Fetva Meclisi
Soru
Hocam ayakkabı, çanta gibi eşyalarda deri mevzusu hakkında kafama takılan birkaç şey var. Domuz derisi içeren eşyayı kullanmak şüphesiz tercihimiz olmamalı. Peki, dana derisi, kuzu derisi gibi diğer deri içeren eşyalarda, bu derilerin helal şekilde kesilmiş hayvanlardan elde edilip edilmediğini sorgulamamız/araştırmamız gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanefi mezhebini esas alarak şu tespitleri yapabiliriz: Eti yenebilen bir hayvan besmele ile kesildiğinde derisi de ona bağlı olarak helal olur, her türlü kullanılabilir. Eti yenmeyen hayvanların ise kesilme ile beraber derileri de kullanılabilir ancak domuz bu kuralın dışındadır. O kesilmiş olsa bile derisi kullanılamaz. Eti zaten hiçbir türlü helal değildir. Domuz hariç diğer hayvanlarda ölü olmaları durumunda derileri tabaklama ile temiz olur. Özet olarak şöyle söyleyebiliriz: Eti yenen hayvanın derisi helal bir kesimle veya tabaklama ile kullanılabilir. Eti yenmeyenlerde ise domuz hariç deri tabaklama ile kullanılır hale gelebilir.
Domuzun hiçbir parçasını kullanmamak gerekir.
Domuzun hiçbir ürününü imal edip satmak caiz değildir. Domuzun canlısı da ölüsü de necistir. Üretilmesi, ticaretinin yapılması ve tüketilmesi caiz değildir. Domuz derisi ile alakalı olarak iyi bir tabaklanmadan sonra kullanılabileceğine dair bir görüş de mevcut olsa da tercih edilen görüş kullanılmamasının gerekli olduğudur. Tıbben zorunlu olan durumlar dışında kullanılmamalıdır. Kullanılmayan bir şeyin imalatı ve ticareti de kendisi gibidir.
Selamünaleyküm. Zaruri bir ihtiyacınız yoksa giymeyin.
Deri tedavisi genel hastalık tedavisi gibidir. Tedavi ise dinimizin önünü açtığı hatta teşvik ettiği bir iştir. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin, rızasını kazanmaya sizi muvaffak etsin. Bulunduğunuz alanın en iyisi olmaya çalışın. Sizin için bu konuda fıkıh konseyleri başta olmak üzere ulemanın görüşlerini maddeler şeklinde özetleyebilirim: a. İnsanın sıhhatine kavuşmasına yönelik bütün çalışmalar mübarektir. Sebebi ile para kazanılıyor olsa bile durum böyledir. Cildiye/dermatoloji, plastik cerrahi gibi alanlar güzel bir tıp alanı olarak insanlığın hizmetindedir. Böyle kabul ederiz. b. Helal olan bütün malzemeler ve yöntemlerle cildiye tedavisi yapılabilir. Alternatifi bulunmadığında kati şifa umudu bulunan haram nesnelerle bile tedavi yapılabilir. c. Deri yaması yapılması (greft, deri nakli, greftleme) tedavi amaçlı veya güzellik amaçlı yapılabilmektedir. Tedavi amaçlı olduğunda yapılmasında hiçbir sıkıntı olmayacağı bellidir. Güzellik amaçlı yapıldığında ise hiçbir sorun yokken kör bir taklit ve daha güzel olma gibi basit nedenlere, komplekslere dayalı deri nakilleri, ameliyatları caiz olma sınırlarını aşar. d. Deri naklinde/tedavisinde yapay malzeme kullanılması caizdir. Hayvanlardan dönüştürülmüş malzemeler de kullanılabilir. Necis hayvanlar kullanılacak olursa elimizde başka bir alternatif bulunmuyor olmasını ararız. Örnek olarak koyun derisi varken domuz derisi kullanamayız. Henüz sadece domuz derisi kullanılabiliyorsa o takdirde kullanılabilir deriz. e. İnsanın kendi derisinden arızalı yere nakil yapılması caizdir. f. Ölünün vasiyeti varsa veya varisleri izin veriyorsa ya da sahipsiz ölüler için devlet onaylıyorsa başka bir insandan deri nakli caiz görülmüştür. g. Deri bankası kurulması ticaretinin yapılmaması şartıyla caizdir. h. İnsan derisinden geri kalanlara çöp muamelesi yapılamaz. En azından tıbbi atık olarak görülmelidir. i. Mesleğinizi ibadet heyecanı ile yapın ki Allah size yardım etsin.
Selamünaleyküm.Domuz dışındaki hayvanların tabaklanmış derisi kullanılabilir. Kimin avladığı önemli değildir.
ayakkabı konusundaki diğer fetvalar
Ayakkabının yüksek topuklu olması veya olmaması diye dini bir kural yoktur. Ayakkabı üzerinden birilerini taklit etmek veya ayakkabı üzerinden dikkat çekip fitneye sebep olmak vardır. Bu ikisi yoksa dilediğiniz ayakkabıyı giyebilirsiniz. Ayakkabının ses çıkarmasını da bu mantık üzerinden anlamalısınız.
Helal bir ürün olduğu sürece helal para ile edinilen bir ayakkabı veya kıyafet için haram denemez ama israf ve gösteriş Müslümanca değildir. Dinimiz kadınların kıyafetleri ve giyimlerinin şu kaliteden aşağı veya yukarı olması şeklinde bir kural getirmemiştir. Bu konu mubah çizgisi üzerindedir yani farz da değildir haram da değildir. Marka ya da diğer ayrıntılar yerine kadının ayakkabısı ve giyiminin erkekler açısından çekiciliği/albeniliği var mı ona bakmalıyız.
Bu ölçülerle sandalet giyilmesinin bir sakıncası olmaz.
İlke olarak ayakkabı üretmenin haram olduğunu söylememiz mümkün değildir. Üretim esnasında çok özel bir durum olabilir. O da özel olarak değerlendirilebilir. Mesela domuz mamulünden ayakkabı üretilirse o konuşulabilir. Bunun gibi özel durumlar dışında haram yoktur o üretimde.
Ayakkabı genelde kirlidir, kirli kabul edilir. Buradaki kirlilikle kastımız namaz kılmaya mani olma derecesinde yani necis olma derecesinde ele alındığında ayakkabının üzerinde yürünürken yere sürtmesi nedeni ile üzerindeki açık necasetin gideceği kabul edilir. Üzerinde necaset görülmediği bir durumda da namaza manilik yok demektir. Takdir edersiniz ki bu bilgi, ayakkabı çıkaramayacak bir sıkıntı sahibinin namazı terk etmemesi için açılmış bir kapı olarak durmaktadır. Normal durumlarda böyle bir şey namazın ağırlığı açısından uygun olmayacaktır.