Fetva Meclisi
Soru
Fakirliği övmek ve zenginliği yermek adına Kur'an'da ismi geçmeye layık görülen peygamberlerden birisi olan Süleyman aleyhisselamın ve daha dünyada iken cennetle müjdelenen 10 sahabiden birisi olan Abdurrahman b. Avf radıyallahu anhın en son cennete girecekleri, hatta emekleyerek girecekleri söylenmektedir. Bu ne kadar doğru bir örneklendirmedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu ümmetin uleması, fukahası ve bütün ileri gelenleri ashabı kiramın kendi aralarında bir fazilet farkı bulunduğuna inanmaktadır. Birkaç ilmi olmayan kimsenin sözüne itibar edecek değiliz. - Bedir mücahitleri en üstündür. - Onların bir üstü cennetle müjdelenen ilk on kişidir. - Onların bir üstü raşid halifelerdir. - Onların da bir üstü ilk iki halifedir. - Onların sıralaması da Ebubekir sonra da Ömer şeklindedir. Sonra Osman gelir ardında da Ali. Allah hepsinden razı olsun.
Selamünaleyküm. İki isim tercih etmeyin. Tek isim olacak şekilde bir tercih yapın. Hemen Sünnet ettirmeniz de güzel olur. Allah sizi de yavrunuzu da yolunda yürüyenlerden kılsın.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
Dinlediğiniz konuşma içinde bağlamından koparılmış bir ifade olduğunu düşünüyorum. Evet, ahir zamanda şanslı ve kazançlı olmaya yönelik hadisler bulunmaktadır ama bu hadisle “sahabilerden dahi iyi olmak” gibi bir anlamı beyan etmez. Bu ümmetin sonunda da hayrın devam etmesini şu başlıklar altında inceleyebiliriz: Bu ümmetin ilk nesli ile son nesilleri arasında iman ve ibadetlerdeki temel benzerliklerin ötesinde bir de “garip” olma benzerliği vardır. “Din garip başladı garip olacak” hadisinin anlattığı gerçek budur. Ahir zamana yaklaşıldıkça Allah’a kulluk ideali ile yaşamak çok zor olacak. Avuç içinde kor taşımak kadar zor olabilecek bir dindarlıktan söz edilmektedir. Son zamanlardaki bu garipliği iliklerine kadar hisseden müminlere Allah Teâlâ’nın lütfedeceği muvaffakiyetin fazileti elbette tartışılamaz ama bu fazilet sahabilere denk olmak gibi bir sonuca götürmez. Onlarla denk olmak mümkün olmayan bir noktadır. Gariplik zamanında iman etmek, cihat ve Allah için fedakârlık gibi faziletlerde ise herkes yaptığının karşılığını bulur. Bu da kişilere ve zamanlara göre değişebilir bir değerlendirmedir. Peygamber aleyhisselamı görmeden, onu görenler gibi güzel bir iman iki iman eden nesil arasında bir fazilet oluşturabilir. Nitekim bazı hadislerde Peygamber aleyhisselam efendimiz “onu görmedikleri” halde iman edenlerden söz etmektedir. Ve onları övmüştür. Bu övme, ecirlerinin büyüklüğünü, Peygamber aleyhisselama yakınlıklarını gösterir ama onların sahabilerden yani ilk nesilden daha faziletli olduğunu göstermez.
Selamünaleyküm. Cehennem azabı görmeden cennete girme iddiası büyük bir iddiadır. Bunun ancak on kişi için olacağı düşünülebilir. İki şeyi de unutmamalıyız. Birincisi, bu hususlar üzerinde tahmin yürütmek caiz değildir. Bunlar gayba ait konulardır. Ancak hadislerde bildirileni bilebiliriz. İkincisi de, o gün esasen kim Allah'ın rahmetine erdi ise odur kazanan. O rahmete de en yakın duranların ashabı kiram olduğu gayet açıktır.
Selamünaleyküm. 'Üzerinde görmek' ifadesini, verdiği nimetleri kullanması olarak anlamalıyız. Allah Teâlâ bir kuluna mal vermiş ise o kul, o malı kullanabilir, kullanmalıdır da. Elindeki mala rağmen fakir yaşaması doğru olmaz. İfade budur. Sizin örneğinizdeki durum ise yapılabilir bir şeydir. Kul, riyaya kaçmadıkça öyle bir hayat yaşayabilir ama bunu dengeli yapmak gerekir. Dengeyi nasıl oluşturacağı hususunda ise ehli ile istişareler eder.