Fetva Meclisi
Soru
Sahibinin kullanmadığı bir sosyal medya hesabını ele geçirip başkasına satsam günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bugünkü hayatın bir getirisi olarak sosyal medya hesapları şahsa ait mal gibi kullanılmaktadır. Sıradan bir mal nasıl ki başkasının izni olmadan kullanılamaz ise sosyal medya hesapları da öyledir. İzinsiz başkasının hesabına girmek bu bakımdan kul hakkı olur. Kul hakkı da hakkına girilen kişiden helallik almadan tevbesi tam anlamıyla gerçekleşmeyen bir günahtır. Bahsettiğiniz davranıştan uzak durmanız gerekir.
Haram için kullanılacağını bildiğiniz bir işe alet olmayın.
Sosyal medyayı takip etmek veya kullanmak kendi başına günahtır denemez. Günah olarak bildiğimiz ve çekindiğimiz şeyleri direkt veya dolaylı olarak bizi bulaştırıp bulaştırmadığına bakarak karar verebiliriz. Vaktimiz gibi Allah’ın huzurunda muhakkak hesabını vereceğimiz nimetler açısından meseleye bakabiliriz. Helalle başlayıp harama kaydırıp kaydırmadığına bakabiliriz.
Önce kendi dinine ve insanlığına verdiği zararı düşünmelisin. Sana zararı kesindir. Diğer zarar ise muhtemeldir.
Bir malın çalıntı olduğunu bilenin o malı satın alması caiz değildir. Böyle bir satın alma dolaylı da olsa hırsıza ve hırsızlığa destek olmaktır. Bu da caiz olmaz.
İnternet sözleşmesi yaparken attığınız imzaya sadık kalmak zorundasınız. Orada ikinci kişilere kullandırmama maddesi varsa kullandıramazsınız.
günah konusundaki diğer fetvalar
Müslüman kadına ZİNA iftirası en büyük günahlardan biridir. Kur'an’ımızın böyle bir iftirayı DÖRT ADİL ŞAHİTLE İSPAT EDEMEYEN için takdir ettiği ceza da seksen sopa cezasıdır. Devlet bu cezayı tatbik eder, siciline de böyle bir iftirada bulunduğu kaydedilir. Kendisine iftira edilen kadın hakkını savunmalı ve böyle bir şayianın yayılmasını engellemelidir. Bu konudaki hak sahibi odur. Böyle bir kararı verecek hanım kardeşimize tavsiyemiz şudur: Hakkını araması, şayianın daha çok yayılması gibi bir sonuç getirecekse yayılma tehlikesine dikkat ederek davranmalıdır.
Sürekli izlenen bir güvenlik kamerasının bulunduğu yerde kamera üçüncü kişi sayılabilir. Bu da halvet günahı oluşmasını kaldırabilir. Yine de bunu zaruri bir durum için kabul etmeli ve yalnız kalınmamalıdır. Zira ses kaydı yapmayan kamera veya görüntüyü net olarak almayan bir kamera olması gibi ihtimaller üçüncü kişinin şeytan olmasına yol açabilir.
Bu da bir şeytan tuzağıdır. Tevbeni yaptı isen, tevbene güvenmelisin. Çokça Kur'an okuman gerekir. Kur'an okudukça bu sıkıntı azalır ve yoğun zikirler yap. Mesela günde yüz kere salavat getir. Kelime-i tevhid getir.
Hiçbir sakıncası olmaz biiznillah.
Tevbe en büyük ve kurtarıcı ibadetlerdendir. İyi mü'min olmanın göstergelerinden biridir tevbe. Zira insan olup da günah işlemez kimse yoktur. Şu veya bu günahı herkes işler, âdemoğlunun yazgısı böyledir. Günah işlemez olanlar peygamberler ve meleklerdir sadece. Bu nedenle mü'min insan, “Neden günah işledim?” tartışması yerine “Hemen tevbe etmeliyim.” gerçeği üzerine yoğunlaşmalıdır. Böyle yaparsa hem günahlarından kurtulur hem bereketli bir hayat yaşar. Tevbenin kabul edilip edilmediği gayba ait konulardan biridir, hiçbir insan bunu bilemez, bildiğini iddia da edemez. Tevbenin kabul edilmiş olmasının bazı işaretleri olabilir. O işaretleri şöyle değerlendirebiliriz: - Mü'min, tevbe ettikten sonra geçmiş günahının ezikliğini unutmaz, tevbe olmasa idi ne kadar büyük bir ziyanda olacağını sürekli hisseder. - Onu o günaha düşüren ortam ve kişilere karşı tedbirli olur ve yeniden günaha düşmemek için dikkat eder. - Tevbeden sonra ibadetlerini artırır ki sevapları hatalarını kapatsın. - Tevbe etmiş olmayı Allah’ın bir nimeti olarak görür, o nimetin şükrünü yapmaya çalışır.
Bu sorunun cevabı gayet basittir: Yanan bir ateşten ne kadar kendini kurtarmalısın, biraz biraz mı, ne kadar? Bunun cevabı da aynısıdır.