Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleyküm hocam. Beni çok düşündüren bir konu da sorum olacak. Sürekli şikâyet ve beddua eden, her şeyden devamlı yakınan, memnun olmaktan tek anladığı kendi istediği şeylerin olması olan, kendi keyfi istekleri dahi olmadığında çok rahat beddua edebilen bir insanın bedduası kabul olur mu? Her ne kadar haksız da olsa bir insandan beddua almak vicdanen çok üzücü bu bedduadan kurtulmak için ne yapmak gerekir... Bir de anne baba dahi olsa karı koca arasında huzursuzluğa sebep olan bir insanın durumu nedir? Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkürler… Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bahsettiğiniz babanın bedduası geçersizdir. Bu hamilelik sürecinde sizi üzebilecek olan babanız bile olsa mesafe koyun; küsmeyin. Babalık kimseyi aşağılama veya hakaret etme hakkı vermez. Ona da dualarınızda yer verin. Allah yardımcınız olsun.
İnsanların birbirlerinin hakkına tecavüz etmeleri, insanı yaratan Allah Teâlâ'nın suç saydığı bir iştir. Yarattığı bir kuluna eziyet edilmesine razı olmadığı gibi, yapılan eziyetleri de yapanın yanına bırakmamaktadır. Bir insanın başka bir insana karşı beddua etmesi, o insandan hakkını almasını Allah'tan istemesi demektir. Bu istek, beddua şeklinde olabilir, 'ah'lanma şeklinde olabilir. Nasıl olduğundan ziyade insanın işi Allah'a havale etmesi önemlidir. Uygun olan beddua etmemektir. Fakat beddua etmek günah değildir. Bedduayı geri almak da hak helalliği vermek gibi bir şeydir; yapılırsa iyilik yapılmış olur; iyilik yapan her zaman hayır üzeredir. Özellikle bilmek gerekir ki, anne ve babaların çocuklarına beddua etmeleri belki haklarıdır ama asla iyi bir şey değildir. Birbirimize de hayır dua edelim, daha kazançlı oluruz.
Babanı düzeltemeyeceğine göre sen kendi ahiretini ve dünyanı kurtarmaya bak kızım. Onu “özürlü” kabul et. Annenle daha fazla ilgilen. Elinde olmayanı bırak yapabileceğine sarıl. Babana beddua da etme, bedduan tuttuğunda senin baban helak olacak ve sen yine üzüleceksin. Hayır dua et. Duan tutar, baban değişir biiznillah.
Umre nafile bir ibadettir. Nafile bir ibadete giderken kadının eşinin onayını alması gerekir. Eşi, akli melekeleri kaybolmuş durumda ise damadı ile gidebilir. Aksi takdirde gitmemesi tercih edilmelidir.
Selamünaleyküm. Ne edip edin annenizi üzmeyin. Size eziyet de etse, elinizi de kırsa sabredin. Yapacak hiçbir şeyiniz yok, sabredecek, dilsiz, kulaksız olacaksınız.
Selamünaleyküm. Siz, annenizi anne, babanızı da baba olarak bilin. İkisine de hürmette kusur etmeyin. Size daha çok muhtaç olana daha yakın durun. Açık görevlerinizi yapın, mesafeli durmanızda sakınca yoktur. Açık hakaret asla yapmayın. Aralarında söz getirip götürmeyin. Haklı haksızı Allah'a havale edin. Dünya ve ahiretiniz için böylesi daha uygundur.
beddua konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselam efendimizin genel karakterinin nezaket, merhamet ve hayır dua etme üzerine kurulu olduğu binlerce denebilecek örneği ile sabittir. Onda beddua değil dua vardır. Sertlik değil yumuşaklık vardır. İnatçı kâfirlere ve müminlere zulmedenlere beddua etmiştir. Kendisi için intikam almamıştır ama dini için sert olduğu olmuştur. Bu da istisnai olarak beddua ettiği anların varlığını gösterir. İstisnai bir durum olarak da yanında sol elle yemek yiyen bir munafığı sağ elle yemesi için uyarınca o da yalan söyleyerek sağ elini kullanamadığını söylemiş ve ona ‘öyle olsun’ tarzında beddua etmiştir. Bunların tamamı istisnadır. Onun genel karakteri dua etmektir. Sallallahu aleyhi ve sellem.
Bütün hataların kurtarıcısı ve temizleyicisi tevbe ve istiğfardır. Bu iki temizleyicinin temizleyemeyeceği bir hata olmaz. İstiğfar edin ve bunu kendinizi ders yapın, tekrarından korunun. Allah yardımcımız olsun.
Irak toprakları ile alakalı hadisler vardır. Bunlar Irak devleti ile alakalı olmaktan önce o topraklarla alakalıdır. Daha geniş bir açıdan bakılmalıdır o hadislere.
Hak etmediği bir bedduanın bir insana yapılması zulümdür. Eğer doktorunuz, tıbben yapabileceğini yapmış ve bir ihmali söz konusu değilse sizin ona bedduanız haksızlıktır. Yaparsanız zulmetmiş olursunuz. Duanız da kabul olmaz. İyi inceleyin, haksızlık etmeyin. Eğer doktorun ihmali varsa, ilgili makamlara şikâyet edip hakkınızı arayın. Böylesi daha iyi olur.
Böyle bir dua iki türlü yapılmış olabilir. Birincisi, muhabbet ortamına katılmak ve sempatiyi göstermek için olur. Bu durumda duadan çok sevgi göstermek maksadı taşır ki duadan oluşacak sonuçlar bundan oluşmaz. İkincisi de bizzat insanın kendi ömründen bir başkasına verilmesini isteyen bir dua yapmasıdır ki böyle bir dua doğru değildir. Sevilen kişiye uzun/bereketli ömür verilmesi için dua edilebilir. Doğru olan böylesidir. “Benden alsın” sözü bir nevi kendine beddua etmektir. İnsanın kendine beddua etmesi ise caiz değildir. Bu türdeki bir dua için istiğfar edilmelidir.
Bu bir aşırılıktır. Açık küfür olan bir şey duymadıkça böyle davranmamalısınız.