Fetva Meclisi
Soru
Zekât konusunda şöyle bir sorunun cevabını merak ediyorum: Hayvanların zekatı ile paranın zekatı farklı. Hayvanların zekâtını hesaplarken mesela koyunlarımı paraya dönüştürecek olsam yıl hesabını nasıl yapacağım? Koyunlarımı dokuzuncu ayda sattım. Elime geçen para benim için yıl dolması bakımından dokuzuncu ayındaki bir para mıdır yoksa yeni bir takvim mi başlayacak?
Cevap
Benzer fetvalar
Elinizdeki koyunları alıp satma şeklinde bulunduruyorsanız yani sadece ticaretini yapıyorsanız zekâtlarını paranızın zekâtı gibi düşüneceksiniz. Elinizdeki paraya da katabilirsiniz onları. Paranızın zekâtını verirken onların zekâtı da verilmiş olur. Koyunları siz besliyor ve yetiştiriyor iseniz onlar yılın altı ayını çayırda merada otluyor olmaları gerekir ki zekât gereksin. Altı ay dışarıda besleniyorlarsa 40-120 arası koyun için bir koyun, 121-200 arası koyun için de iki koyun veya parasını zekât verirsiniz. Bu durumda elinizdeki koyunların otlayıp otlamadığı ölçü olacaktır.
Hayvanların zekâtı ile ilgili şu kuralları kaydedebiliriz: 1- Altı ay dışarıda otlamayan, ahırda masrafla beslenen hayvanlar için zekât verilmez. Zekât verileceği zaman da üzerlerinden bir yıl geçen hayvanların zekâtı verilir. 2- Sığırlar ve koyunlar için zekât oranları farklıdır. a- Sığırlarda zekât: En az otuz adet sığır cinsi hayvanın zekatı, iki yaşından gün almış bir erkek veya dişi danadır. Sığırlar kırk tane olunca üç yaşında bir danadır. Altmışta da iki yaşından gün almış iki dana verilir. Mandalar sığır hükmündedir. b- Koyun ve keçilerde zekât: Kırk koyundan azında zekât yoktur. Altı ay dışarıda otlayan kırk koyunun üzerinden bir yıl geçince bir koyun zekât verilir. Yüz yirmi birden iki yüze kadar iki koyun verilir. İki yüz birden dört yüze kadar üç koyun verilir. Dört yüzde dört koyun olur. Ondan sonra her yüz koyun için bir koyun ilave edilir. Sizin hayvanlarınız tek cinste bu sayıları doldurmuyorsa zekât gerekmez.
Zekâtın farz olması için kişinin Müslüman, akıl baliğ; yıllık borcu ve temel ihtiyaçlarından fazla “nisap miktarı” hakikaten ya da hükmen artıcı nitelikte mala/paraya sahip olması gerekir. Ayrıca söz konusu malın/paranın üzerinden, edinme anından itibaren bir kamerî yılın geçmesi ve bu birikimin yıl sonunda nisap miktarının altına düşmemesi gerekir. Kişinin maaş ve ücret gibi gelirinin olması tek başına zekât mükellefiyeti doğurmaz; asıl olan yukarıda belirtilen şartların gerçekleşmesidir. Bu gelirlerin zekâtı, zekât yılı başında malik olunmayan ancak yıl içerisinde edinilen mallar (mâl-i müstefâd) kapsamında değerlendirilir. Söz konusu malların zekat yılının (havl) ne zaman başlayacağı konusunda içtihat farklılıkları bulunmaktadır. Hanefî mezhebine göre zekât yılı içerisinde sonradan elde edilen gelirler, yıl hesabı itibarıyla zekâta tabi mevcut mallara dahil edilir ve onlarla birlikte zekâtı verilir. (Serahsî, el-Mebsût, 3/31-32; Merğînânî, el-Hidâye, 1/100-101) Şâfiî mezhebine göre ise sene içerisinde hayvanın yavrulaması ve ticaret malının artması gibi durumlarda oluşan fazlalık, yıl hesabı açısından mevcut malla beraber değerlendirilirken; miras, hibe vb. yollarla müstakil olarak elde edilen mal/para ise mevcut birikime dahil edilmez, her mal/para kendi kamerî yılını tamamladığında zekâtı verilir. (Nevevî, Ravza, 2/269-270; Nevevî, el-Mecmû’, 5/365) Din İşleri Yüksek Kurulu, zekât yılı içerisinde sonradan elde edilen gelirlerin yıl şartı bakımından mevcut mallara/paralara dâhil edilerek zekâtının verileceği görüşündedir. Buna göre maaş ve ücret gibi gelirlerin zekât durumu şu şekildedir:
Kendinize Ramazan ayının belli bir gününü ZEKÂT HESEPLAMA GÜNÜ olarak belirlemişsiniz. Bu güzel. Her sene öyle yapmaya devam edin. Eğer o gün elinizde nisap miktarından fazla yani seksen bir gram altın veya onu satın alabilecek bir mal varsa onun zekâtını vereceksiniz. Elinizdeki ne ise onun yüzde iki buçuğunu. Nisabın altına düştüğünüzde vermeniz gerekmeyecek. O hesap gününden önce sattığınız evin bedeli veya başka bir yolla bütçenize gireni mevcuda ilave edeceksiniz. Toplamının yüzde iki buçuğunu zekât vereceksiniz. Eğer evi sizin önceden belirlediğiniz zekât hesap gününden bir gün sonra satarsanız ya da elinize o günden sonra bir mal geçerse onun zekâtı bir dahaki yılda hesaplanacak demektir. Geçen yıla ait verdiğiniz zekât gerekenden fazla oldu ise onu geri de alamazsınız bir dahaki yıldan da düşemezsiniz. Para birimlerini birbirine çevirmeniz gerekmiyor. Elinizde ne varsa onu hesap edin. Şu birim olsa idi şöyle olurdu demeye gerek yoktur. Allah kabul buyursun.
Şöyle biliniz: a- Seksen bir gram altın veya o altını satın alabilecek para/değerli kâğıt elinizde olduğu gün sizin için ZEKÂT TAKVİMİ başladı demektir. (Bundan daha fazla da olabilir. Bu rakam ilk başlama rakamıdır.) b- Üzerinden bir kameri yıl (355 gün) geçince o miktar geri gelmişse yani seksen bir gram altının aşağısına gerilemiş ise zekât hesabınız o sene için kapandı demektir. c- O rakam aynı duruyor ya da arttı ise artanlarla beraber toplamın yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. (Arada anaparaya katılan miktar için yıl geçmesi gerekmez, o yılı geçene ilave olarak zekâtı verilir.) Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.