Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayvanları ve ekip biçtiği tarlası olan bir çiftçi zekâtını neye göre ve nasıl hesaplamalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Çiftliklerde beslenen hayvanlar senenin altı ayını açık arazide otlamıyorsa onların hayvan olarak zekâtı yoktur. Çiftliklerde hazır yemle beslenen hayvanlar bu şekildedir, onlar için zekât gerekmez. Onları kullanarak yaptığınız ticaretten elde ettiğiniz kazancın zekâtını verirsiniz. Yani paranızın ve satılık ürünlerinizin zekâtını verirsiniz.
Çiftçinin zekâtı ürünü üzerinden olur. Bu pürü ile hesaplanmaz. Mesela siz, tarlanızda buğday yetiştiriyorsanız buğdayın en az 650 kg olması durumunda zekât gerekir. 650 ve daha yukarısı için zekât verirsiniz. Ürününüz mesela 600 kg ise o ürün için zekât gerekmez. Zaten borcunuz da bulunduğu için elinizdeki paranın da zekâtı yoktur. Bu sene bu hesaba göre zekât vermeniz gerekmiyor diye anlayabilirsiniz. Bir başka mesele de hangi ürünü yetiştiriyorsanız tek başına o ürünün 650 kg veya daha fazla üretilmiş olması gerekir. Mesela 400 kg buğdaya 250 kg fasulye ilave etmeniz gerekmez. (Bu bilgiye göre mesele anlaşıldı ise cevap tamam demektir. Anlaşılmadı ise sizin durumunuzun ayrıntılarını tekrar yazınız lütfen.) Kurban kesmenizde ise bir beis yoktur. Allah kabul etsin, işinizi bereketli kılsın.
Çiftliklerde beslenen hayvanlar senenin altı ayını açık arazide otlamıyorsa onların hayvan olarak zekâtı yoktur. Çiftliklerde hazır yemle beslenen hayvanlar bu şekildedir, onlar için zekât gerekmez. Onları kullanarak yaptığınız ticaretten elde ettiğiniz kazancın zekâtını verirsiniz. Yani paranızın ve satılık ürünlerinizin zekâtını verirsiniz.
Bu konuda Diyanet’in fetvası ile hareket edebilirsiniz. Zekâtı verilecek ürün, tarladan ne kadar çıktı ise o kadarı hesap edilir. Ondan sonra verilen ve satılan önemli değildir. Genel kural, topraktan yetişen her üründen zekât verilmesi şeklindedir. Fiyat olarak sizin tarladan satacağınız fiyat ölçü alınır. Yalnız unutmayınız: Bir ürün yaklaşık olarak bir ton (en az 650 kg) olmadıkça zekâtı gerekmez.
Aleykümselam. Tarım ürünlerinin de zekâtı vardır. Elde ettiğiniz ürün 650 kg oluyorsa zekât için gerekli nisap (ölçü) oluşmuş demektir. Yirmi, otuz kg gibi bir ürünün zekâtı gerekmez. Nisap oranında ürün elde ettiğiniz zaman iki durum vardır. Eğer ürün elde etmek için yatırım yapıyorsanız, sulamanız ve benzeri masrafınız varsa elde edilen ürünün 1/20 oranında (yüzde beş) zekâtı verilir. Harcama yapmıyor da hasat zamanı gidip topluyorsanız bu oranı 1/10 olarak hesaplarsınız.
Tarım ürünlerinde zekât, iki türlü hesaplanmaktadır. Eğer tarım yapan kişi, ekin yapıp tahsil zamanı da mahsulünü alıyorsa o üründen onda bir oranında zekât verir. Eğer tarım yapan kişi, sulama, gübreleme, elektrik harcama gibi maliyet yükseltici bir yatırım yapıyorsa mahsulün yirmide biri oranında zekât verir. Bir husus da şudur: Elde edilen mahsulün bir nisabı vardır. Nasıl altın seksen gramı aşınca zekât konusu olmaktadır. Ziraatta da mahsulün yaklaşık olarak 670 kg civarında olması gerekir. Yoksa bir çuval buğday için zekât gerekmez. 670 kg ve üstü için bu onda bir veya yirmide bir söz konusudur. Allah mübarek kılsın.
besici konusundaki diğer fetvalar
Allah işinize kolaylık versin. Güzel bir işiniz var, helal ve hilesiz yapın bereket görün. Hayvanları keserken muhakkak veterinere sorun ya da kestikten sonra sorun. İnsanlara zarar verebilecek bir eti sakın piyasaya çıkarmayın. Belirttiğiniz durumda cünüp iken hayvan kesmekte sakınca olmaz. Allah’a emanet olunuz.
Elinizdeki koyunları alıp satma şeklinde bulunduruyorsanız yani sadece ticaretini yapıyorsanız zekâtlarını paranızın zekâtı gibi düşüneceksiniz. Elinizdeki paraya da katabilirsiniz onları. Paranızın zekâtını verirken onların zekâtı da verilmiş olur. Koyunları siz besliyor ve yetiştiriyor iseniz onlar yılın altı ayını çayırda merada otluyor olmaları gerekir ki zekât gereksin. Altı ay dışarıda besleniyorlarsa 40-120 arası koyun için bir koyun, 121-200 arası koyun için de iki koyun veya parasını zekât verirsiniz. Bu durumda elinizdeki koyunların otlayıp otlamadığı ölçü olacaktır.
O durumu icra etmek başka şey, öyle yetiştirilmiş tavukları tüketmek başka şeydir. Sağlık açısından sakıncası olmuyorsa mesela tavukların yenmesinde sakınca olmaz. O tür besicilik ise başka bir konudur. Yaşanan çağın sonuçları olarak belki de yapılabilecek bir şey yoktur da diyebiliriz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.