Fetva Meclisi
Soru
Hayvanların derisi hakkında genel olarak hüküm nedir, her hayvanın derisi kullanılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Sorunuzda geçen hayvanların derileri tabaklandığında kesimin şekline bakılmaksızın temiz sayılırlar.
Otla etin mubahlığı aynı değildir. Toprağın bitirdiği, ekin ve meyve her ne varsa, sahiplik sorunu olmadıkça mubahtır. Zehirli ve zararlı olanlar ise insan sağlığı açısından sakıncalı olduğu için yenmez. Bunun dışında toprağın bitirdiğinde temel kural mubahlıktır. Et cinsi ise iki şeyle sınırlandırılmıştır. Birincisi: Hayvanın eti yenir cinsten olmasıdır. İkincisi ise: Balık türü hariç, eti yenecek hayvanın kesiminin besmeleli ve uygun yolla yapılmış olmasıdır. Sadece suda yaşayabilen hayvanların, bir kesime tabi tutulmadan yenmesi helaldir. Suda ve karada yaşayabilen ve sadece karada yaşayabilen hayvanlardan çekirge gibi akıcı kanı olmayanlar hariç kesime tabi tutulmadan yenmesi caiz değildir. Domuz ve köpeğin hiçbir yolla mubah olması mümkün değildir. Bu ikisi dışındaki hayvanlar kesim yoluyla temiz olurlar. Eti yenenin eti, eti yenmeyenin derisi kullanılabilir. Yırtıcı ve leş yiyen hayvanların eti yenmez. Hayvan kesilmeden önce diri olmalıdır. Ölmek üzere olan bir hayvanın kesilmesi bir fayda sağlamaz. Hayvanı kesenin; Müslüman, Akıllı, Mümeyyiz, Gerçek Yahudi veya Hıristiyan olması gerekir. Kesilen hayvanın boğazı ve damarları kesilmelidir. Kesime başlamadan önce de bıçağı kullananın besmele çekmesi şarttır. Av hayvanlarının helal olması, ava besmeleyle başlanmasıyla mümkündür.
Eti yenen kara hayvanlarının etlerinin helal olması için usûlüne uygun olarak kesilmesi gerekir. Usûlüne uygun kesim, Hanefîlere göre besmele çekilerek, hayvanın nefes ve yemek boruları ile iki şah damarının veya bu damarlardan birisinin kesilmesi şeklinde yapılır. Besmelenin kasten terk edilmesi hâlinde kesilen hayvanın eti Hanefîlere göre haram olur. Ama unutarak terk edilirse helaldir. Şâfiîler besmelenin kasten terk edilmesi hâlinde de etin yenilebileceği görüşündedirler. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/410) Sığır, manda, koyun ve keçi cinsinden hayvanlar yatırılıp çenelerinin hemen altından boğazlanmak suretiyle (zebh), deve ise göğsünün hemen üzerinden kesilir (nahr) ve hayvanın kanının iyice akması için bir süre beklenilir. Kesimden önce bıçak ve benzeri kesici aletlerin hayvanın gözünden uzak bir yerde bilenmeleri sünnettir. Hayvanlardan biri, diğerinin gözü önünde kesilmemelidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/41) Kesilecek hayvanları kıbleye döndürerek kesmek sünnettir. Hayvanın canı çıkmadan boynunu kırmak, derisini yüzmek, bir uzvunu koparmak veya tüyünü yolmak gibi hayvanın acısını arttıracak işlerden kaçınılmalıdır. (İbn Nüceym, el-Bahr, 8/194) Kanatlı hayvanların, kesim esnasında canlı olması ve kesim makinesini çalıştıran kişinin besmele çekmesi kaydıyla; düşük voltajlı elektrik şokuna tâbi tutularak serî bir şekilde kesilmesi caizdir.
Eti yenen hayvanların etlerinin helal olması için hayvanı kesecek kimsenin, akıl ve temyiz gücüne sahip, Müslüman veya Ehl-i kitaptan olması gerekir. Ehl-i kitaptan olmayan mecûsî, putperest veya ateistin kestiği hayvanın eti helal değildir, bunların kestiği hayvan da kurban olmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 5/9-10, 20; el-Fetâva’l-Hindiyye, 5/285; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/328)
Selamünaleyküm. Hayvan kesildiğinde ana damarlarından akan kan necistir. Şu veya bu hayvan açısından bu necislik değişmez. Helal olarak kesilen hayvanın etinde kalan kan ise necis değildir.
Etlerinin yenmesinin helal olduğu hususunda görüş birliği bulunan hayvanlar şunlardır: a) Sığır, manda, koyun, keçi, deve, tavşan, tavuk, kaz, ördek, hindi türünden evcil hayvanlar, b) Geyik, ceylan, dağ keçisi, yabanî sığır ve zebra gibi otçul yabani hayvanlar, c) Güvercin, serçe, bıldırcın, sığırcık, balıkçıl gibi yırtıcı olmayan kuşlar. Bu hayvanların etlerinin helal olduğunda fakihler görüş birliğindedir. Bu sayılanların bir kısmının helalliği Kur'ân’da tasrih edilmiş, diğerleri de Kur'ân’ın “yiyiniz” dediği iyi ve temiz şeyler (bk. el-Mâide, 5/1; el-Hac, 22/28, 30) “mübah” kapsamında görülmüştür. Etlerinin yenmesinin haram olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar ise şunlardır: a) Domuzun haram olduğu, Kur'ân’ın açık hükmüyle sabittir. (el-Mâide, 5/3) Kur'ân’da ismi anılarak yasaklanan tek hayvan domuzdur. İslâm âlimleri, En‘âm sûresinin 145. âyetinde domuzla ilgili olarak geçen “rics” ifadesi ile A‘râf sûresi 157. âyetindeki “... onlara pis ve murdar olan şeyleri haram kılar.” ifadelerini birlikte değerlendirmişler ve domuzun her şeyinin haram olduğunda ittifak etmişlerdir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/133) b) Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etlerinin haram olduğu da yine Kur'ân’ın hükmüne dayanır: “…Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen hayvanı haram kılmıştır.” (el-Bakara, 2/173), Bu ilke, İslâm’ın tevhid akidesine verdiği önemin ve şirke karşı aldığı kesin tavrın bir göstergesidir. c) Dinî usûllere uygun olarak kesilmemiş veya kendiliğinden ölmüş olan hayvanın etinin haram olduğu da yine Kur'ân’ın açık hükmüne dayanır: “Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı.” (el-Bakara, 2/173); “Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan; (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç olmak üzere boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı.” (el-Mâide, 5/3) Yukarıda zikri geçenler dışında kurt, aslan, kaplan gibi köpek dişleriyle veya doğan, şahin, kartal gibi pençesiyle avlanan hayvanların; ayrıca sinek, örümcek, akrep gibi haşeratın yenilmesi İslâm âlimleri tarafından caiz görülmemiştir.
deri konusundaki diğer fetvalar
Kurban, inek veya koyun olmaktan çıkmış Allah için kesilmek üzere ayrılmış hayvanın adıdır. Sıradan bir inek olduğunda satılması bir ticarettir ama kurban edilmek üzere ayrıldığında veya satın alındığında o sadece bir inek olmanın ötesine geçmiş ve ibadet nitelikli duruma gelmiştir. Tek fark şudur ki Allah Teâlâ etinin yenmesine de izin vermiştir. Kural şu şekildedir: Kurban kesen bir mü'min, kestiği kurbanın hiçbir şeyini ticarete dönüştüremez. Bütününü veya bir parçasını kullanamayacaksa onu sadaka ya da hediye olarak vermek zorundadır. Kurbanın eti veya derisinin ya da herhangi bir bölümünün sahibi tarafından satılması caiz değildir. Onu hediye ettiği ya da sadaka olarak verdiği kişi ise mesela derisini satabilir. Çünkü onun açısından o kurban değil deridir veya ettir.
Selamünaleyküm. Kurban derilerinin paraya dönüştürülüp umum hizmetlerinde kullanılmasında sakınca yoktur. Zekât malı gibi değerlendirilmesi gerekmez.
Selamünaleyküm. İnsanı kastediyorsanız insandan kopan parça hayvan leşi gibi değildir.
Selamünaleyküm. İnsanı kastediyorsanız insandan kopan parça hayvan leşi gibi değildir.