Fetva Meclisi
Soru
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Irak’a beddua etmiş midir? Irak hakkındaki hadislerin aslı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hadisler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ait sözler demektir. Bir söz, ona ait olmadıkça ya da ona ait olduğuna dair bilgimiz olmadıkça 'hadis' olarak anılmaz. Ama bu arada, hadis olmaması o sözün yanlış olmasını da gerektirmez. Bir sözün, güzel ve doğru bir söz olması başka şey, Peygamber'e ait olması başka şeydir. Bütün doğru ve güzel sözlerin Peygamber'e ait olması gerekmediği gibi, onun her sözünün bizim nazarımızda güzel görünmesi de şart değildir. O ne buyurdu ise onu öylece alır, irdelemeyiz. Zira o, Allah adına konuşmaktadır. Bu nedenle de onun söylediğini bildiğimiz sözler için HADİS ifadesini kullanırız. Sorduğunuz sorudaki söz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait değildir. Yani, onun böyle bir söz söylediğine dair bilgimiz yoktur. Ancak bu durum, bu sözün yanlış olduğunu da göstermez, doğru olduğunu da. Böyle bir söz, bizim Peygamber'imize ne değer katar ne de değerini eksiltir. Onunla ilgili söyleneceklerin en güzelini Kur'an söylemiştir. Daha güzeline ihtiyacımız yoktur. Bu tür sözlerin peşinde vakit israf etmek hatadır.
Hadsiz bir söz olmuş bu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dua ederken ellerini kaldırdığına dair pek çok hadis vardır. İbadet ve din konularında böyle ulu orta sözler söylenmemelidir.
Selamünaleyküm.Böyle bir hadis vardır, sahih değilse de böyle bir hadis kitaplarda bulunmaktadır.
Selamünaleyküm. Sahih bir hadis olarak böyle bir bilgi sahibi değilim.
Evet, böyle bir hadisi şerif Buharî ve Müslim'de vardır. Sahihtir ancak hangi zaman ve durum için söylendiği hakkında net bir bilgimiz yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir hadis vardır. Hadis ilmi ıstılahları açısından zayıftır. Zayıf olması da bir ilim olarak bilinmesini ama akidevi bir kaynak olarak bilinmemesini gerektirmektedir.
beddua konusundaki diğer fetvalar
Beddua haklı olduğunda elbette mü‘minin uykusunu kaçırması gereken bir sorundur. Haksız bedduanın ise psikolojik olmanın ötesinde uhrevi endişe verecek niteliği yoktur. Yaşlıların bu tür işlerine karşı sabırlı olmak gençlerin imtihanıdır. Sabrı becerebilmek veya becerememek olarak görmeye çalışın bu durumu. Allah yardımcınız olsun.
Peygamber aleyhisselam efendimizin genel karakterinin nezaket, merhamet ve hayır dua etme üzerine kurulu olduğu binlerce denebilecek örneği ile sabittir. Onda beddua değil dua vardır. Sertlik değil yumuşaklık vardır. İnatçı kâfirlere ve müminlere zulmedenlere beddua etmiştir. Kendisi için intikam almamıştır ama dini için sert olduğu olmuştur. Bu da istisnai olarak beddua ettiği anların varlığını gösterir. İstisnai bir durum olarak da yanında sol elle yemek yiyen bir munafığı sağ elle yemesi için uyarınca o da yalan söyleyerek sağ elini kullanamadığını söylemiş ve ona ‘öyle olsun’ tarzında beddua etmiştir. Bunların tamamı istisnadır. Onun genel karakteri dua etmektir. Sallallahu aleyhi ve sellem.
Bütün hataların kurtarıcısı ve temizleyicisi tevbe ve istiğfardır. Bu iki temizleyicinin temizleyemeyeceği bir hata olmaz. İstiğfar edin ve bunu kendinizi ders yapın, tekrarından korunun. Allah yardımcımız olsun.
Hak etmediği bir bedduanın bir insana yapılması zulümdür. Eğer doktorunuz, tıbben yapabileceğini yapmış ve bir ihmali söz konusu değilse sizin ona bedduanız haksızlıktır. Yaparsanız zulmetmiş olursunuz. Duanız da kabul olmaz. İyi inceleyin, haksızlık etmeyin. Eğer doktorun ihmali varsa, ilgili makamlara şikâyet edip hakkınızı arayın. Böylesi daha iyi olur.
Böyle bir dua iki türlü yapılmış olabilir. Birincisi, muhabbet ortamına katılmak ve sempatiyi göstermek için olur. Bu durumda duadan çok sevgi göstermek maksadı taşır ki duadan oluşacak sonuçlar bundan oluşmaz. İkincisi de bizzat insanın kendi ömründen bir başkasına verilmesini isteyen bir dua yapmasıdır ki böyle bir dua doğru değildir. Sevilen kişiye uzun/bereketli ömür verilmesi için dua edilebilir. Doğru olan böylesidir. “Benden alsın” sözü bir nevi kendine beddua etmektir. İnsanın kendine beddua etmesi ise caiz değildir. Bu türdeki bir dua için istiğfar edilmelidir.
Bu bir aşırılıktır. Açık küfür olan bir şey duymadıkça böyle davranmamalısınız.