Fetva Meclisi
Soru
Bir akrabamızın yüz elliye yakın koyunu var. Bunların zekâtını hesaplayacağız ama koyunların yarısına yakını besi için diğer kalanı da belirli zamanlarda ticaret için satılıyor. Koyunların zekâtını nasıl hesaplamamız lazım değerli hocamız normal hayvan zekâtı olarak mı ticaret malı zekâtı olarak mı? Satılan hayvanların sayısı hep aynı olmayabiliyor. Bir kaç hocaya sorduk tatmin edici bir cevap alamadık. Bilgilendirirseniz memnun oluruz. Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Mesele şöyledir: İnsan malında dilediği gibi tasarruf edebilme hakkına sahip olduğu için böyle bir tasarrufta sakınca yoktur. Yani elindeki koyunları paraya dönüştürebilir. İlke olarak bu sakıncalı bir durum değildir. O elindeki koyunlar için mesela üç ay sonra zekât günleri gelecekti diye bu değişimde sakınca görülmemiştir. Ya da böyle bir işlem zekâttan kaçmak gibi kabul edilmez. Biraz ayrıntısına girerek konuyu daha rahat anlayabiliriz: İnsan elindeki para cinsi malları değiştirse mesela milli parasını dövize çevirse veya parasını ticari mala yatırsa ve bu kişi ilk durumunda nisabı aştığı için yıl dolduracak takvimi işleyen birisi ise bu son değişiklik zekât takvimi açısından bir yenilik getirmez. Zekât takvimi değişikliğe rağmen devam eder. Dövize mesela çevirmeden önce onuncu ayında idi ise çevirdikten sonra aynı takvimden devam ederek kameri yılın dolduğu günü hesap etmeye devam eder. Fakat bu değişim zekât konusu olan mesela koyun sürü ile paraya dönüşme şeklinde olursa zekât için yeni takvim başlar. Zira hayvanların zekâtı meselesinde değer üzerinden değil bizzat o hayvan üzerinden zekât hesap edilmektedir. O hayvan elden çıkınca onunla ilgili takvim de bitmiş olur. Ele geçen para takvimi devam eden önceki bir paraya ilave edilirse onunla beraber zekâtı verilir zaten. Başka para yoksa o ele yeni geçen para için takvim başlatılır. Bu durum değişimin hayvan cinsleri arasında olmasından da böyledir; iki yüz koyun, mesela yüz inekle değiştirildiğinde yeni takvim başlar. Bu durum için şu şartlara dikkat edilmesi gerekir: Değişim konusu olan mal nisap miktarına ulaşan mal olmalıdır. Yeni elde edilen de o alanda nisaba ulaşmış olmalıdır. Bu değişim, mal sahibinin rızası ve isteği ile olmalıdır. Değiştirme, zekât tahakkuk etmeden önce olmalıdır. Zekât tahakkuk ettikten sonra zaten yerine getirilecektir. Değiştirmekle zekât gerekliliği değişmez.
Hayvanların zekâtı ile ilgili şu kuralları kaydedebiliriz: 1- Altı ay dışarıda otlamayan, ahırda masrafla beslenen hayvanlar için zekât verilmez. Zekât verileceği zaman da üzerlerinden bir yıl geçen hayvanların zekâtı verilir. 2- Sığırlar ve koyunlar için zekât oranları farklıdır. a- Sığırlarda zekât: En az otuz adet sığır cinsi hayvanın zekatı, iki yaşından gün almış bir erkek veya dişi danadır. Sığırlar kırk tane olunca üç yaşında bir danadır. Altmışta da iki yaşından gün almış iki dana verilir. Mandalar sığır hükmündedir. b- Koyun ve keçilerde zekât: Kırk koyundan azında zekât yoktur. Altı ay dışarıda otlayan kırk koyunun üzerinden bir yıl geçince bir koyun zekât verilir. Yüz yirmi birden iki yüze kadar iki koyun verilir. İki yüz birden dört yüze kadar üç koyun verilir. Dört yüzde dört koyun olur. Ondan sonra her yüz koyun için bir koyun ilave edilir. Sizin hayvanlarınız tek cinste bu sayıları doldurmuyorsa zekât gerekmez.
Selamünaleyküm. Tarım ürünlerinin zekâtının müstakil hesaplanması gerekir. Köylülerimizin bu husustaki bilgi eksikliği maalesef yaygındır. Ortadaki bereketsizliğin temel nedenlerinden biri de budur. Şu şekilde bilmemiz ve uygulamamız gerekmektedir: Tarım mahsulleri eğer bir emek vermeden elde ediliyorsa çıkan mahsulün 1/10 oranında zekâtı verilir. Sulama, gübreleme ve benzeri ilave bir emekle ürün alınıyorsa bu oran 1/20 oranındadır. Mahsul elde edilir edilmez zekât verilir. Elde edilen mahsulün de nisabı vardır. Yani en az 'şu kadar' mahsul elde edilirse denecek bir oranı vardır. Bu oran yaklaşık ALTIYÜZ ELLİ Kilodur. Bu orandan az olan tarım ürünü için zekât vermek gerekmez. Her tarım cinsinden bu kadar ürün elde edenin her ürün için zekât vermesi gerekir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Koyun veya kuzu olmaları hükmü değiştirmez. Kırk koyunu geçince ve altı aydan fazla merada otlayan yani ahırda beslenmeyen koyunların zekâtı verilir. Yüz yirmi koyuna kadar zekât bir koyundur.
Kendinize Ramazan ayının belli bir gününü ZEKÂT HESEPLAMA GÜNÜ olarak belirlemişsiniz. Bu güzel. Her sene öyle yapmaya devam edin. Eğer o gün elinizde nisap miktarından fazla yani seksen bir gram altın veya onu satın alabilecek bir mal varsa onun zekâtını vereceksiniz. Elinizdeki ne ise onun yüzde iki buçuğunu. Nisabın altına düştüğünüzde vermeniz gerekmeyecek. O hesap gününden önce sattığınız evin bedeli veya başka bir yolla bütçenize gireni mevcuda ilave edeceksiniz. Toplamının yüzde iki buçuğunu zekât vereceksiniz. Eğer evi sizin önceden belirlediğiniz zekât hesap gününden bir gün sonra satarsanız ya da elinize o günden sonra bir mal geçerse onun zekâtı bir dahaki yılda hesaplanacak demektir. Geçen yıla ait verdiğiniz zekât gerekenden fazla oldu ise onu geri de alamazsınız bir dahaki yıldan da düşemezsiniz. Para birimlerini birbirine çevirmeniz gerekmiyor. Elinizde ne varsa onu hesap edin. Şu birim olsa idi şöyle olurdu demeye gerek yoktur. Allah kabul buyursun.
Size şöyle ortalama bir hesap tarif edelim: Elinizde seksen bir gram altın alabilecek para ne zamandan itibaren vardı? Mesela geçen yılın Ramazan ayının birinde ya da bu kurban bayramı arefesinde.. İşte o günü senin mali miladın yap. Her sene o gün bak elinde birikmiş paran seksin bir gram altın değerinden fazla ise sen zekât vereceksin. O altın mesela on bin lira ediyor. Senin elinde de yirmi bin lira var. Yirmi bin liranın yüzde iki buçuğunu zekât vereceksin. Rakam on binin altına düştü ise o sene vermezsin. Dükkânları çalıştırman veya kiraya vermen fark etmez. Sen dükkânların değil elindeki paranın zekâtını veriyorsun.
besici konusundaki diğer fetvalar
Allah işinize kolaylık versin. Güzel bir işiniz var, helal ve hilesiz yapın bereket görün. Hayvanları keserken muhakkak veterinere sorun ya da kestikten sonra sorun. İnsanlara zarar verebilecek bir eti sakın piyasaya çıkarmayın. Belirttiğiniz durumda cünüp iken hayvan kesmekte sakınca olmaz. Allah’a emanet olunuz.
Hayvanların hayvan cinsinden zekâtının olması, senenin yarısını dışarıda otlamalarına bağlıdır. Böyle olmayan hayvanlardan elde edilen ürünler paraya dönüştürüldüğünde o para zaten zekâtı verilen bütçeye katılmaktadır. İlave sulama ile ürün alınan araziden 700 kg ürün alınıyorsa onun yüzde beşi zekât olarak verilir. Daha az olan ürün için zekât gerekmez.
O durumu icra etmek başka şey, öyle yetiştirilmiş tavukları tüketmek başka şeydir. Sağlık açısından sakıncası olmuyorsa mesela tavukların yenmesinde sakınca olmaz. O tür besicilik ise başka bir konudur. Yaşanan çağın sonuçları olarak belki de yapılabilecek bir şey yoktur da diyebiliriz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.