterli bir sebeptir. Bu hususta devletin yönlendirmesine itaat etmesi, Müslüman için bir zorunluluktur. Allah azze ve celle insanlığı düştüğü bu bataklıktan halas eylesin. Akıbetimizi hayır etsin.
Durum şöyle olsa idi mesela Müslüman olmayan biri kanser olduğunu anlayınca Müslüman olsa idi, ona Müslüman değilsin demeyecektik. Küfürden dönmek bile mümkün iken küfürden çok daha alt düzeyde olan bir günahtan dönmek neden mümkün olmasın? Yeter ki bu kişi son nefeslerinde bunu yapmış olmasın.
Elbette ikisi aynı mertebede değildir. Biri ŞEHİT olarak anılır diğeri ise ŞEHİT GİBİ SEVAP SAHİBİ olarak anılır. Sözünü ettikleriniz makam sahibi olmadan teşvik bakımından benzetilmiş kimselerdirler.
hasta konusundaki diğer fetvalar
Eşlerin birbirlerine, evladın ebeveynine veya aksi, kardeşlerin birbirlerine ya da yabancı biri de olsa bir insana hasta iken hizmet etmek kesinlikle sevaptır. Sağlıklı olan birine bile bir bardak su vermek sevap olur da hasta birine destek sevap olmaz mı? Yalnız herkesin takatı kadar mesul olacağını bilmemiz gerekiyor. Bir de hizmetin anne babaya olması gibi bir durumda ortada farz olan bir emir var demektir, bu da unutulmamalıdır. Mü'min yaptığı iyiliğin karşılığını Allah’tan bekleyerek yapar. Hastanın özellikle nankörlük etmesine ya da kıymet bilmemesine önem vermez.
Allah Teâlâ bedenine sağlık, kalbine huzur, hayatına da bereket versin. Sana en büyük tavsiyem şudur: Asla moralsiz kalma. Son nefesinde bile olsan hayata tutunmaya, umutlu olmaya bak. İman konusu da dâhil her şey için moral bir numaralı ihtiyaçtır. İkinci olarak da adım adım iyileşmek ve adım adım büyümek bir kader olduğu gibi iman ve amel konusunda da adım adım ilerleyeceksin biiznillah. Sen moralli ve heyecanlı olduğun sürece iyisin demektir. Allah yardımcın olsun.
Arkadaşınız muhakkak psikiyatriye gitmelidir. Asla ihmal etmesin. Gitmemesi vebal olur.
Bu durum için kefaret gerekmez. O günü kaza etsin.
Ateşli ve ağır sancılı bir hastalık oruç bozma nedeni olabilir. İftarı bekleyemeyecek durumdaki bir mü'min orucunu açar, Ramazan’dan sonra da o günü kaza eder sadece. Başka bir ceza gerekmez.
Müslüman bir doktorun ‘oruç tutması doğru değildir’ diyeceği bir şeker hastası oruç tutmayabilir. Onun yerine FİDYE verir. Fidye de her tutulmayan gün için bir sadaka-ı fitre demektir.