Fetva Meclisi
Soru
Esselamualeykum çok kıymetli hocam; Rabbim sizden sonsuz kere razı ve memnun olsun. Benim eşim özel harekât polisiydi. 15 Temmuz’da Gölbaşına yapılan saldırıda Şehit edildi. Bize kısmet olmaz ki derdi hep… Rabbim şehadetini kabul eder inşallah… Biz daha yeni evliydik. Hocam eşimi size anlatamam. Onu sevmeyen tek bir Allah’ın kulunu tanımıyorum... Çok zor günler geçiriyorum. Dışardan bakan herkes çok dirayetli olduğumu söylüyor. Çünkü kendimi parçalamadım, sonuçta Rabbimin emri. Ama kendimi içten içe hiç iyi hissetmiyorum... Dermanı namazda ve Kur’an-ı Kerim okumakta buldum... Kimseye anlatmadığım derdimi namazlardan sonra oturup Rabbime anlatıyorum. Bir evladın ağladığı zaman annesine sarıldığı gibi.... ‘‘Nice Peygamberlerin çektiği sıkıntıları ve şuan savaştaki yavruların durumunu düşünürsen... Çektiğin sıkıntıdan utanırsın.’’ diyorum kendi kendime... Şuurlu düşündüğümde çok acı verse de hem eşime hem de bana Rabbim’den gelen büyük mükâfat olduğuna inanıyorum inşaAllah... Rabbim bizi Cennetine almak istiyor ve elbette ki Cenneti kazanmak kolay olmamalı... Ben başı açık bir bayanım Allah affetsin. Bu bir özür değil elbette ama kıyafetimle bir çok başını örtmüş bayandan daha az dikkat çektiğime inanıyorum… Onun dışında yediğim yemeğe kadar dilimden çıkan söze kadar çok dikkat ederim... Çok üzülüp ağlarsam Rabbimin gücüne gider diye korkuyorum... Ama olmuyor, ne desem ne yapsam elimde değil... İlaç ve psikolojik destek istemedim. Rabbim bu acıyı yaşamamı istediyse onu hissetmem ve sabretmem gerek diye düşünüyorum… Bazen panik atak başlangıcı gibi oluyor hemen namaza duruyorum... Ya da Kur’an okuyorum... Bu konuda ki fikrinizi almak istedim. Doğru mu düşünüyorum yoksa ilaç almamakla bilmeden kendi kendime eziyet mi ediyorum? İnşaAllah Rabbim ahirette evliliğimizi devam ettirir umuduyla bu dünyada bir yuvam olmayacak… Yan yana iki kuş gördüğümde mazlum hissediyorum.. Ama şunu itiraf edeyim hocam, eğer ki ilaç al deseniz de belki de yine de almayacağım. Çünkü ne kadar acı verse de Rabbimden geldiği için o acı bana çok hoş geliyor. Kıymetli Hocam uzun oldu farkındayım hakkınızı helal edin. Vaazlarınızda bir çok Şehit ailesinin de merakını giderecek, bizden haberdarlar mı, farkında olmasak da ziyaret edebilirler mi konusuna açıklık getirebilmeniz mümkün mü? Saygı ve selamlarımla tekrar Rabbim sizden razı olsun... Rabbime emanetsiniz
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sana asr-ı saadetten değil, kainatın derinliklerinden sesler var, örnekler var. Tevbene bak sen; Uhud dağı gibi bir tevben var mı, onu söyle? Tevben tamam ise sıkıntın yok demektir. Eğer tevbeni mevcut sıkıntını gidermek için gündemde tutuyorsan kendini aldatıyorsun demektir. Tevbeni güçlendir. Gelen evlilik tekliflerini değerlendir. Özellikle sana bekâretinden söz eden olursa öyle bir soru sorduğu için onu terk et. Gerisini, o kapısına sığındığın Rabbine sal.
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm.Kızım, herkesin bir imtihanı muhakkak vardır. Senin imtihanın da bu olmuş, yapman gereken şudur: Geçmişe takılıp kalma, kendine yeni bir ufuk aç, o ufuktan yükselmeye bak. Şeytan seni geçmişinle, ailenle, çevrenle oyalamaya çalışacaktır. Sen ise ileriye bakıp yürüyeceksin. Çekinme, yaşın daha küçük sayılır. Allah'ın izni ile yapamayacağın yoktur. Yapman gereken şey geçmişine takılmamandır. Kitap okumaya gayret et. Salih insanlarla beraber ol. Sabret, yılma ve yorulma. Sana dua ederim.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Mü'mine bacım, Siz Almanya’dan seslendiniz bana, ben ise sizi önümde gördüm. Ümmetimin yüreği yanık kadınlarından birini, dini ile dertlenmiş ciğerlerinden birini gördüm gözlerimin önünde. Sizi kendim zannettim. Sizi Kâbe’nin örtüsüne yapışıp “Ey Rabbim..!” diye ağlayan kadınlardan biri zannettim. Sizi yavrusuna su bulmak için çırpınırken ana yüreği ile kanatlanmış Hacer zannettim. Size dualar ettim. Size ve hasretinize umut bağladım. Ah sizin dualarınız kabul olsa da biz de rahmete ersek diye mırıldandım. Rabbim sizi umduğunuza erdirsin. Âlim çocukların annesi olasınız. Şehit yavrusunun şefaati ile dirilmek nasip olsun sana. Saliha kadın olup salih evlatlar yetiştirmenin yücelten ululuğunu göresiniz. Sizi tebrik ederim. Eşinizi hasseten tebrik ederim. “Sünnet Evi” yapmaya çalıştığınız eviniz size kutlu olsun. Sabırla dimdik tuttuğunuz kaleniz gibi baki kalsın eviniz. Yeğenlerimi de gözlerinden öperim. Onlara yavrularım için yaptığım dualarımdan dua ederim. Allah yardımcınız olsun, sizi bu dertle yaşatıp bu dertle ruhunuzu kabzetsin. Bu dert bile sizin için sevap kaynağı olacaktır. Bunu sakın unutmayın. Cihattasınız, Bedir’desiniz, Uhut’tasınız kabul edin. Öyle kalın öyle yaşayın. Size satır başı diyebileceğim küçük tavsiyelerde bulunayım ama bunlar günübirlik kalmasın sakın, ilke edinin bunları: Çocuklarınıza karşı bu endişeyi taşıyın ama vesveseye kaydırmayın işi. Eşinizle birbirinizi dengeleyin sürekli olarak. Bir o ileri gitsin bir siz gidin derken hayat sizi yıpratmadan sürsün. Çocuklarınızın ibadet ehli olmasına ısrar edin ama yirmili yaşlarına kadar onların kaytarma denebilecek eksiklerini görmez gibi olun ara sıra. Onlara adam rolü biçerseniz sizden kopabilirler. Zaman zaman bir gözlü gibi, bir kulaklı gibi olun. Her şeyi en iyi şekliyle isterseniz erken bitebilir piliniz. Çocuklara yapabileceğiniz en iyi destek, onlara namazlı ve Kur'anlı arkadaş bulabilmektir. Hep tenkit eden, hep eksik bulan, hep azarlayan biri sakın olmayın. Dünya gibi olun. Kışı fırtınalı baharı çiçekli olun. Çocukların ara sıra eğlenme ve gezip tozma ihtiyaçları vardır ve bu tabiidir. Bunu siz becerip karşılayamazsanız onlar bunu razı olmayacağınız yöntemlerle bulurlar. Aman dikkat edin. Çocuk yetiştirmek bütün zamanlarda cihattı. Bu zamanda en büyük cihat durumuna gelmiştir. İşin önemini kavrayın. Bu uğurda yapayalnız kalabileceğinizi bilin, buna hazır olun. Duada kalsın elleriniz. Hiç indirmeyin ellerinizi. Allah’tan yardımını isteyin. Sabır dileyin, sebat dileyin. Enerjinizi zamana yayın. Yüzlerce yıl çalışacak bir umut ve enerji ile yol alabilirsiniz. Melekleri yanı başınızda görmenin yolu budur. Bilhassa gece namazına kalkıp dua edin; yavrularınıza, eşinize, kendinize ve bize dualar edin. Gayet iyi bilin ki siz veya Almanya gurbetindeki bir başka mü'min kadının gözyaşları toprağımıza rahmet yağma sebebi olacak. Hele siz annesiniz, dua makinesi gibisiniz siz. Siz çekirdeksiniz. Asırlardır bu merhume ümmet sizden bir Âsiye çıkmasını bekliyor. Sizinle dirileceğimiz günü hasretle bekliyoruz. Dua edin bacım. Elleriniz karıncalanıncaya kadar dua edin. Namazlarınızdan sonra ve namazlarınızdan önce hep dua edin. Siz görmeseniz de size âminler diyen meleklerle doludur bu gökler. Kadınlar ve analar mobilyalara, gelinliklere, komşu lakırdılarına, ev temizliği putuna, ne derler heykellerine takılıp kaldığı için gecikti göklerin yardımı. Açın ufkumuzu bacım açın. Açın ellerinizi de insin şu bulutlar göklerden. Hasretlerimiz bitsin. Gelsin hafız yavrularımız, Kur'an bülbüllerimiz. Kur'an okuyan ve yürüyen, Kur'an olan çocuklar verin bize. Açın ufkumuzu bacım açın Allah için.