Fetva Meclisi
Soru
Hocam namaza gösterdiğim alakayı oruca gösteremiyorum. Sizi şahit tutmak beni üzüyor ama mutlaka beni doğru yola ulaştıracak bir öneriniz vardır diye umut ediyorum. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeytan, herkesi bir noktadan halkasına almaktadır. Sizi de öncelikli olarak namazdan yakalamış. Siz de buna karşılık, namazı en önemli sorununuz olarak göreceksiniz. Bu sorununuzu halledebilmek için öncelikli olarak çevrenizi değiştirin. Bu bir çevre meselesidir. Namazlı bir çevre edinmedikçe işiniz zor olur. İkinci olarak da bir ilim meclisine, sohbet halkasına katılmaya çalışın. Evet, namazın olmaması, eksikliği hayatî denecek düzeyde bir eksikliktir. Bunu, aşmanız gereken barikatlardan biri olarak görün. Henüz yoldasınız kabul edin. Daha kat edeceğiniz çok mesafe var. Sabrederek ve yılmadan yola devam ederek bunu da aşacaksınız Allah’ın izniyle. Kenara çekilmeyin, umutsuz kalmayın vazgeçmeyin. Bir vakit bile olsa bir namaz bir namazdır deyip devam edin. Bu badireyi de geçtiğinizi göreceksiniz biiznillah. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Elhamdülillah Allah’a ve onun iman edin dediklerine iman ediyorsunuz. Hayat buradadır. Bu iman var oldukça sizde can var demektir. Can varken de umutsuz kalmayız. Evet, namaz kılmak ve namaza âşık olmak mesela gerekli olandır ama bu gerekliliği bir seviye olarak görüp o seviyeye henüz tırmanamadığınızı da düşünebilirsiniz. Gayret ederseniz bir gün o seviyeye de tırmanırsınız biiznillah. Şeytan mevcut durumu takıntınız hâline getirip sizi yoldan çevirmesin sakın. Bilin ki, bu durumunuz imanınıza zarar vermemektedir. İnsan olarak iş yapmaktan, yük kaldırmaktan uzak durmak istiyor olabiliriz ama yüreğimiz dinimizi içine bastıktan sonra biiznillah yoldayız demektir. Gayret ve dua ile bu engel de aşılabilir. Allah yardımcınız olsun.
Tek kural olarak şunu bilin: Namazda veya başka bir ibadette niyet etmek, o niyeti sözle söylemek değildir. Niyet, ne yaptığını bilerek yapmaktır. Mesela siz, sabah namazı kılarken acaba niyet ettim mi diye tereddüt edemezsiniz ki! Gece yarısı yatağınızdan kalkıp seccadenin başına neden geçmiş olabilirsiniz? Elbette namaz için ve o da sabah namazıdır. Dolayısıyla tereddüt etmeniz veya etmemeniz namazı etkilemez. Bu durum sizin şeytan tarafından biraz daha oyalanmanız için ayarlanmaktadır. İbadetinizi yapmaya devam edin, hiçbir şey yok gibi davranın. Göreceksiniz kırk gün içinde biiznillah kurtulacaksınız. Yeter ki, şüpheyi, vesveseyi takmayın. Allah'a emanet olun.
Hepimiz bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Rabbimiz bizi imtihan edecek ve kazanacak ya da kaybedeceğiz. Şunu unutmayınız: İmtihanımız bir anlık değildir. Vaktini bilmediğimiz son nefesimize kadar sürecektir imtihanımız. İnşaallah iman sahibi olarak öldüğümüzde, bu imtihan boyunca yaptığımız ve yapmadığımız artı eksi ne varsa hepsinin ortalaması ile karşılık bulacağız. Şeytan ister ki biz, bir iki düşme ile düştüğümüz yerde çöküp kalalım. Allah Teâlâ da ister ki kulu yılmasın; düştüğü yerden kalksın ve yürüsün. Siz Allah Teâlâ'nın istediği gibi yapın, düşseniz de yılıp çökmeyin, devam edin yürüyün. Bin kere düşseniz de bin birinciye kalkın ayağa. Yol böyle yürünüyor endişeye gerek yok. O iman enerjisi varken korkmayacaksın, umutlu olacaksın. Allah yardımcın olsun.
Hepimiz daha iyi mümin olmak için mücadele ediyoruz. Şeytan da bizi iyilik yolundan alıkoymaya çalışır. Bu mücadelede düştüğümüz yerden kalkmayı becermek zorundayız. Kırk kere düşsek bile kırk birinciye kalkmaya çalışacağız. Yılmadan, usanmadan bu mücadeleye devam edeceğiz. Böyle geldi böyle gidecek. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Anlattıklarınızın aynen olduğuna ve bir abartma olmadığına göre cevap veriyorum size: Öncelikle bir psikologa muhakkak görünün, sizi sağlıklı bir hayata yönlendirsin. Bu şekildeki bir ailede kalmayı istemeyip evlenme arzunuz doğru bir karardır. Karamsar olmayın ama sizin bu sıkışmışlığını zı sömüre bilecek birinin tuzağına da düşmeyin. İkisinin arasında dengeli karar ermeye çalışın. Yapacağınız istişareler sonucu doğru tahmin ettiğiniz bir evliliği de gerçekleştirin. İzin vermeleri de gerekmez.
huşu konusundaki diğer fetvalar
Bir müminin kendi isteği ile İblis'e yem olmayı istemesinin bu kadar güzel bir örneği zor bulunur. Bunu tasavvur etmek bile abestir. Kim böyle bir şey düşündü ise istiğfar etmelidir. Neden böyle bir abes işi hayal ettim diye kendine bakmalıdır. Hasbunellah; bu ne cürettir Allah'a karşı, ne cürettir! İblis'e külahını ters giydirmeye uğraşıyoruz, nedir bu hâlimiz! Lütfen ciddi olalım.
Sürekli aynı tempoda kalamayabilirsiniz. Bugünkü durum da geçer ve eskisinden de iyi olabilirsiniz. Eskinize göre dünya meşgalesini arttırmışsınızdır. Haramlara yakın ortamlarda bulunuyorsunuzdur. Gıybet başta olmak üzere caiz olmayan işleri en azından uzaktan seyrediyorsunuzdur. Bunlardan kurtulun, namaz heyecanınız geri gelsin. Namazlardan önce mesela Kur'an okuyarak kendinizi toparlayacak bir iş yapmaya bakın. Her namaz için abdestiniz olsa da tekrarlamaya bakın. Namazı daha sessiz ve sade ortamlarda kılın.
Hayat, zorluk ve kolaylık gel-gitlerinin yaşandığı bir yerdir. Devamlı sıkıntı veya devamlı rahatlığın olduğu bir dünya yok. Dolayısıyla her ikisine de hazır bir halde yaşamımızı sürdürmeliyiz. Kişide bazen motivasyon düşüklüğünün verdiği sürçmeler olur. Önemli olan kişi tekrar esas değerlerine dönüş yapmasıdır. Dualarımızda hem dünyada hem de ahirette iyilik/hayr istemek zorundayız. Bu dengeyi kurarak yaşamak ölçümüz olmalıdır. Çevrende Müslümanlık derdini paylaştığın ve kaynaştığın dostların olsun. Aile bağlarının güçlü olmasına özen göster. Günlük bir sayfa da olsa Kur'an okumayı önemsemelisin.