Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yurt dışında yaşıyorum. Çalıştığım yerden bazı şeyler eve getirip kullandım. Alıp kullandığım şeylerin hırsızlığa gireceğini düşünememiştim. Şimdi iş yerinden biraz tartışmalı ayrıldım. Arkadaşım vasıtasıyla aldıklarımın değerinden fazlasını vermek istedim ama yetkiliye ulaşamadık. Nasip olursa üç hafta sonra hacca gidiyorum. Borçlu gitmek de istemiyorum. İşverenim gayrimüslim ama orada onun için o parayla hayır yapsam olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman emin insandır, emanete hıyanet etmekle İslam bir arada olmaz. Hakkınızı açık bir dille arayın ya da daha iyi bir işe gidin.
Selamünaleyküm. Hac, her Müslüman'a bir kere farzdır. Nasıl yaparsa yapsın haccı yerini bulur, tekrarı gerekmez. Sıkıntılı yollarla yapılan hac da hactır ve o yolla ödenen para rüşvet değildir ama o yolun denenmesini tavsiye etmeyiz.
Şöyle bir ayrıntıya girmeliyiz: Müslüman kardeşlerinizi size yardım niteliğinde bir çeşit sadaka vermişlerse elinizdeki parayı rahat bir şekilde istediğiniz yerde kullanabilirsiniz. Size para verenler gösterdiğiniz hastanın tedavisinde kullanılma şartı ile verdilerse hastanız iyileştikten sonra geri kalan kısmını başka işlerde kullanamazsınız. Genel olarak bu tür vakalarda insanlar şartı olmayan genel bir yardım olarak vermektedirler. Umarız kullanılmasında sakınca olmaz. Size özellikle o ayrıntı ile vereni biliyorsanız onu sahibine iade edersiniz.
Selamünaleyküm. Basiretli olmalısınız. Mü'min böyle oyunlarla vakit geçirmez. Çalışıp borcunuzu ödemeyi tercih edin.
İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.
Eğer, bu durum tam olarak sizin belirttiğiniz gibi ise yani yaptığınız pazarlık ve ödediğiniz para bakımından siz tam yaptınız o eksik verdi ise satıcı sizden gasp etmiş demektir. Bazı âlimler böyle bir durumda zulüm görenin sizin yaptığınız gibi hakkını gizlice de olsa almasının caiz olabileceğini söylemişlerdir. Dolayısıyla hırsızlık yapmadınız ama bu durumun tek taraflı haklı haksız belirlemesi yapılması açısından riskli olduğunu bilmelisiniz.
çalmak konusundaki diğer fetvalar
Çarşıdaki harcamanıza bakın. Mesela evde peynir bulunmadığı için peynir parası alıyorsanız bu sizin günahınız olmaz. Çünkü peynir temel gıda ihtiyacıdır. Arkadaşınızla dondurma yemek için o parayı alıyorsanız bu sizin günahınızdır. İki çizgi arasında kendinize yer bulabilirsiniz.
Bir Müslüman’ın malının çalınması bir musibettir. Her musibet musibete uğrayan için günahlarının kefaretine sebep olacak bir konudur. Böyle bir çalıntıyı zekâta sayamayız ama nafile bir sadaka olarak sayabiliriz.
Siz terzi olarak KUMAŞI MÜŞTERİDEN olacak şekilde çalışıyorsanız, artan kumaşın santimini bile ona vermeniz gerekir. Ya da artanını kullanıp kullanamayacağınızı sorup almalısınız.
Hastane, ister devlet kurumu olsun ister özel müessese, oradaki malzeme belirli bir amaca tahsis edilmiştir. Çalışanlar bu malzemeler üzerinde diledikleri gibi tasarruf yetkisine sahip değildir. Kamu mevzuatı ve hastane yetkilisi, “Çalışanlarımız belirli miktarda bu malzemeleri alabilir.” diyorsa mesele değişir. Ama böyle bir izin yoksa malzemeleri eve götürmek caiz olmaz. Dolayısıyla mümin, şüpheli şeylerden sakınmalı, kazancının ve tükettiği her lokmanın helal olmasına özen göstermelidir. Çünkü küçük gördüğümüz şeyler, kıyamet günü büyük bir hesap olarak karşımıza çıkabilir.
Aldığınız tahmin ettiğiniz kadar bir parayı bir fakire verin. İstiğfar edin yeter.
Ezan okunurken tahkir için yani ezanı basit göstermek için müzikle cevap verir gibi onu seslendirmek küfür olur maazallah. Bunun dışındakileri küfür olarak isimlendiremeyiz. Küfür değil ama müziğin helallik ve haramlığına çok dikkat etmeliyiz.