Fetva Meclisi
Soru
Hocam kanser hastası olan biri öleceğini anladıktan sonra günahından tevbe etse tevbesi tevbe sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Tevbe gerçekçi ve korunan bir tevbe ise o tevbenin sahibi HİÇ GÜNAH İŞLEMEMİŞ GİBİDİR. Şeytanın geçmişi kurcalatmasına izin vermemek gerekir.
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.
Müslümanların onu FASIK bilmesine sebep olacak bir hatadan tevbe edenin onu bilenlere de tevbesini iletmesi doğru olandır. Özellikle başkalarına zarar veren birinin o zararı kaldırması da bunun gibidir. Tevbe, günahın etki alanını temizlemek olarak anlaşılmalıdır.
Selamünaleyküm. Tevbe, geçmişi silmektir. Silinmişleri karıştırmayın. Eğer muayyen bir şahsın incinmesine sebep oldu iseniz yani bir kul hakkı varsa gidin ondan helallik alın, yeter.
Mesele tevbenin nasıl olduğu meselesidir. Gerçek ve samimi bir tevbe (kendini aldatmak için söylenmiş sözler değil) günah sahibini günahsız duruma getirebilir. Eğer tevbe samimi ise kul temizlenmiş demektir. Öyle biri ile de evlenmekte sakınca yoktur.
Bu tespit bazı durumlar için doğru olabilir ama özel bir eğlenme kastı gibi kasıt olmadıkça tevbeyi öyle veya böyle gerçekleştirmek en doğrusudur.
günah konusundaki diğer fetvalar
Tekfir etmek yani Müslüman insana kâfir demek haramlardan bir haramdır. Herhangi bir haramdan nasıl tevbe ediliyorsa bundan da öyle tevbe edilir. Yalnız bu günah bir insanla alakalı olduğu için yani kul hakkı ihtiva ettiği için hak sahibinden de helallik almayı gerektirir. a- Yapılan hatayı pişmanlık, b- Onu yapmamak, terk etmek, c- Tekrar yapmamaya kesin kararlı olmak ve d- O İNSANDAN HELALLİK İSTEMEK. Tevbe budur. O kişileri bilmeniz veya bulmanız mümkün değilse o durumda çokça istiğfar etmeye, onlar için sadakalar vermeye çalışınız.
Çalınmış paranın sadaka verilmesi helallik için yetmez. Sahibinin helallik vermesi gerekir. Ondan helallik istenecektir. Parası da geri verilecektir. Sahibi bulunamıyor veya bilinmiyorsa ya da sahibine öyle bir teklifle gitmek daha büyük sıkıntılara neden olacaksa o zaman sadaka vermek yeterlidir. Yine de istiğfar unutulmamalıdır.
Tevbe en büyük ve kurtarıcı ibadetlerdendir. İyi mü'min olmanın göstergelerinden biridir tevbe. Zira insan olup da günah işlemez kimse yoktur. Şu veya bu günahı herkes işler, âdemoğlunun yazgısı böyledir. Günah işlemez olanlar peygamberler ve meleklerdir sadece. Bu nedenle mü'min insan, “Neden günah işledim?” tartışması yerine “Hemen tevbe etmeliyim.” gerçeği üzerine yoğunlaşmalıdır. Böyle yaparsa hem günahlarından kurtulur hem bereketli bir hayat yaşar. Tevbenin kabul edilip edilmediği gayba ait konulardan biridir, hiçbir insan bunu bilemez, bildiğini iddia da edemez. Tevbenin kabul edilmiş olmasının bazı işaretleri olabilir. O işaretleri şöyle değerlendirebiliriz: - Mü'min, tevbe ettikten sonra geçmiş günahının ezikliğini unutmaz, tevbe olmasa idi ne kadar büyük bir ziyanda olacağını sürekli hisseder. - Onu o günaha düşüren ortam ve kişilere karşı tedbirli olur ve yeniden günaha düşmemek için dikkat eder. - Tevbeden sonra ibadetlerini artırır ki sevapları hatalarını kapatsın. - Tevbe etmiş olmayı Allah’ın bir nimeti olarak görür, o nimetin şükrünü yapmaya çalışır.
Bu da bir şeytan tuzağıdır. Tevbeni yaptı isen, tevbene güvenmelisin. Çokça Kur'an okuman gerekir. Kur'an okudukça bu sıkıntı azalır ve yoğun zikirler yap. Mesela günde yüz kere salavat getir. Kelime-i tevhid getir.
Sürekli izlenen bir güvenlik kamerasının bulunduğu yerde kamera üçüncü kişi sayılabilir. Bu da halvet günahı oluşmasını kaldırabilir. Yine de bunu zaruri bir durum için kabul etmeli ve yalnız kalınmamalıdır. Zira ses kaydı yapmayan kamera veya görüntüyü net olarak almayan bir kamera olması gibi ihtimaller üçüncü kişinin şeytan olmasına yol açabilir.
Bugünkü hayat anlayışında bu tür hesaplar sıradan bir mal gibi kullanılmaktadır. Sıradan bir mal nasıl sahibinin tecavüz edilemez hakkı ise bunlar da öyledir. Kulansın kullanmasın o sahip olduğu sürece izni olmadan alınamaz. Alınırsa kul hakkı olur.